Bu nedenle kovan zayıflar.De er derfor ganske flate.
Bu nedenle grup tekrar kovuldu.Fyret er derfor ikke restaurert.
Beni kovmak mı istiyorsunuz?Kalian mau memecat saya?
Beni kovmak zorunda kalacaksınız!Kalian harus memecat saya dulu!
Geminin ön kısımı 64 kovanlı Mk 41 VLS alabilecek kadar geniştir.Bagian depan kapal cukup luas untuk dipasangi Mk 41 VLS sejumlah 64 sel.
101 Aquarii veya b3 Aquarii (101 Aqr), Kova takımyıldızı yönünde bulunan ikili yıldızdır.101 Aquarii atau b3 Aquarii (101 Aqr) adalah bintang ganda pada rasi Aquarius.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Marge marah besar terhadap Homer dan mengusirnya keluar dari rumah.
Yahudiler önce 1290'da İngiltere'den sonra da 1306'da Fransa'dan kovuldu.Komunitas-komunitas umat Yahudi diusir dari Inggris pada 1290, dan dari Prancis pada 1306.
Bunun üzerine Pascual kovuldu.Sofia akhirnya dipecat.
Bu kovulabilmesi korkularına neden oldu.Tak heran kalau ia dipecat.
Amcası olan Salih Ismail tarafından kovalanmaya başlandı.Ia digantikan oleh saudaranya, as-Salih Ismail.
Kovalent bağ, genellikle benzer elektronegatifliğe sahip atomlar arasında gerçekleşir.Kovalensi yang sangat kuat terjadi di antara atom-atom yang memiliki elektronegativitas yang mirip.
Kötü ruhları kovar.Setan ambil jiwaku.
Kovan temizliği arıların ve larvaların sağlığı açısından çok önemlidir.Kebersihan adalah faktor yang penting untuk kesehatan di sekitar anus.
Albert Brooks, Kovboy Bob rolüyle bölümde konuk oyuncu olarak yer aldı.Albert Brooks menjadi bintang tamu di episode ini dengan menyuarai si Koboi Bob.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.Akhirnya, terjadilah pertempuran hebat di antara keduanya.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Kawanan serigala masih mengejarnya.
Üstelik Rusya gibi Japonları kovan diğer yabanci güçler askeri teknolojiyi amaçladı.Selain itu, kekuatan asing lainnya berusaha untuk teknologi militer, terutama Rusia, untuk menangkis Jepang.
G11'in en zayıf yönü, kovanı olmayan bir mermi kullanmasıdır.Misalnya senapan serbu canggih G11 yang tidak diteruskan.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Maka sampailah mereka di Hutan belantara yang kemudian hari menjadi Kampung Balegede.
Randy kendini yeniden kovdurmaya çalışır.OKE. mencoba untuk mengirim Sandy kembali.
Baş Antrenör Del Hariss kovuldu.Wasit asal Belgia Ella De Vries ditunjuk sebagai petugas cadangan.
Irvine 1999 yılında kariyerinin en başarılı dönemini geçirmiş ve şampiyonluğu son yarışa dek kovalamıştır.Eddie Irvine nyaris saja menjadi juara dunia 1999 sebelum akhirnya lagi-lagi gagal di balapan terakhir.
Ama sonra kovulmuştur.Kemudian ia lalu dipecat.
Gözetmenler Konseyinden kovulsa bile hiçbir zaman yapılması gereken şeyi yapmaktan vazgeçmemiştir.Seorang dokter hanya akan pensiun jika sudah tidak ada lagi yang bisa dilakukan.
Kaiser Wilhelm Topluluğu'ndan ve Prusya Bilim Akademisi'nden kovuldu.Ia dikeluarkan dari Kaiser Wilhelm Society dan Akademi Sains Prusia, dan kewarganegaraan Jermannya dicabut.
Geyleri mahalleler, parklar, barlar ve plajlardan kovmak için şehirler "sweeps" (temizlikler) yaparlardı.Kota-kota melakukan "sapu bersih" untuk membersihkan lingkungan, taman, bar, dan pantai dari para gay.
15 gün süre ile Helvetler'i kovalamaya başladılar.Pemenang memburu korban selamat selama 15 hari.
Fakat Kovalyov burununu yüzüne geri takmayı başaramaz.Tapi, Djoko tidak mau ikut-ikutan menggondrongkan rambutnya.
Sidor Kovpak – Ukraynalı partizan lideri.Sydir Kovpak, pemimpin pejuang di RSS Ukraina.
Bu kovalent bağlantı aminoasil tRNA sentetaz tarafından katalizlenir.Film ini dibintangi antara lain oleh Amoroso Katamsi.
Beni kovmak mı istiyorsunuz?Các ông muốn đuổi việc tôi ư?
Beni kovmak zorunda kalacaksınız!Vậy các ông sẽ phải đuổi việc tôi!
Herhangi bir Harrier jeti, silahlı çatışma, araba kovalamacası?"Có máy bay Harrier jet, những cảnh bắn nhau, hay rượt đuổi ô tô nào trong đó không?'
Gresham yasası, "kötü paranın iyi parayı kovması" yasasıdır.Trong kinh tế, định luật Gresham là một nguyên tắc tiền tệ nói rằng "tiền xấu đuổi tiền tốt".
Ennis'in eşi iki kovboyun arasındaki ilişkiyi farketmiştir ve Ennis'den boşanır.Alma khám phá ra quan hệ giữa hai người và ly dị Ennis.
Apollon'dan korkan Daphne kaçmaya başlar, Apollon Daphne'yi kovalar.Nàng Daphne chạy trốn Apollo.
57 yılına doğru, Agrippina saraydan kovuldu ve yaşamak için Misenum'daki mülküne gitti.Đến năm 57, Agrippina bị trục xuất khỏi hoàng cung, và bị đưa đến một lãnh địa ven sông tại Misenum.
Bu arada annesi onu evden kovdu.Sau đó Kim bị cha đuổi khỏi nhà.
Amy Winehouse'un arı kovanından sonra sanırım ben de bir sarışın bob'um.Nếu Amy Winehouse nổi tiếng với kiểu tóc beehive thì tôi đoán của tôi sẽ là kiểu bob vàng kim.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.Từ đây bắt đầu mối thù lâu dài giữa họ.
Bariyer aktifken, kapsama alanı içindeki tüm negatif olayları kovar.Trong khi hoạt động, rào cản sẽ cản phá tất cả các sự kiện tiêu cực xảy ra bên trong.
İlk başlarda aralarındaki ilişkiyi onaylamadı ve Pérez'i gruptan kovarak gitti.Lúc đầu cha Selena không tán thành mối quan hệ của hai người và tính chuyện sa thải Pérez khỏi ban nhạc.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Chúng tôi nghĩ rằng chúng tôi cần xung đột, và đuổi theo và hành động.
Gerilim dolu bir kovalamaca yaşanır.Có tập tính săn đuổi mồi.
Sonrasında Arnavutluk'a kaçmış, Kanlı Baron onu ararken diademi bir ağaç kovuğuna saklamıştır.Cô đã đi tới Albani, giấu nó trong một bọng cây khi Nam Tước Đẫm Máu đi tìm cô.
Kovalamaca uzunca sürer ta ki gizemli bir asker tarafından vurulana kadar.Trong khi bỏ chạy, Huyền Mô bị quân Ngụy truy kích bắn trúng tay.
13 Haziran'da kovulan teknik direktör Julen Lopetegui yerine Fernando Hierro getirildi.Huấn luyện viên Julen Lopetegui đã bị sa thải và được thay thế bởi Fernando Hierro vào ngày 13 tháng 6.
Bu diol epoksit DNA'ya kovalent bağlanır.Chính epoxit diol này liên kết cộng hóa trị với DNA.
Manna Mannaa: iki takım hâlinde oynanan bir tür kovalamaca yakalamaca oyunu.The Tohno Family Con Game Dàn nhân vật chơi một trò đuổi bắt.
Bu olay sonra teknik direktör Berti Vogts Effenberg'i millî takımdan kovdu ve bir daha maçlarda oynatmadı.Với sự bê bối này, huấn luyện viên Berti Vogts đã quyết định loại Effenberg khỏi phần còn lại của giải đấu.
Bunun sonucunda onları kovalar, Tom kuşu yutar.Ở đó họ tha hồ bắt chim, bắt cá mà ăn.
Öğrencisi olan Sofia Kovalevskaya'ya düşkündü.Nó được đặt theo tên của nhà toán học Nga Sofia Kovalevskaya.
Normal yurttan kedi beslediği için kovulan Sorata Kanda Sakura Yurdu´na yerleşir.Sau khi bị đuổi ra khỏi ký túc xá bình thường vì nuôi một con mèo đi lạct, Kanda Sorata chuyển đến Sakurasō.
Ertesi gün Amore şirketten kovuldu ve kemer boşa alındı.Ngày hôm sau, bà bị phế truất làm thứ nhân (dân thường) và bị đuổi khỏi vương cung.
Kötü ruhları kovar.Các chư hầu thất đảm kinh hồn.
"Kaçan İsviçrelileri kovalamayacaktık".“Chuyện truy lùng những kẻ trốn trại”.
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.Kế hoạch tấn công Trường An của nước Hạ bắt đầu.
Bunun üzerine Pascual kovuldu.Hurst bị sa thải.
Eger X ve Y bağımsızlarsa o zaman kovaryansları sıfır olur.Nếu x và y khác nhau, tồn tại ít nhất một vị trí chúng khác nhau.