Cena tekrar kazanınca Jericho, Raw Genel Müdürü Eric Bischoff tarafından kovuldu.Cena vandt igen, og Jericho blev "fyret" af Eric Bischoff.
1814 yılının Şubat ayında Fransızlar İspanya'dan kovuldu.Men juni 1814 blev han slået af spanierne.
“Co-axial” makineli tüfek uzun kovan 7.62 mm kullanılmaktadır.Det koaksiale 7,62 mm SGMT maskingevær blev udskiftet med en 7,62 mm PKT maskingevær.
Üstelik bu olurken minik sincaplar hala kovuklarındadır.I hvert fald, hvis kaninerne holdes i små bure.
Amerikan kovboy ve Arjantin gauchosu ile karşılaştırılabilir.De er primært blevet brugt af Sydamerikas oprindelige folk og de argentinske cowboys, gauchoerne.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Da Claudio pludselig dukker op igen, sender han vredt den angergivne Nerone bort.
Moleküller birbirlerine kovalent bağlarla bağlanmış atomlardan meydana gelir.Atomkerner består af nukleoner, som er bundet til hinanden af den stærke kernekraft.
Müntzer 1521 Nisanı’nda Zwickau mercileri tarafından kovulunca, Prag’a kaçtı.Da byrådet i Zwickau i april 1521 havde afskediget Müntzer, flygtede han til Prag.
30 Haziran:Detroit Pistons Michael Curry 'i kovdu.26. juli: Rabobank fyrer Michael Rasmussen.
Ancak şoförleri örgütlemeye çalışması nedeniyle işten kovuldu.Chaufførerne blev fyret som konsekvens af strejken.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Da Marge finder ud af det, er hun vred og smider ham ud .
Böylece kaçan ve kovalayan değişti; kaçan Romalılar kovalayan Helvetler oldu.Ambronerne tabte og flygtede tilbage, med nogle få forfølgende romere.
300 Kovan kadar arıcılık da vardır.Kastelleet husede ca. 300 mand.
Ama Tom ve Jerry'nin kovalamcası üzerine onları uyarır.Det er klart en parodi på Tom og Jerry.
Rejim karşıtı olarak birçok kez kovuşturmaya uğradı.Dalai Lama har afvist aftalen ved flere lejligheder.
Köyün adı eskiden Kovay olarak bilinirdi.Selskabet var tidligere kendt som Kolavia.
Daha sonra da Jenny'yi kovalar.Han kidnapper Jenny.
Robin ise zaten onun yanında olduğunu hemen arkasından da kovulduğunu söyler.Han siger, at Robin snart møder op, men hun møder slet ikke op.
Buna misilleme olarak Ermenistan’da yaşayan çok sayıda Azeri kovulmuştu.Det er imidlertid strid om hvor mange armeniere, der var i Tyrkiet i denne periode.
Çalışmaları yetkililer tarafından onaylanmadı ve kovulmakla tehdit edildi.Klagede de, blev de truet med deportation.
Beni kovmayın.Send mig ikke væk.
O ve mürettebat Nate'in büyükannesine gidiyor, bir gölge ile karşılaşıyor ve kovalamakta, ancak boşuna.Han og mannskapet til Nates bestemor møter en skygge og jager den, men til ingen nytte.
Yeni hükümet Japon birliklerinden Çin birliklerini kovmasını istedi.Den nye koreanske regjeringen ga så japanerne tillatelse til å fordrive de kinesiske troppene.
Bu arada annesi onu evden kovdu.Etterpå ble hun kastet ut av huset hans.
31 Ocak 1945'te resmen ordudan kovuldu.Den 31. januar 1945 ble Halder offisielt avskjediget fra hæren.
Wesker kaçar, iki ortak kovalar.Kaptein Dawson vil jage paret bort.
Yahudiler ve Hıristiyanlar Fas'tan ve İslam yönetimindeki İspanya'dan kovulmuşlardır.Jøder og kristne ble utvist fra Marokko og islamske Spania.
Bu yeni anaarı kovanın eski anaarısına saldırır.Her kommer igjen temaet om det gamle mot det nye opp.
Günah çıkaran kovboy Tevfik Yapıcı....Konsul Backhaug Synnøve Tessmann ...
13 Haziran'da kovulan teknik direktör Julen Lopetegui yerine Fernando Hierro getirildi.Treneren Julen Lopetegui ble sparket og erstattet av Fernando Hierro den 13. juni.
1987'de şirketten kovuldu ve işsiz kaldı.I 1987 ble fyret automatisert og ble da ubemannet.
1595 yılında ailesi işten kovuldu.I 1955 ble han imidlertid sparket fra jobben.
Vanita'yı oradaki bir arabaın kendisini kovaladığını sanır.Lena oppdager at en bil følger etter henne.
Çoğu kovboy filmlerinin vazgeçilmezidir.De fleste av Coen-filmene er ganske voldelige.
Ya babasına yardım edecekti ya da bir ruh kovucuya dönüşecekti.Skal han forråde sin far eller sitt hjerte?
Halife Raşid gelen bu Selçuklu elçisini ona hakaret ederek huzurundan kovdu.Den opphissede folkemengden ga da utløp for sin avsky mot ham.
Tecil süresi sona erdiğinde Koval, Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'nda görevlendirildi.Etter fire år med college, vervet Castro seg til US Army.
Sonunda mağlup olan ve evden kovulan Tom olur.Med Tom er en villstyring og blir etterhvert forvist fra hjemmet.
Bir gün, şirkette çok büyük bir hata yapar ve işten kovulur.çıkar.Også hans kone arbeidet i et visst omfang i verkstedet, og avviklet virksomheten etter hans død.
1394 - Fransa kralı VI. Charles Yahudilerin Fransa'dan kovulması için emir verdi.1394 – Kong Karl VI av Frankrike beordrer alle jøder ut av landet.
Kötü ruhları kovar.Den skal blant annet kunne fordrive onde ånder.
Rejim karşıtı olarak birçok kez kovuşturmaya uğradı.Statuen har flere ganger blitt utsatt for hærverk.
Kovalyov bir gazete ofisine gidip kayıp ettiği burnu için bir kayıp esya ilanı koymak ister.Kovaljov setter inn en etterlysning etter nesen i avisa, og anmelder deretter forsvinningen til politiet.
1348'de Cenovalılar adadan kovuldu.I 1338 ble de jaget fra øyene av de innfødte.
Yıllar yılı kovaladım.Den ble brukt til fangst i flere år.
Bunlar ancak iki yıl yönetimde kalabilmiş, sonra şehrin halkı tarafından kovulmuşlardır.Disse har i regelen opphold i landet i to år, og deretter reiser de ut av landet.
Bu toplulukların çoğu 1948'den sonra yaşadıkları ülkelerden kovulmuşlardır.De fleste av dem forlot landet innen utløpet av 1948.
Hemen ardından Vince McMahon'ın internet sitesinde yayınlanan açıklaması Punk'ın kovulduğunu söylüyordu.I et intervju i mai indikerte CM Punk at han hadde pensjonert seg.
Depremde ilk belirlemelere göre en çok Kovancılar ilçesine bağlı üç köyde hasar meydana gelmiştir.Folk som opplevde ulykken har fortalt at det var tre kjempebølger som gjorde de største ødeleggelsene.
Böylece üç yüz yıl sürecek kovalamaca başlar.En 600 år lang forfølgelse innledes.
Koval, New York Şehir Koleji'ne girerek elektrik mühendisliği okudu.Han dro til City College of New York for å studere elektroteknikk.
Kovuklarını genelde kumullara tesis ederler.De har derimot som regel tenner i kjevene.
"Are You Ready for the Country?" ise bir kovboy şarkısı görünümündedir.But Who's Buying?» som ide til en sang?
Willow ormanda Warren'ı kovalamaktadır.Så han lar Egon bli igjen i skogen.
Bu karnaval geleneği kış mevsiminin kovulması âdetine dayanır.Winterreise handler om å miste håpet.
1945 ve 1946 yılında, 53.000 insanın üzerinde etnik Alman bölgeden kovuldular.Mellom 1945 og 1946 ble som følge av Benes-dekretene ca 53 000 tyskere drevet ut av byen.
Richard sonunda Warner Brothers'tan da kovuldu.Han arbeidet senere i 25 år hos Warner Brothers.
Ordu onu zorla kovmak isterken başarısız olmuştur.Han lyktes aldri med sine forsøk på å bli sparket ut av hæren.
1914 yılında Filistin'e dönseler de Osmanlı yetkililerince 1915 yılında kovuldular.De vendte tilbake til Palestina i august 1914, men ble forvist av den Osmanske okkupasjonsmakten i 1915.
Sınıf (1944): Kovuşturmaya uğradı.Til befolkningen!: brannhøsten 1944 : gjenreisingen etterpå.