Ana içeriğe geç
Sözlük

kov ile cümle

kov kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Donna Anna gorunur; maske giymis Don Giovanni'yi kovalamaktadır.Soudain, Anna apparaît, poursuivant Don Giovanni.
Lanetlendi ve cennet bahçelerinden kovuldu.Il fut chassé du Paradis et précipité en enfer.
Buna kızan gergedanlar onu kovalar.Furieux, celui-ci le chasse.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Quand Marge le découvre, elle devient furieuse et le jette hors de la maison.
Barney Marshall'a onu kovmasını söyler.Celui-ci supplie Barney de l'engager.
9 Av - (1290) Yahudiler İngiltere'den kovuldu.Un siècle plus tard (en 1290), les Juifs sont ensuite expulsés de toute l'Angleterre.
Bizim mevzilerimizin en yüksek ve en merkezi yerine birbirini kovalayan dalgalar halinde yükleniyorlar.”Les couches supérieures s'effondraient à leur place, tandis qu'on rechargeait le haut par les gueulards.
Bu nedenle grup tekrar kovuldu.En conséquence, l'ensemble du personnel a été licencié.
Koval, 31 Ocak 2006 tarihinde Moskova'daki apartman dairesinde 92 yaşında yaşamını yitirdi.Koval est mort le 31 janvier 2006 à Moscou à l'âge de 92 ans.
Anlaşmaya göre büyük kuzeni kovulmak zorundaydı.Il disait que le premier consul l’y avait déporté.
Tazılar ise hareket hâlindeki bu yapay tavşanı kovalar.Ces chiens poursuivent un lièvre ou un lapin artificiel sur un circuit.
Ama kibiri yüzünden Cennetten kovuldu.Pour cela, il a fut chassé du Paradis.
Bu toplulukların çoğu 1948'den sonra yaşadıkları ülkelerden kovulmuşlardır.La plupart son expropriés après 1948.
Banu Nadir de 625'te kovuldu.Thibaut a été canonisé en 1270.
Kız ise büyücüler tarafından kovalandığını söyler.Le jeune garçon découvrent qu'ils sont des magiciens.
Haçlılar yerli halkça kovuldu.Les populations indigènes furent souvent férocement traitées.
Beni kovmak mı istiyorsunuz?Voulez-vous m'assassiner ?)
Yaklaşık 20 ila 50 arasında izci arı yeni kovan yeri bulmak için etrafa dağılır.Enfin de 5 à 20 % des butineuses se transforment en éclaireuses explorant de nouveaux sites de nourritures.
Rolü aldım fakat sonra da beni kovdular."Elles m’ont provoqué, et m’ont trouvé ! ».
Takımın koçu Paul Westphal 28 Kasım tarihinde görevinden kovuldu.Brown et son adjoint Brian Horton sont licenciés le 14 décembre.
"Umut umudu kovalıyor"."La Fin de l'espoir."
Aniden boşaltılmış kova Tommy'nin başına düşer ve onu öldürür.Le seau se détache et tombe sur la tête de Tommy qui meurt sur le coup.
Ormanda sürekli kovaladığı biri vardır.Un homme part chasser en forêt.
550 civarında fenni kovan mevcuttur.Il régna aux alentours de 530.
Erwin Jaenecke 31 Ocak 1945'te ordudan kovuldu.Gniewkowo est libéré par l’Armée rouge le 21 janvier 1945.
Babasına isyan eden ve konaktan kovulan İdris, Edhem’i kandırıp ihanete zorlar.Qui cum Patre, et Filio simul adorátur, et conglorificátur : qui locútus est per Prophétas.
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Ceux-ci firent raser les murailles pour se faire des jardins ou des habitations.
Azrail kılıcını evlerdeki kovalarda yıkadığına inanılırmış.La clémence remettant dans son fourreau son épée.
Gandalf Théoden'i Saruman'ın ihaneti hakkında uyardı fakat Théoden Gandalf'ı Tekev'den kovdu.Gandalf libéra Théoden de l'emprise de Saruman, alors qu'Éowyn demeurait fascinée par Aragorn.
Ekim 1941'e kadar geçen sürede 15.000 Yahudi Bratislava'dan kovulup çalışma kamplarına gönderildi.En octobre 1941, 15 000 Juifs sont expulsés de Bratislava.
300 Adet fenni arı kovanı bulunur.D'autres 60 boisseaux d'avoine.
Kovalevskaya'nın adının birçok alternatifi vardır.Le nom de famille Van Goetsenhoven comporte de nombreuses variantes.
Yahudiler Bern'den kovuldu.Les Jésuites sont expulsés de Guyane.
Bu arada annesi onu evden kovdu.Elle le vire de chez elle.
Tortola'yı yurt edinen Felemenkli korsanlar 1666'da İngilizler tarafından kovuldu.Tous les Hollandais furent expulsés par des flibustiers anglais en 1666.
Sonra eve girmek için iki adamı öldürür ve kazayla biten bir kovalamaca başlar.En route, il est poursuivi par deux policiers et finit par en tuer un.
Baş antrenör Flip Saunders kovulup yerine Randy Wittman gelince takımda daha çok süre bulmaya başladı.Le coach Flip Saunders est renvoyé et remplacé par son assistant Randy Wittman.
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.Ils s'y rendent et réussissent à leur reprendre la boîte, tout en se faisant passer pour morts.
Rolün mükemmel olduğunu düşündü, ama yine kovuldu.Sa tentative échoue et il est renvoyé de nouveau.
Kovalamaca uzunca sürer ta ki gizemli bir asker tarafından vurulana kadar.Howard s'enfuit mais est abattu par un tireur mystérieux.
Geriye sadece üç genç kalır ve bir kovalamaca başlar.Elle reste auprès des trois autres garçons et poursuit leur quête.
O gece Darla'yı kovmuştur.Il va alors faire la rencontre de Darla.
Bir kısmı avlarını kovalayarak veya üzerlerine sıçrayarak yakalar.D'autres le font naître à Moûtiers ou dans ses environs.
Bunu Ağustos ayında Kovno (Kaunas) ve Grodno (Hrodna)'nun Ağustos ayında düşüşü izledi.Ce succès est suivi de la conquête de Kaunas et de Hrodna en août.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.Une grande complicité s'installa entre eux.
Bruce, hiç de kibar olmayan bir tavırla konuklarını malikaneden kovar.Bugs part, de mauvaise grâce.
Bu süreç kapsamında Rita Mae Brown gibi NOW'un etkin lezbiyen üyeleri örgütten kovuldular.Le véritable auteur de cette citation est Rita Mae Brown, dans Sudden Death.
Sovyet devleti tarafından artan antisemitizm yüzünden kovuldu.Pis le voilà accusé d’antisémitisme.
Kovulan Yahudilerin büyük bölümü Polonya'ya kaçmıştır.Un grand nombre parmi les Juifs expulsés fuient vers la Pologne ou la Lituanie.
Bu karşılaşmadan sonra Kova Yaşar lakabıyla anılmaya başlamıştır.Et c'est à partir de cet épisode qu'elle commence à sortir avec Cappie.
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.Elle lutte contre les délits commis sur la voie publique.
Noter giysilerini çıkardıkları zaman kim oldukları anlaşılır ve oradan kovulurlar.Après le départ de celui-ci, ses partisans sont pris à partie et doivent fuir Owando.
Sen kovuldun.Está despedido.
Kedi fareyi kovaladı ama onu yakalayamadı.El gato persiguió al ratón, pero no lo pudo atrapar.
O, iş yerinde dalga geçtiği için kovuldu.Él fue despedido por andar bromeando en el trabajo.
Patron bir çalışanını kovmayı düşünüyor.El jefe está pensando en despedir a un empleado.
Tom'u kovdun mu?¿Has echado a Tom?
Kovulacağımı düşünmemiştim.No pensé que me fueran a despedir.
Beni kovmak mı istiyorsunuz?¿Quieren despedirme?
Eğer bir grup erkek varsa, bunlar uçarak tek bir erkek kalana kadar dişiyi kovalar.Si hay un grupo de machos persiguen a la hembra volando hasta que quede solo uno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kov ile cümle - Sayfa 30 - kov kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App