Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Heb je ooit een bull-pup jaagt een honingbij?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?당신은 황소 - 강아지 쫓는에게 벌을 본 적이 있나요?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Láttál egy bika-kölyök kergeti a méhek?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Oletko koskaan nähnyt härkä-pentu jahtaa mehiläinen?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Ste že kdaj videli bull-mladičev lovi čebele?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Už jste někdy viděli Bull-pup honit včely?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Už ste niekedy videli Bull-pup naháňať včely?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Έχετε δει ποτέ έναν ταύρο-κουτάβι που κυνηγούν μια μέλισσα;
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Били ли сте някога е виждал бик кученце гони пчела?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Видели ли вы когда бык-пап чеканка пчелы?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Чи бачили ви коли бик-тат карбування бджоли?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?لقد سبق لك أن رأيت مطاردة الثور الجرو نحلة؟
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?子犬は蜂を見ている。それは彼によさそうだ。
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Avremo capitale dello sport insieme, Spero. Non incoraggiarlo.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Budeme mať kapitál šport dohromady Dúfam, že. Nijako nepodporujú ho.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Chúng tôi sẽ có thể thao vốn với nhau, Tôi hy vọng. Không khuyến khích anh ta.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Kita harus olahraga modal bersama, Saya berharap. Jangan mendorong dia.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Les deux marins sont partis courir dans la forêt et cela fait trois jours que l'on ne les a pas revus
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Meidän täytyy pääomaa urheilua yhdessä, Toivottavasti. Eivät rohkaise häntä.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Musimy sportu kapitału razem, Mam nadzieję. Nie należy zachęcać go.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Nechal naše dva námořníky běhat po lese za všelijakou faunou a florou, takže už jsme je tři dny neviděli.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Vi har kapital sport sammen, Håber jeg. Må ikke opmuntre ham.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Vi kommer att ha kapital idrott tillsammans, Jag hoppas. Inte uppmuntrar honom.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Θα έχουμε τον αθλητισμό του κεφαλαίου μαζί, Ελπίζω. Μην τον ενθαρρύνει.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Ми будемо мати капітал спорту разом, Я сподіваюся. Не заохочувати його.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Мы будем иметь капитал спорта вместе, Я надеюсь. Не поощрять его.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.لن يكون لدينا رياضة رأس المال معا ، آمل. لا نشجعه. وقال انه لدينا اثنين من البحارة مشغولا للغاية...
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.彼を奨励しないでください。 彼は我々の2つの乗組員はとても忙しいでしたね... 森の周りに追跡 動植物の後...
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Bộ tộc người chỉ trông giống tổ ong trong một khoảng thời gian ngắn, rồi thì chúng có xu hướng đổ vỡ.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.인간 집단은 짧은 순간은 벌집처럼 보일 수 있습니다, 그러나 곧 분열하는 경향이 보이곤 하죠.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Lidské skupiny možná na krátkou chvíli úly připomínají, ale mají sklon se rozpadat.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Los grupos humanos pueden verse como colmenas por instantes, pero tienden a romperse.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Menselijke groepen lijken soms kortstondig op bijenkolonies maar dan raken ze weer verdeeld.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Mogą momentami przypominać ule, ale nie są tak stabilne.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Os grupos humanos podem parecer colmeias, por momentos, mas têm tendência a desmanchar-se.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Potranno essere simili a loro per qualche attimo, ma poi tenderanno a dividersi.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Rövid pillanatokra az emberi csoportok úgy nézhetnek ki, mint a kaptárok, de ők hajlamosak szétszakadni.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Οι ανθρώπινες ομάδες μπορεί να μοιάζουν με κυψέλες για λίγο, αλλά τείνουν να διαχωρίζονται.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Може да изглеждат като кошери на моменти, но обикновено клонят към разпад.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Человеческие группы могут выглядеть как улей в какой-то момент, но они имеют обыкновение распадаться.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.קבוצות אנושיות יכולות להיראות כמו כוורות לרגעים קצרים, אבל הם נוטים להתפרק לאחר מכן.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.قد تبدوا المجتمعات الإنسانية كالنحل لوهلة ، ولكنها تميل إلى الانفصال أكثر.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.その後、分裂する傾向にあります。 私たちは、ミツバチやアリのように協力を余儀なくされていません。
İnsanlar kovaları çıkardı.Havia lá baldes.
İnsanlar kovaları çıkardı.물이 새면 양동이를 받쳐두잖아요.
İnsanlar kovaları çıkardı.La gente mette i secchi fuori.
İnsanlar kovaları çıkardı.La gente sacó los valdes.
İnsanlar kovaları çıkardı.Les gens sortent les seaux.
İnsanlar kovaları çıkardı.Leute stellen Eimer auf ...
İnsanlar kovaları çıkardı.Ludzie wystawili wiadra na zewnątrz.
İnsanlar kovaları çıkardı.Mereka pikir orang-orang menaruh ember.
İnsanlar kovaları çıkardı.Mọi người lấy xô ra.
İnsanlar kovaları çıkardı.Oamenii pun găleţi.
İnsanlar kovaları çıkardı.Они выставляли ведра наружу...
İnsanlar kovaları çıkardı.Хората изваждаха кофи.
İnsanlar kovaları çıkardı.אנשים שמים דליים...
İnsanlar kovaları çıkardı.عادة يضع الناس أسطل الماء في المباني حين يحصل تسرب
İsa eve girdikten sonra öğrencileri özel olarak Ona, ‹‹Biz kötü ruhu neden kovamadık?›› diye sordular.A gdy wszedł w dom, pytali go osobno uczniowie jego: Czemużeśmy go wygnać nie mogli?
İsa eve girdikten sonra öğrencileri özel olarak Ona, ‹‹Biz kötü ruhu neden kovamadık?›› diye sordular.A když všel do domu, učedlníci jeho otázali ho soukromí: Pročež jsme my ho nemohli vyvrci?
İsa eve girdikten sonra öğrencileri özel olarak Ona, ‹‹Biz kötü ruhu neden kovamadık?›› diye sordular.A keď vošiel do domu, pýtali sa ho jeho učeníci osobitne: Prečo sme ho my nemohli vyhnať?