Ana içeriğe geç
Sözlük

kov ile cümle

kov kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bir süre kovaladıktan sonra geyiği bacağından okla yaralar.Na een tijdje stoppen ze even in verband met de schotwond in haar been.
Her ev yaklaşık olarak 8-10 arı kovanına sahiptir.Het vrouwtje heeft acht tot tien witte dorsale strepen.
Gebe olduğu anlaşılınca Artemis tarafından kovulur, Hera tarafından intikam hırsıyla bir ayıya dönüştürülür.Als ze aangevallen worden door een haai worden ze net op tijd gered door een harpoen.
Aynı tartışmalar kovalent süperiletkenler içinde vardır.Die onenigheid uit zich in gigantische taartgevechten.
Rolü aldım fakat sonra da beni kovdular."Nadat ik het stuk had afgewerkt, voelde ik mij bevrijd".
Kovalamaca sırasında Azrail, bir buz kütlesine basarak kayar ve düşüp ayağını kırar.Maar na een repetitie komt hij in de sneeuw lelijk ten val en breek zijn been.
Lienen, Ocak 2002'de takım lig sonuncusuyken kovuldu.In januari 1991 werd hij bij de laatste club ontslagen.
Yıllar yılı kovaladım.Jarenlange chantage volgde.
Bunlar Halife Emin'in sandalıni kovalanıp Emin'i yakaladılar.De wachters van Levold betrapten de dochter Alena en ze werd meegevoerd.
Rolün mükemmel olduğunu düşündü, ama yine kovuldu.Het bedrog werd ontdekt en hij werd weer gediskwalificeerd.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.In een actiethriller ligt de nadruk op gevechten, achtervolgingen, explosies en stuntwerk.
Bu dualar kötü ruhların kovulması ve ölünün sağlıklı bir şekilde öteki hayata geçmesi için gerekliydi.Alle drie achtten haar mentaal gezond genoeg om de executie door te zetten.
Bu kovada bir delik var.Er zit een gat in de emmer.
O, okuldan kovuldu.Hij werd van de school weggestuurd.
Hele yarın gelmesin, onu işten kovarım.Als hij morgen niet komt, dan ontsla ik hem.
O kova sızdırıyor.Die emmer lekt.
Yahudiler önce 1290'da İngiltere'den sonra da 1306'da Fransa'dan kovuldu.Żydzi zostali wygnani z Anglii w 1290 i z Francji w 1306.
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.W ten sposób uniknęli oni głodu i prześladowań.
"Umut umudu kovalıyor"."Wiara pochodnią nadziei".
Bunlar onu sürekli kovalayacak sevgililerdi.Bezustannie śledziła kochanków.
Kimi araştırmacılara göre Poe işten kovulmuştu ve bu yüzden romanı da yarım bırakmıştı.Niektórzy badacze sugerują, że Poe został zwolniony, co skłoniło go do przerwania prac nad powieścią.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Dochodzą one do obszernej, szczelinowej salki z pochylonym dnem.
Bir ahtapot zamanının %40'ını kovuğunda saklanarak geçirir.Osobnik może spędzić 40% czasu ukryty w swej norze.
Kovac daha sonra VH1 müzik kanalı için sunucu olarak çalıştı.Kovač pracował później jako prezenter muzycznej telewizji VH1.
Cena tekrar kazanınca Jericho, Raw Genel Müdürü Eric Bischoff tarafından kovuldu.Po walce wieczoru Jericho został zwolniony przez generalnego menadżera Raw Erica Bischoffa.
Bu amaçla, sinek kovucu kullanılabilir ve uygun kıyafet giyilebilir.Może to obejmować korzystanie z repelentów i noszenie odpowiednich ubrań.
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.Rozpoczyna swój bieg od ulicy Szkolnej.
Tom ikisini de kovalamaya başlar, Tom'a karşı renkli ateş toplarını kullanırlar.Jim walczył z nimi, używając pistoletu do przybijania gwoździ.
Bu komitenin amacı, kovuşturmaya uğrayan işçileri savunmak ve ailelerine yardım etmekti.Komitet Obrony Niesprawiedliwie Prześladowanych starał się wspierać dysydentów i ich rodziny.
Daha sonra işten kovuldu.Później zwolniony z pracy.
Ertesi hafta Angle, yaptıkları nedeniyle Strowman'ı üçlü tehdit maçından çıkardı ve şirketten kovdu.Ze względu na te wydarzenia, tydzień później Kurt Angle usunął Strowmana z walki i zwolnił z federacji.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Za nimi rusza pościg...
Gelen çetecileri silahıyla kovalıyordu.Za nimi podążali upowcy z bronią palną.
Üçlü arasında bir kovalamaca ve kavga başlar.Pomiędzy tą trójką wywiązuje się walka.
Bu özellikle Old West kovboyların arasında oynanan popüler oldu.Był on popularny szczególnie na Kujawach Zachodnich.
Uzun bir kovalamacadan sonra ekipler onu terk edilmiş bir binada kıstırır.Uciekając ze zrabowanym łupem, mężczyźni trafiają do opuszczonego budynku na odludziu.
Buna kızan gergedanlar onu kovalar.Zirytowany mężczyzna podąża za nią.
Bu arada annesi onu evden kovdu.Wyrzucił ją z domu.
Kötü ruhları kovar.Ma ona odganiać złe duchy.
Fakat WWF vs Alliance, Survivor Series 2001’den sonra kovuldu.Na Survivor Series 2001 został zwolniony z WWF.
Yetişkinlik yıllarında kovboy, sığırtmaç, çiftçi ve mevsimlik işçi olarak çalışmıştı.Od dzieciństwa pracował, m.in. jako pastuch, robotnik rolny i pracownik kopalni.
Ayrıca aniden beliren üç torpido bot da kovalamacaya dahil olur.Wkrótce potem w krążownik trafiły trzy kolejne torpedy.
Bu toplulukların çoğu 1948'den sonra yaşadıkları ülkelerden kovulmuşlardır.Wiele tutejszych domów została zburzona bezpośrednio po 1948.
Daha sonra da Jenny'yi kovalar.Razem z nim ucieka Jenny.
Genellikle silah kullanır ve maden arayıcısı, kovboy, korsan veya haydut olarak rol alır.Sam w kreskówkach zazwyczaj wciela się w rolę kowboja, bandyty lub pirata.
Aniden boşaltılmış kova Tommy'nin başına düşer ve onu öldürür.Na szczęście spada na niego gigantyczne jabłko i go zabija.
Yumurtalar kovuklara, kayalardaki çatlaklara bırakılır.Jaja są składane na twardych przedmiotach, skałach.
Gergedanlar ise Sid'in peşinden koşarak onu kovalarlar.Wściekły Chas goni go po domu.
Partinin ana amacı Fransızları bölgeden kovmaktı.Głównym celem owej partii jest wyprowadzenie kraju z Unii Europejskiej.
Ödülü Koval adına Rusya Savunma Bakanı Anatoliy Serdyukov aldı.Główny krytyk rosyjskiego ministra obrony Anatolija Serdiukowa.
Chang ve arkadaşları, Parker'ı kovalamaya başlıyorlar.Cruchot z przyjaciółmi rozpoczyna poszukiwania.
Kovuk, Weasley ailesinin evidir.Nora – dom zamieszkiwany przez rodzinę Weasleyów.
Çileden çıkan hekim küçük çocuğa küfür ederek onu kovar.Z depresji pomaga wyciągnąć go młody policjant.
Ormanlarda yaşarlar ve kovuklar içine yuva yaparlar.Wyprowadza się do lasu i buduje tam szałas.
Polis kovalamacaları yaşanır.To zatrzymało ścigających.
Aldığı kötü sonuçlar yüzünden 85 gün sonra kovulmuştur.Z programu odpadł po 85 dniach pobytu.
Askerlerimiz düşmanı kovaladılar ve avladıklarını ve kadınları ve çocukları, getirdiler.Ci natychmiast ścięli woźnicę, który prosił, żeby oszczędzili kobiety i dzieci.
Kovalama sonucu Jerry'i perdenin ipine bağlarlar.Przez to Jerry'ego spotyka ciągnięcie gaci.
Blair onu kovar.Szantażuje ją.
Modern kovanlarla arıcılık yapılmaktadır.Obecnie zastępowane trzewikami letnimi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod