(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(충쏘는 소리) 이 게임의 이름은 나쁜 녀석들인 좀비가 여러분을 잡기 전에 적인 좀비를 잡는 것을 따라 지었어요.
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(Schussgeräusche) Der Sinn des Spiels ist es, die bösen Zombiegegner zu erwischen, bevor sie dich erwischen.
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(Shooting noises) واسم اللعبة يعني أن تلحق بالوحوش المرعبين وهم الأشخاص السيئون قبل أن يصلوا إليك، صحيح؟
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(Skottljud) Spelets syfte är att få tag på dina fiender zombieskurkarna innan de kommer åt dig.
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(Zgomote de tragere) Scopul jocului e să învingeți dușmanii, zombii cei răi, înainte să ajungă ei la voi.
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(Zvuk streľby) Cieľom hry je zabiť nepriateľských zombíkov skôr, ako oni zabijú vás.
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(Zvuky střelby) Smyslem hry je jít po nepřátelských zlých zombie než se dostanou k vám, že?
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(Звуки стрельбы) Цель игры — перебить всех врагов, зомби и прочих противников, пока они не убили вас, верно?
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(Шум от стрелба) Целта на играта е да преследвате врага си зомби преди той да ви хване.
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?(יריות). המטרה היא לחסל את האויב הזומבי הרע לפני שהוא מחסל אותך. נכון?
(Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu?やっつけるゲームです わかりますね? 皆さんはこう考えるでしょう
Aviya Yarovamı kovaladı. Yarovama ait Beytel, Yeşana, Efron kentleriyle çevrelerindeki köyleri ele geçirdi.I gonił Abijasz Jeroboama, a odjął mu miasta Betel i wsi jego, i Jesana i wsi jego, i Efron i wsi jego.
Aviya Yarovamı kovaladı. Yarovama ait Beytel, Yeşana, Efron kentleriyle çevrelerindeki köyleri ele geçirdi.I honil Abiáš Jeroboáma, a vzal mu města, Bethel i vsi jeho, Jesana i vsi jeho, a Efron i vsi jeho.
Aviya Yarovamı kovaladı. Yarovama ait Beytel, Yeşana, Efron kentleriyle çevrelerindeki köyleri ele geçirdi.아비야가 여로보암을 쫓아가서 그 성읍들을 빼앗았으니 곧 벧엘과 그 동네와 여사나와 그 동네와 에브론과 그 동네라
Aviya Yarovamı kovaladı. Yarovama ait Beytel, Yeşana, Efron kentleriyle çevrelerindeki köyleri ele geçirdi.И Авия преследва Еровоама и му отне градовете: Ветил и селата му, Есана и селата му, Ефрон и селата му.
Aviya Yarovamı kovaladı. Yarovama ait Beytel, Yeşana, Efron kentleriyle çevrelerindeki köyleri ele geçirdi.וירדף אביה אחרי ירבעם וילכד ממנו ערים את בית אל ואת בנותיה ואת ישנה ואת בנותיה ואת עפרון ובנתיה׃
Aviya Yarovamı kovaladı. Yarovama ait Beytel, Yeşana, Efron kentleriyle çevrelerindeki köyleri ele geçirdi.وطارد ابيا يربعام واخذ منه مدنا بيت ايل وقراها ويشانة وقراها وعفرون وقراها.
Aviya Yarovamı kovaladı. Yarovama ait Beytel, Yeşana, Efron kentleriyle çevrelerindeki köyleri ele geçirdi.亞比雅 追趕耶 羅波安 、 攻取 了 他 的 幾座城 、 就是 伯特利 和 屬伯特利 的 鎮市 、 耶沙拿 和 屬耶沙拿 的 鎮市 、 以 法拉 音 〔 或 作以 弗倫 〕 和 屬以 法拉 音 的 鎮市
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.A felvilágosodás során kiléptünk a kaptárból.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Am ieşit din stupuri în perioada Iluminării.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Chúng ta rời khỏi tổ trong thời kỳ khải huyền vào thế kỷ 18.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Escapamos de la colmena en el Siglo de las Luces.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Saímos da colmeia durante o Iluminismo.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Siamo usciti fuori dall'alveare durante l'Illuminismo.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.We braken uit onze korf tijden de Verlichting.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Wir sind während der Aufklärung aus dem Stock herausgebrochen.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Z úlu jsme unikli během osvícenství.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Το σκάσαμε από την κυψέλη την περίοδο του Διαφωτισμού.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Мы вылетели из улья в эпоху Просвещения.
Ay ışığında gölgeleri kovalarımتحـت ضـوء القـمـر هنا وهناك
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.As duas espécies formam alianças temporárias quando estão a afugentar tubarões.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.A tyto dva druhy vytváří dočasné spojenectví, když spolu zahánějí žraloky.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Cele două specii formează chiar alianțe temporare pentru a-i îndepărta pe rechini.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Dwa gatunki nawiązują tymczasowe przymierze, kiedy odganiają rekiny.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.E le due specie formano alleanze temporanee per allontanare gli squali.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.En de twee groepen vormen tijdelijke allianties als ze haaien wegjagen.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.그리고 상어를 쫒을 때는 이 두 종이 일시적인 동맹을 이루기도 했지요.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Les deux espèces peuvent former des alliances temporaires quand ils font fuir les requins.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Og de to arter former faktisk midlertidige alliancer når de jager hajer væk.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Tieto dva druhy dokonca vytvárajú dočasné spojenectvá pri odháňaní žralokov.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Und die zwei Arten formen auch kurzfristige Allianzen, wenn sie Haie vertreiben.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Và 2 loài này thực ra sẽ trở thành đồng loại của nhau để cùng đánh đuổi cá mập.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Y las dos especies en realidad forman alianzas temporales cuando están alejando a los tiburones.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Και τα δύο είδη δημιουργούν προσωρινές συμμαχίες όταν διώχνουν τους καρχαρίες.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Два види формують тимчасові союзи, коли виганяють акул.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.ושני המינים יוצרים בריתות זמניות כאשר הם מגרשים כרישים.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.وبالفعل تعقد الفصيلتان تحالفاتٍ مؤقتة عندما تبعدان أسماك القرش
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.サメを追い払ったりもします 協調行動のコミュニケーションは
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.A ki atyjával erõszakoskodik, anyját elûzi: gyalázatos és megszégyenítõ fiú az.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Anak yang menganiaya dan mengusir orang tuanya, adalah anak yang memalukan dan tercela
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Celui qui ruine son père et qui met en fuite sa mère Est un fils qui fait honte et qui fait rougir.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Chi rovina il padre e fa fuggire la madre è un figlio disonorato e infame
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Cine jăfuieşte pe tatăl său şi izgoneşte pe mamă-sa, este un fiu care aduce ruşine şi ocară. -
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Den som bruker vold mot sin far og jager sin mor bort, er en dårlig, en skamløs sønn.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Den som övar våld mot sin fader eller driver bort sin moder, han är en vanartig och skändlig son.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.El que roba a su padre y ahuyenta a su madre es hijo que avergüenza y deshonra
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Joka isäänsä pahoin pitelee ja ajaa äitinsä pois, se on kunnoton ja rietas poika.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Kdor silo dela očetu in mater podi, je sin, ki pripravlja ostudo in sramoto.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Kẻ hãm hại cha mình, và xô đuổi mẹ mình, Là một con trai gây hổ ngươi và chiêu sỉ nhục.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Kẻ hãm_hại cha mình , và xô đuổi mẹ mình , Là một con_trai gây hổ_ngươi và chiêu sỉ_nhục .