Ana içeriğe geç
Sözlük

kova ile cümle

kova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir gün -- gerçek bir rapor -- bu geldi: "Keseli sıçan benim çöp kovamda.Alors un jour, c'est un vrai signalement, ceci est arrivé : " Un opossum dans ma poubelle.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.Eden od njiju ima vedro polno žetonov, ki imajo različne pomene.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.Eentje heeft een emmer met tokens die verschillende betekenissen hebben.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.Én af dem har en kasse med poletter, og poletterne har forskellig betydning.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.Jeden má vědro plné značek, a ty mají různé významy.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.Jeden ma wiadro z klockami. Każdy klocek ma inne znaczenie.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.한 침판지는 토큰이 잔뜩 들어있는 통을 가지고 있는데
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.Toisella on ämpärillinen täynnä pelimerkkejä, joilla on eri merkitykset.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.Один із них має повний кошик різних жетонів.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.У одного из них есть ведро с предметами, имеющими разное значение.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.ולאחד מהם יש סל מלא אסימונים, ולאסימונים יש משמעויות שונות.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.وأحدهما يحصل على دلو من المقتنيات، والمقتنيات لديها معان مختلفة.
Birine bir kova dolusu marka verdik, her markanın farklı bir anlamı var.選んだ本人だけが 餌を得られるトークンと
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Eden vaših jih lahko podi tisoč, kajti GOSPOD, Bog vaš, on je, ki se bojuje za vas, kakor vam je govoril.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Eén man zal duizend vijanden op de vlucht jagen, want de HERE, uw God, vecht voor u, zoals Hij beloofde.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Euer einer jagt tausend; denn der HERR, euer Gott, streitet für euch, wie er euch geredet hat.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Jediný muž z vás bude honiť tisíc, lebo Hospodin, váš Bôh, on bojuje za vás, tak ako vám hovoril.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.너희 중 한 사람이 천명을 쫓으리니 이는 너희 하나님 여호와 그가 너희에게 말씀하신 것 같이 너희를 위하여 싸우심이라
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Tak jeden z vás honiti bude tisíc, nebo Hospodin Bůh váš onť bojuje za vás, jakož mluvil vám.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Tak mąż jeden z was będzie uganiał tysiąc; albowiem Pan, Bóg wasz, on walczy za wami, jako wam obiecał.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.um só homem dentre vós persegue a mil, pois o Senhor vosso Deus é quem peleja por vós, como já vos disse.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Uno de vosotros persigue a mil, porque Jehovah vuestro Dios combate por vosotros, como él os ha prometido
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Uno solo di voi ne inseguiva mille, perché il Signore vostro Dio combatteva per voi come aveva promesso
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Unul singur dintre voi urmărea o mie din ei, căci Domnul, Dumnezeul vostru, lupta pentru voi, cum v'a spus.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.Един от вас е гонил хиляда, защото Господ вашият Бог, Той е Който воюва за вас, според както ви се е обещал.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.один из вас прогоняет тысячу, ибо Господь Бог ваш Сам сражается за вас, как говорил вам.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.איש אחד מכם ירדף אלף כי יהוה אלהיכם הוא הנלחם לכם כאשר דבר לכם׃
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.رجل واحد منكم يطرد الفا لان الرب الهكم هو المحارب عنكم كما كلمكم.
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.你 們 一 人 必 追 趕 千 人 、 因 耶 和 華 你 們 的 神 照 他 所 應 許 的 為 你 們 爭 戰
Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.你 們 一 人 必 追 趕 千 人 、 因 耶和華 你 們 的 神照 他所應許 的 為 你 們爭戰
Bir kovalent bağ bile oluşturmazlar.De udgør ikke selv en kovalente bond.
Bir kovalent bağ bile oluşturmazlar.Eles nem sequer formar uma ligação covalente.
Bir kovalent bağ bile oluşturmazlar.그들은 아예 공유결합을 형성하지 않습니다.
Bir kovalent bağ bile oluşturmazlar.Nie chcą ich nawet uwspólniać i tworzyć wiązania kowalencyjnego. Oddają swoje elektrony na zawsze.
Bir kovalent bağ bile oluşturmazlar.Ni siquiera formar un enlace covalente.
Bir kovalent bağ bile oluşturmazlar.Sie bildet nicht sogar eine kovalente Bindung.
Bir kovalent bağ bile oluşturmazlar.Вони навіть не утворюють ковалентного зв'язку.
Bir yolu (bu yanlış değil, bazen daha kolay anlamanızı sağlıyor) onları kovalar olarak düşünmek.Czasami jest prostszy sposób o tym myśleć) jest wyświetlane w postaci segmentów.
Bir yolu (bu yanlış değil, bazen daha kolay anlamanızı sağlıyor) onları kovalar olarak düşünmek.De meest gebruikte (niet altijd fout, maar de gemakkelijkste manier) is om ze als "emmers" te zien.
Bir yolu (bu yanlış değil, bazen daha kolay anlamanızı sağlıyor) onları kovalar olarak düşünmek.Je tu dva způsoby vizualizace proměnných.
Bir yolu (bu yanlış değil, bazen daha kolay anlamanızı sağlıyor) onları kovalar olarak düşünmek.틀렸다고 하긴 뭐하고, 아무튼 더 이해하기 편한 방법은 ... 변수를 바구니로 보는 겁니다.
Bir yolu (bu yanlış değil, bazen daha kolay anlamanızı sağlıyor) onları kovalar olarak düşünmek.انها في بعض الأحيان أسهل طريقة للتفكير في الامر لعرضها على أنها دلو أو وعاء
Bir yolu (bu yanlış değil, bazen daha kolay anlamanızı sağlıyor) onları kovalar olarak düşünmek.決して間違っているわけではありません。この方が分かりやすい場合もあります。
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık."우리는 벌들입니다. 계몽주의 기간동안 벌집을 깨고 나왔죠."
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Nous nous sommes évadés de la ruche au siècle des Lumières.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Wylecieliśmy z ula w czasach oświecenia.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Изхвърчали сме от кошера по време на Просвещението.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.אנחנו דבורים. אנחנו פרצנו מתוך הכוורת בתקופת ההשכלה.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.نحن بالفعل كالنحل ، خرجنا من أعشاشنا في عصر التنوير.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.私たちは、古い制度を壊し
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Åget trykker vor Nakke, vi trættes og finder ej Hvile.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Con un giogo sul collo siamo perseguitati siamo sfiniti, non c'è per noi riposo
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Kẻ đuổi theo kịp chúng tôi, chận cổ chúng tôi; Chúng tôi đã mỏi mệt rồi, chẳng được nghỉ!
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Kẻ đuổi theo kịp chúng_tôi , chận cổ chúng_tôi ; Chúng_tôi đã mỏi_mệt rồi , chẳng được nghỉ !
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.우리를 쫓는 자는 우리 목을 눌렀사오니 우리가 곤비하여 쉴 수 없나이다
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Man treibt uns über Hals; und wenn wir schon müde sind, läßt man uns doch keine Ruhe.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Na hrdle svém protivenství snášíme, pracujeme, nedopouští se nám odpočinouti.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Na szyi swej prześladowanie cierpiemy, pracujemy, a nie dadzą nam odpocząć.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Nous sommes poursuivis, le joug sur le cou; Nous sommes épuisés, nous n`avons point de repos.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Nyakunknál fogva hajtatunk; elfáradtunk, nincsen nyugtunk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod