Ana içeriğe geç
Sözlük

kov ile cümle

kov kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Kovuk, Weasley ailesinin evidir.Kotikolo – Weasleyn perheen omakotitalo.
Ama kısa bir süre sonra bu turneden kovuldular.Tämän jälkeisessä RAW jaksossa he saivat potkut.
Bruce, hiç de kibar olmayan bir tavırla konuklarını malikaneden kovar.Se on siis kohtelias tapa pyytää vierasta lähtemään.
Geldiğinde Carrie'nin üstünde domuz kanı dolu sarkan bir kova görür.Kruunaamisen päätteeksi, lavan kattoon viritetty sianverta täynnä oleva ämpäri kaadetaan Carrien päälle.
Chang ve arkadaşları, Parker'ı kovalamaya başlıyorlar.Donkey Kong ja hänen ystävänsä lähtevät takaa-ajoon.
Bu nedenle grup tekrar kovuldu.Joukkio kuitenkin vangittiin jälleen.
Ne Cobain ne de Novoselic, Foster'ı kovulduğuna dair bilgilendirmedi.Cobain ja Novoselic eivät kertoneet Fosterille hänen erottamisestaan suoraan.
İspanya’dan kovulan yahudiler Selânik’in sur içi kısmına yerleştirilmişti.Juutalaisten läheiset suhteet Unkariin vieraannuttivat heidät slovakkien kansallisesta liikkeestä.
Bu kez kovan girişinde gardiyanlık yaparlar.Tällä kertaa Kahnin edessä.
Mücadelem ve sabrım ile Düşmanları ve aksilikleri kovala, Ve hayatta kal!Taistelullani ja kärsivällisyydelläni karkoita vihollisesi, kelvottomat heittiöt, ja elä!
1348'de Cenovalılar adadan kovuldu.Vuonna 1648 he hylkäsivät saaren.
Bu olay sonra teknik direktör Berti Vogts Effenberg'i millî takımdan kovdu ve bir daha maçlarda oynatmadı.Tämän tempauksen ansiosta valmentaja Berti Vogts erotti Effenbergin heti ottelun jälkeen joukkueesta.
Gerçekleri anlatan Orhan, büyük bir hayalkırıklığına uğrattığı büyükanne tarafından kovulur.Kustaa Vaasan kerrotaan ottaneen vaimonsa poismenon hyvin raskaasti.
Cemaat ülkeden 1921'de kovuldu.Vieremä erotettiin vuonna 1921.
Maçı Randy Orton kazandı ve Cena bir süreliğine WWE'den kovuldu.Orton voitti matsin ja Cena sai potkut WWE:stä.
Taifliler onları kovarak, taşa tuttu.He potkaisivat meidät ulos ja varastivat onnemme.
Bir ahtapot zamanının %40'ını kovuğunda saklanarak geçirir.Noin 40 % veden poistumasta kuitenkin tapahtuu haihtumalla.
1918 yılına kadar yalnızca kovboy çizmelerinde kullanıldı.Lehmus toimi suutarina ja pienviljelijänä Orivedellä vuoteen 1918 saakka.
Dünyaya hakim olan nefreti kovalım!Hullu tiedemies, joka tavoittelee maailmanherruutta.
Birçok üniversite hocası işten çıkarıldı öğrencilerin çoğu kovuldu.Ylemmät kouluasteet lopetettiin ja monet hengissä olevat koulutetut teloitettiin.
Yabancı olan erkekler güreşebilir, birbirlerini kovalayarak ısırabilir.Linnut jahtaavat toisiaan ilmassa ja voivat myös käydä toistensa kimppuun.
Yıllar önce baba evinden kovulan Nur, on yıl sonra annesinin ölüm döşeğinde olduğu haberini alır.Kun Víctor vapautuu vuosia myöhemmin vankilasta, hän saa kuulla äitinsä menehtyneen hiljattain.
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.Tulipalon vaaran vähentämiseksi joihinkin huoneisiin oli varastoitu satoja vesisankoja.
Beni kovmak mı istiyorsunuz?Jos jättäisit minut.
Kız ise büyücüler tarafından kovalandığını söyler.Tapahtumien seurauksena tytöt saavat tietää olevansa noitia.
Ulusal Final'in kazananı "Spet (Round and Round)" adlı şarkısıyla Tinkara Kovač olmuştur.Tuolloin Sloveniaa edusti Tinkara Kovač kappaleella "Round and Round".
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.Varuskunnan taistelukykyä ei muutenkaan voitu pitää kummoisena.
Bağlanma el kitabı Kovalent BağlarLinkki lupahakemuksen taustoihin Lestijoki
Aynı zamanda grubun turlarında uyuşturucu nedeniyle kovulana kadar da yer aldı.Hänkään ei tosin kauan yhtyeessä ollut, kun hänet erotettiin huumeongelmien takia.
Bu olaydan sonra Chicago Bulls onu maskotluktan kovdu.Pian tämän jälkeen Chicago Bulls hankki oikeudet Aşıkiin.
Bu nedenle Aralık ayında teknik direktör Uhrin kovuldu.Projektin tekninen johtaja sai potkut.
Polis kovalamacaları yaşanır.Poliisit lähtevät tiukkaan ajojahtiin.
Herhangi bir açıklama yapılmadan kovulduk.Meidät ajettiin pois ilman minkäänlaista selitystä.
Sidor Kovpak – Ukraynalı partizan lideri.Σιντίρ Κοφπάκ - Αρχηγός των παρτιζάνων στην Ουκρανία.
Yahudiler önce 1290'da İngiltere'den sonra da 1306'da Fransa'dan kovuldu.Οι εβραϊκές κοινότητες εκδιώχθηκαν από την Αγγλία το 1290 και από τη Γαλλία το 1306.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.Κατόπιν ξεκίνησε ένας μεγάλος καυγάς μεταξύ τους.
Kovma işlemi için zaman zaman tütsüleme uygulaması yapılır.Καλύπτουμε ταχύτατα τον χαμένο χρόνο γυρισμάτων.
Ancak hırsızlık yaptığından şüphelenen evin hanımı, onu kovar.Ωστόσο, η κυρία του σπιτιού, υποπτεύεται για κλοπή και την απολύει.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Ο Κλαύδιος ξαφνικά εμφανίζεται πάλι, και διώχνει θυμωμένος τον κατατροπωμένο Νέρωνα.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Οι δανειστές πάλι τον κυνηγούν.
Üçlü arasında bir kovalamaca ve kavga başlar.Γρήγορα μια μάχη μεταξύ των τριών θα αρχίσει.
Cüceleri dağdan kovan ejderha iki yüzyıl boyunca bölgeyi elinde tuttu.Το χιόνι και ο άνεμος κράτησε τους δύο ορειβάτες στο Νότιο Πέρασμα για δύο μέρες.
Banu Nadir de 625'te kovuldu.Ο Γκεντιμίνας γεννήθηκε περίπου το 1275.
CM Punk vs. Triple H feudu ilerlerken, Kevin Nash'de Triple H tarafından kovuldu.Στο SummerSlam, επέστρεψε ένας παλιός φίλος του Triple H, ο Kevin Nash.
Flo adındaki bir kız işinden kovulur.Είναι νονός μίας κοπέλας με το όνομα Roo.
Bu kanunla, Yahudi bilim insanları da işlerinden kovulmuş oldular.Παράλληλα απελάθηκαν όλοι οι Ιησουΐτες από τις αποστολές τους.
Genç adam Cheryl'in bir gün önce kovulduğunu öğrenir.Η Nora μαθαίνει ότι ο Justin απολύθηκε από τη δουλειά του.
"Umut umudu kovalıyor".«Η επιμονή προκαλεί και την τύχη».
22 Tevet - (1496) Yahudiler Portekiz'den kovuldu.1614 - Εκδιώχνονται από τη Φραγκφούρτη οι Εβραίοι.
O gece Darla'yı kovmuştur.Πρωτεύουσα είναι η Νταράα.
Tom bana kovulduğunu söylemedi.Ο Θωμάς δε μου είπε ότι απολύθηκε.
Kavgadan iki saat sonra Rudd gruptan kovuldu.Det resulterede i, at Rudd blev fyret to timer efter slåskampen.
Çoğu kofaktör bir enzime kovalent bağlı değildir ama ona sıkıca bağlıdır.De fleste cofaktorer er ikke kovalent bundet til et enzym, men er meget tæt tilknyttet.
Dr. Jack daha ilk günden evden kovulur.New Jack blev fyret med det samme.
Yahudiler önce 1290'da İngiltere'den sonra da 1306'da Fransa'dan kovuldu.Jødiske samfund blev udvist fra England i 1290 og fra Frankrig i 1306.
1889'da S.S. Weser ile Arjantine gelen 824 Rus Yahudisi gauchos (Arjantin kovboyları) oldular.I 1889 ankom 824 russiske jøder til Argentina med skibet SS Weser og blev gauchos (argentinske cowboys).
1987'de şirketten kovuldu ve işsiz kaldı.I 1987 blev fyret automatiseret og blev da ubemandet.
Beni kovmak zorunda kalacaksınız!Jeg bliver nødt til at stoppe.
Tory'yi kovalar.Han holder Cyril fanget.
Bu nedenle grup tekrar kovuldu.Igen blevet tiltalen frafaldet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kov ile cümle - Sayfa 42 - kov kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App