Ana içeriğe geç
Sözlük

kova ile cümle

kova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.아비를 구박하고 어미를 쫓아 내는 자는 부끄러움을 끼치며 능욕을 부르는 자식이니라
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Mishandle Fader og bortjage Moder gør kun en dårlig, vanartet Søn.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.O que aflige a seu pai, e faz fugir a sua mãe, é filho que envergonha e desonra.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Syn, kterýž hanbu a lehkost činí, hubí otce, a zahání matku.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Syn wstyd i haóbę zadawający, ojca gubi i matkę wygania.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Ten, kto hubí otca, núti matku utekať, syn, ktorý robí hanbu a potupu.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Wer Vater verstört und Mutter verjagt, der ist ein schändliches und verfluchtes Kind.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Wie zijn eigen vader ten gronde richt of zijn moeder verjaagt, maakt zichzelf en zijn ouders te schande.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Οστις ατιμαζει τον πατερα και απωθει την μητερα, ειναι υιος προξενων αισχυνην και ονειδος.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Който опропастява баща си и пропъжда майка си, Той е син, който причинява срам и нанася позор.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Разоряющий отца и выгоняющий мать – сын срамной ибесчестный.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.משדד אב יבריח אם בן מביש ומחפיר׃
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.المخرب اباه والطارد امه هو ابن مخز ومخجل.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.虐 待 父 親 、 攆 出 母 親 的 、 是 貽 羞 致 辱 之 子
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.虐待 父親 、 攆出 母親 的 、 是 貽羞 致辱 之子
Bana bir kova verebilir misin? Evet!"제가 양동이 하나만 가져갈 수 있을까요? 예!"
Bana bir kova verebilir misin? Evet!"Μπορείς να μου δώσεις ένα κουβά;Ναι!"
Bana bir kova verebilir misin? Evet!"יש לך דלי בשבילי? כן!"
Bana bir kova verebilir misin?"Hai un secchio?
Bana bir kova verebilir misin?"¿Tienes una cubeta?
Bana bir kova verebilir misin?Tu as un sceau pour moi?
Bence ben tüm ömrümü aklýmdaki fikri kovalayarak geçirmeliyim, bu yaţamak için iyi bir yol gibi gözüküyor.Myslím, že bych raději strávil svůj život honbou za nápadem v mé hlavě, co vypadá jako dobrý způsob života.
Beni evden kovana kadar.Até me expulsarem.
Beni evden kovana kadar.Bis die mich rausgeworfen haben.
Beni evden kovana kadar.Fino a che mi hanno cacciato.
Beni evden kovana kadar.Jusqu'à ce qu'ils me jettent dehors.
Beni evden kovana kadar.Μέχρι που με έδιωξαν.
Beni evden kovana kadar.Пока они меня не выгнали.
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.그가 나를 짜증나게 만들어요. 그에게 자신의 영양을 쫓도록 하세요."
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.Wkurzył mnie, niech sam sobie ją goni."
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.הוא עצבן אותי, שהוא ירדוף אחרי האנטילופה בעצמו."
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.لقد اغضبني .. دعه يلاحق وحده "
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.協力して狩猟をする為には
Beni şimdi kovamaz.Dia tidak akan memecatku sekarang.
Beni şimdi kovamaz.Er würde mich nicht feuern jetzt.
Beni şimdi kovamaz.Il ne va pas me virer maintenant.
Beni şimdi kovamaz.Nie może mnie zwolnić teraz.
Beni şimdi kovamaz.Non potrebbe licenziarmi adesso.
Beni şimdi kovamaz.Nu m-ar concedia acum.
Beni şimdi kovamaz.Δεν μπορεί να με απολύσει τώρα.
Beni şimdi kovamaz.Он не может меня уволить.
Beni şimdi kovamaz.لن يقوم بـتسريحي الآن
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr.むっつりMerryweather。
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Doufám, že divoké husy Může se ukázat, že je konec naší honit," poznamenal pan
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Dúfam, že divoké husi Môže sa ukázať, že je koniec našej naháňať," poznamenal pán
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Espero que um ganso selvagem não podem provar ser o fim da nossa perseguição", observou o Sr.
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Espero que un ganso salvaje no puede llegar a ser el final de nuestra persecución", observó el Sr.
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Ich hoffe, eine Wildgans kann nicht beweisen, bis zum Ende unserer jagen werden", bemerkte Herr
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Ik hoop dat een wilde ganzen kan niet bewijzen aan het einde van onze jacht te zijn," merkte de heer
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Jag hoppas en vildgås inte kan visa sig vara slutet på vår jakt", konstaterade Mr
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Jeg håber en vild gås må ikke vise sig at være afslutningen på vores Chase," bemærkede Mr.
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."J'espère une oie sauvage ne peut pas révéler la fin de notre course", a observé M.
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."나는 야생 거위 우리 추적의 끝 부분으로 증명되지 않을 수 있습니다 바란다"씨 관찰
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Mam nadzieję, dzikich gęsi nie może okazać się koniec naszej pogoni," obserwuje Pan
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Remélem, vadliba nem bizonyítja, hogy a végén mi hajsza" megfigyelt Mr.
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Saya berharap angsa liar tidak mungkin terbukti menjadi akhir dari pengejaran kami," kata Mr
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Sper că o gâscă sălbatică, nu se poate dovedi a fi la sfârşitul anului urmărire noastre", a observat Dl.
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Spero un'oca selvatica non può dimostrare di essere alla fine della nostra caccia", ha osservato il signor
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Tôi hy vọng một con ngỗng hoang dã không thể chứng minh là sự kết thúc của đuổi của chúng tôi", quan sát ông
"Ben yabani kaz kovalamacanın sonunda kanıtlamak umuyoruz," Mr."Toivon, villi hanhi voi olla huono lopussa meidän Chase", huomautti Mr.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kova ile cümle - Sayfa 26 - kova kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App