Ana içeriğe geç
Sözlük

kov ile cümle

kov kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Manny kedileri evden kovar.Wyrzuca więc Pickettów z ich domu.
Scala, Eylül ayına kadar takımın başında kaldı ancak takım istenen lig seviyesine ulaşamayınca kovuldu.Hrabia pozostał na kontynencie do końca października, ale posiłków nie udało mu się wytargować.
Buna çok kızan babası oğlunu topraklarından kovmuş.W efekcie kłótni ojciec kazał synowi wynieść się z domu.
Yıllar yılları kovaladı hiç kaybetmedikleri umutlarına çok çalışmayı, sıkıntılar çekip pes etmemeyi eklediler.Przez wiele lat zarzucano mu zaspanie na swoje zawody, czego się wypierał.
Rolü aldım fakat sonra da beni kovdular."No dalej, zwolnijcie mnie, nie obchodzi mnie to!".
Bu hükümler ancak pratikte devlet tarafından cezai kovuşturmaya karşı fazla koruma sağlamaz.Däremot ger dessa bestämmelser inte något signifikant skydd i praktiken mot åtal av staten.
Rachel işinden kovulur ve Paris'te başka bir iş teklifi alır.Rachel bestämmer sig för att ta ett jobb i Paris.
Bunu Ağustos ayında Kovno (Kaunas) ve Grodno (Hrodna)'nun Ağustos ayında düşüşü izledi.I augusti intogs även Kovno (Kaunas) och Grodno.
Eğer bir grup erkek varsa, bunlar uçarak tek bir erkek kalana kadar dişiyi kovalar.Om det finns en grupp hanar jagar de honan flygande tills bara en hane är kvar.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Det är dansscenen som förföljer honom.
Bu amaçla, sinek kovucu kullanılabilir ve uygun kıyafet giyilebilir.Det kan efterlevas genom användning av insektsmedel och lämplig klädsel.
Çoğu kofaktör bir enzime kovalent bağlı değildir ama ona sıkıca bağlıdır.De flesta kofaktorer är inte kovalent bundna till ett enzym utan ligger bara väldigt tätt intill.
Jenny'i kovalarken Jenny onların evine sığınır.När han kommer hem håller Jenny på att flytta.
Kovuk, Weasley ailesinin evidir.Kråkboet är familjen Weasleys hem.
Blair onu kovar.Tony jagar iväg honom.
Yeni hükümet Japon birliklerinden Çin birliklerini kovmasını istedi.Den nya koreanska regeringen gav då japanerna rätt att kasta ut de kinesiska trupperna.
Kuşlar bu süre boyunca kovuklarını pek terk etmezler.De vuxna fåglarna slutar utfodra dem vid denna tid.
Albert Brooks, Kovboy Bob rolüyle bölümde konuk oyuncu olarak yer aldı.Albert Brooks gästskådespelar som Cowboy Bob under namnet A. Brooks.
Erwin Jaenecke 31 Ocak 1945'te ordudan kovuldu.Jaenecke pensionerades den 30 januari 1945.
CJ ve Smoke, onu kovalamaya başladılar.Zhang Liao och Xu Huang började omedelbart jaga dem.
Uzun, kalın bir kuyruğu vardır, kuyruk tüyleri ağaç kovuklarına girmesine yardımcı olur.Den har långa, vassa, krökta klor som hjälper den att klättra i träd.
1984'te Kiss'ten kovulan St. John, kısa bir süre müzik yapan glam metal grubu White Tiger'ı kurmuştu.Efter att ha tvingats lämna Kiss 1984, bildade St. John det kortlivade metalbandet White Tiger.
Daha sonra yönetim tarafından Hurûfîler kovuşturmaya uğramış ve dağıtılmışlardır.Till följd av detta fastnar de i förtid i mjälten (som kan bli förstorad) och förstörs.
Bu nedenle grup tekrar kovuldu.Efter detta upplöstes gruppen igen.
Baş Antrenör Del Hariss kovuldu.Terrängen runt Puerto El Licenciado är kuperad.
Ayrıca 990 adet fenni kovan mevcuttur.Dessutom finns 294 älvkvarnar.
Bir kısmı avlarını kovalayarak veya üzerlerine sıçrayarak yakalar.De ligger nära utloppet av åar eller (i de flesta fall) älvar.
Napolyon değirmene önce karşı çıkar, Snowball'u çiftlikten kovduktan sonra ise değirmenin yapımını ister.Napoleon tar över gården och anklagar Snöboll för att ha stått på bondens sida.
Fakat Kovalyov burununu yüzüne geri takmayı başaramaz.Men näsan vägrar stanna kvar hos Kovaljov.
Hristiyan nüfusu katledip, Yahudileri kovdu.Den kristna befolkningen decimerades och judarna jagades på flykt.
Şarjörlü tabanca ateş ettikçe patlamış fişek kovanlarını etrafa döker.Han kan kasta eldbollar när han snurrar.
Karbon atomları tetravalanttır ve diğer atomlar ile dört tane kovalent bağ oluşturur.Både kisel och kol binder till fyra andra atomer.
Tam bu sırada Kovalyov uyanır ve burnunun yerinde olmadığını anlar.Kovaljov vaknar upp ur en angenäm dröm och upptäcker att han inte längre har någon näsa.
Bunun üzerine 15 yaşındayken dedesi tarafından evden kovuldu ve evsiz kaldı.Han är 15 år gammal och har rymt hemifrån.
1988'te köyde olan Azeriler kovulmuşlar.De sista fjällkorna i byn slaktades 1988.
Gözleri 10 gün sonra açılır ve yavrular yaklaşık 2 ay sonra kovuğu terk ederler.Ögonen öppnas efter en månad, och de blir avvanda efter knappt två.
550 civarında fenni kovan mevcuttur.Cirka 550 fångstgropar har påträffats.
Bu özellikle Old West kovboyların arasında oynanan popüler oldu.Den blev snabbt populär bland just Gotlandsturisterna.
Yıllar yılı kovaladım.Jag vilse gick i många år
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.En kraftig ökning av dödsskjutningar på skolor började.
Bu ihtilafın giderilmesi için köy adı Kovanpınar olarak değiştirilmiştir.Efter detta skamliga beteende skulle byn ha fått byta namn.
Bunun üzerine Pascual kovuldu.Det resulterade i att Ophüls blev avskedad.
Ancak bazı kovuşturmalar dışında bu konuda özel bir mevzuat bulunmamaktadır.Dock utan att kunna ta några poäng.
Böylece kaçan ve kovalayan değişti; kaçan Romalılar kovalayan Helvetler oldu.Rollerna blev plötsligt ombytta; de jagande svenskarna blir nu förföljda av de flyende ryssarna.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Detta skulle vara ett enhetsplan som skulle fungera för både jakt, attack och spaning.
Şehir yerle bir edildi ve tekrar kovulmalar gerçekleşti.Butiker slog igen och bostäder övergavs.
"İmparatoru yücelt, yabancıları kov" anlamına gelir.Deras politiska paroll var "vörda kejsaren, utvisa utlänningarna".
Rolün mükemmel olduğunu düşündü, ama yine kovuldu.Вона відчувала, що роль була прекрасною, але її знову звільнили.
Beni kovmak zorunda kalacaksınız!Обов'язково відіб'ємо!
Fabrikanın kuruluş tarihi 1885 olarak kabul edilir, Moskova'ya Kizlyar'dan 236 konyak Kovası getirildi.Датою заснування заводу вважається 1885 рік, коли з Кізляра до Москви було привезено 236 відер коньяку.
Koval, casusluk sonrası hayatını "olaysız" olarak nitelendirdi.Коваль називав своє життя по завершенню кар'єри шпигуна життям «без ускладнень».
Sadece bir pozisyon tahmini hesaplanmayacak, ancak yeni bir kovaryans da hesaplanacaktır.Обчислюватиметься не лише оцінка нового положення, але й нова коваріація.
Koval, 31 Ocak 2006 tarihinde Moskova'daki apartman dairesinde 92 yaşında yaşamını yitirdi.Коваль помер у своїй московській квартирі 31 січня 2006 року у віці 92 роки.
Kovalent bağ, genellikle benzer elektronegatifliğe sahip atomlar arasında gerçekleşir.Ковалентний зв'язок найчастіше виникає між атомами із схожою високою електронегативністю.
Sonra da takımdan kovuldu.Його було звільнено з команди.
Rejim karşıtı olarak birçok kez kovuşturmaya uğradı.Сполучені Штати кілька разів відповіли відмовою.
Televizyondaki işinden de yeni kovulmuştur.Він звільняється з телекомпанії.
550 civarında fenni kovan mevcuttur.На території області закартовано близько 550 зсувів.
Koval, iş arkadaşlarına New Yorklu olduğunu ve ailenin tek çocuğu olduğunu söyledi.Коваль запевнив своїх колег, що нібито є уродженцем Нью-Йорка, холостяком та єдиною дитиною в родині.
Bunun üzerine Pascual kovuldu.І Теодор мав бути звільнений.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod