Ana içeriğe geç
Sözlük

kova ile cümle

kova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğu kofaktör bir enzime kovalent bağlı değildir ama ona sıkıca bağlıdır.De flesta kofaktorer är inte kovalent bundna till ett enzym utan ligger bara väldigt tätt intill.
Jenny'i kovalarken Jenny onların evine sığınır.När han kommer hem håller Jenny på att flytta.
Blair onu kovar.Tony jagar iväg honom.
CJ ve Smoke, onu kovalamaya başladılar.Zhang Liao och Xu Huang började omedelbart jaga dem.
Ayrıca 990 adet fenni kovan mevcuttur.Dessutom finns 294 älvkvarnar.
Bir kısmı avlarını kovalayarak veya üzerlerine sıçrayarak yakalar.De ligger nära utloppet av åar eller (i de flesta fall) älvar.
Fakat Kovalyov burununu yüzüne geri takmayı başaramaz.Men näsan vägrar stanna kvar hos Kovaljov.
Şarjörlü tabanca ateş ettikçe patlamış fişek kovanlarını etrafa döker.Han kan kasta eldbollar när han snurrar.
Karbon atomları tetravalanttır ve diğer atomlar ile dört tane kovalent bağ oluşturur.Både kisel och kol binder till fyra andra atomer.
Tam bu sırada Kovalyov uyanır ve burnunun yerinde olmadığını anlar.Kovaljov vaknar upp ur en angenäm dröm och upptäcker att han inte längre har någon näsa.
550 civarında fenni kovan mevcuttur.Cirka 550 fångstgropar har påträffats.
Yıllar yılı kovaladım.Jag vilse gick i många år
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.En kraftig ökning av dödsskjutningar på skolor började.
Bu ihtilafın giderilmesi için köy adı Kovanpınar olarak değiştirilmiştir.Efter detta skamliga beteende skulle byn ha fått byta namn.
Böylece kaçan ve kovalayan değişti; kaçan Romalılar kovalayan Helvetler oldu.Rollerna blev plötsligt ombytta; de jagande svenskarna blir nu förföljda av de flyende ryssarna.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Detta skulle vara ett enhetsplan som skulle fungera för både jakt, attack och spaning.
Fabrikanın kuruluş tarihi 1885 olarak kabul edilir, Moskova'ya Kizlyar'dan 236 konyak Kovası getirildi.Датою заснування заводу вважається 1885 рік, коли з Кізляра до Москви було привезено 236 відер коньяку.
Koval, casusluk sonrası hayatını "olaysız" olarak nitelendirdi.Коваль називав своє життя по завершенню кар'єри шпигуна життям «без ускладнень».
Sadece bir pozisyon tahmini hesaplanmayacak, ancak yeni bir kovaryans da hesaplanacaktır.Обчислюватиметься не лише оцінка нового положення, але й нова коваріація.
Koval, 31 Ocak 2006 tarihinde Moskova'daki apartman dairesinde 92 yaşında yaşamını yitirdi.Коваль помер у своїй московській квартирі 31 січня 2006 року у віці 92 роки.
Kovalent bağ, genellikle benzer elektronegatifliğe sahip atomlar arasında gerçekleşir.Ковалентний зв'язок найчастіше виникає між атомами із схожою високою електронегативністю.
550 civarında fenni kovan mevcuttur.На території області закартовано близько 550 зсувів.
Koval, iş arkadaşlarına New Yorklu olduğunu ve ailenin tek çocuğu olduğunu söyledi.Коваль запевнив своїх колег, що нібито є уродженцем Нью-Йорка, холостяком та єдиною дитиною в родині.
Etkinleşme sırasında, doğru amino asit doğru taşıyıcı RNA'ya kovalent olarak bağlanır.При активації відповідна амінокислота приєднується до відповідної транспортної РНК (тРНК).
Şeytanı taşla kovar.Сам Шайтана сідає біля каміна.
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.Починається нова сторінка в історії школи.
Tory'yi kovalar.Добре ставиться до Торі.
Koval, New York Şehir Koleji'ne girerek elektrik mühendisliği okudu.Коваль потрапив до Міського коледжу Нью-Йорка (CCNY), де вивчав електротехніку.
Çileden çıkan hekim küçük çocuğa küfür ederek onu kovar.Розгніваний дід відіслав маленького безбожника додому.
Tecil süresi sona erdiğinde Koval, Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'nda görevlendirildi.Після закінчення війни Коваль продовжив службу в Радянській Армії.
Medresenin Kovacılar Caddesi'ne bakan kısmından küçük bir avluya girilmektedir.Роклін прибуває до невеличкого містечка на шляху до своєї служби.
300 Adet fenni arı kovanı bulunur.Зустрічаються зграї з 300 лебедів.
Eger X ve Y bağımsızlarsa o zaman kovaryansları sıfır olur.Якщо X та Y є незалежними, то їхня коваріація є нульовою.
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.Проте остаточно підкорити войовничих міштеків не вдалося.
Moleküller birbirlerine kovalent bağlarla bağlanmış atomlardan meydana gelir.Молекули складаються з атомів, які сполучаються між собою в певних співвідношеннях.
Çalılıkların efendisi İleriye doğru sıçrıyor karanlığı kovarak.Капітан закриває трюм і там стає темно.
Ayrıca köyde 60 adet arı kovanı mevcuttur.У країні продовжують діяти 60 вугільних шахт.
Nardo'yu kovalamaya başlarlar.Джедаї починають переслідування найманця.
Yabancı olan erkekler güreşebilir, birbirlerini kovalayarak ısırabilir.Глави гільдій можуть укладати союзи і ворогувати один з одним.
Tom, Mary ve John sahada kovalamaç oynuyorlardı.Том, Мері та Джон грали в квача на ігровому майданчику.
İki tavşanı kovalayan bir kişi de yakalayamaz.За двома зайцями поженешся — жодного не впіймаєш.
Anna Kova, 4Réal & ИНДАБЛЭК (2019) Slukhay (2019) Bosorkanya (2019) Pintea (2019)Pianoбой (2019) «Bosorkanya» (2019) «Pintea» (2019)
Deneyin sonucunda filler %74 en çok elma bulunan kovayı seçti.Zjistilo se, že 74 % času si zvířata správně vybírala ten plnější kbelík.
Biraz siperlerde gezdim ve kovan topladım.Vysunul sem si extra válec a zapraskal pahejlama.
Kalığ Ükekleri (Hava Burçları); İkizler, Tartı ve Kova'dır.Rozdělujeme parenchym destičkový (pokožka) a palisádový či houbový (v listech).
Ay Kurtları, vahşi kovan dünyası Cthonia’dan alınan insanlardan kurulmuştur.Hvězdní pěšáci kapituly Měsíčních vlků byli vytvořeni z lidských zdrojů planety Cthonia.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Marge se to dozví a vzteky Homera vyhodí z domu.
Köyün adı eskiden Kovay olarak bilinirdi.Kopec byl tehdy znám jako Větrov.
Michael de bu sırada Laurie'yi kovalamaktadır.Toho dne si Michael pro Laurie opět přišel.
Ayrıca karınca ve diğer yağmacıların arı kovanlarına hücum etmesi sözkonusu olabilir.V zajetí může docházet také ke vzájemnému křížení osla a koně.
Bu yeni anaarı kovanın eski anaarısına saldırır.Třetí část je podobným útokem na tehdejší klérus.
Daha sonra da Jenny'yi kovalar.Později odlétá lovit i ona.
Sadece bir pozisyon tahmini hesaplanmayacak, ancak yeni bir kovaryans da hesaplanacaktır.Samozřejmě nesčítáme po jedné, ale sčítáme mezisoučty.
Sonra zaten piyesler birbirini kovaladı''.Pak malby opadávaly, až zašly."
Hafifçe bastırılır ve süzgeçli kovayla sulanır.Zlehka ji naplní a ledabyle zatřese.
Bu nedenle kovan zayıflar.Bez ní jsou slabé.
Kötü ruhları kovar.Zbožných duší úl.
Büyük bir kova içinde yanında yemek için gerekli aletler ile gelir. ^Ti si s sebou do pevnosti přinesli velkou zásobu potravin.
Kovada Gölü'nün sularını da düdenler boşaltır.Problémy vysušuje Aralské jezero.
Adını, bal arılarının arı kovanı etrafında sallanarak dönüşlerinden almıştır.Název Žďár je odvozen od toho, že se v blízkosti vypalovaly (žďárovaly) kořeny.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kova ile cümle - Sayfa 17 - kova kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App