kot ile cümle
kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O gördüğüm en kötüsüdür.That's the worst I've seen.
O öğretmen fazla kötü değil.That teacher isn't too bad.
Sana onun kötü bir fikir olduğunu söylüyorum.I tell you it's a bad idea.
Onlar oldukça kötü olasılıklar.Those are pretty bad odds.
O otopsiyi kötü biçimde yaptılar.They botched that autopsy.
Tom kendisini kötü biçimde ifade ediyor.Tom expresses himself badly.
Tom için çok kötü bir gün.It's a very bad day for Tom.
Sen gerçekten en kötüsün.You really are the worst.
Tom'un iyi ve kötü günleri var.Tom has good days and bad.
Burası o kadar da kötü değil.It's not so bad up here.
Kötü bir şey mi var?Is there anything worse?
Orası ne kadar kötü?How bad is it out there?
Para Tom'u kötü yola sürüklüyordu.Money was corrupting Tom.
Bu sadece saf kötülük.This is just pure evil.
Kötü bir sonuç değildi.It wasn't a bad result.
Gerçekten kötü gözlerim var.I have really bad eyes.
Bu kötü bir takım değil.This isn't a bad team.
Takım çok kötüydü.The team was terrible.
Para çok kötüdür.The money is terrible.
Tom kendini en kötüsüne hazırladı.Tom expected the worst.
Tom en kötü ihtimalin gerçekleşeceğini umdu.Tom expected the worst.
Çok kötü oynuyorduk.We played very badly.
Tom o kot pantolonu sevdi.Tom loved those jeans.
Kesinlikle kötü hissediyorum.I certainly feel bad.
Her şey kötü görünüyor.Everything looks bad.
Herkes kötü görünüyordu.Everybody looked bad.
Bu kötü haberdir.That's the bad news.
Tom kötü şekildeydi.Tom was in bad shape.
Benim hayatım çok kötü.My life is terrible.
Tom gerçekten kötü hissediyor.Tom really feels bad.
Bu kötü bir rüya mı?Is this a bad dream?
Bu kötü bir şey.This is a bad thing.
Bir çeşit kötü şaka olmalı.It must be some sort of a bad joke.
Biz oldukça kötüydük.We were pretty bad.
Bu hiç de kötü değil.This isn't all bad.
Bu kötüleşebilir.This could be huge.
Onlar bizi kötü yendi.They beat us badly.
Bugün daha kötüydü.It was worse today.
O kötü zamanlamaydı.It was poor timing.
Kötü durumdaydım.I was in bad shape.
Tom kötü bir adam.Tom is an evil man.
Tom kötü bir zaman geçirdi.Tom had a bad time.
Biz kötü ebeveyn miyiz?Are we bad parents?
Tom daha kötü yapabilirdi.Tom could do worse.
Tom kötü yazıyor.Tom writes badly.
Biz o kadar kötü değiliz.We aren't so bad.
O çok kötüydü.It was very bad.
Bu iyi mi yoksa kötü mü?Is this good or bad?
Tom bol kot pantolon giymişti.Tom wore baggy jeans.
Fransızcan kötü değil.Your French isn't bad.
Biz gerçekten kötü durumdayız.We're in really bad shape.
Çok kötü şansımız var.We have too much bad luck.
Bir insan kötü alışkanlıkları bırakmak için asla çok yaşlı değildir.One is never too old to unlearn bad habits.
Tom burada olmadığı için kötü hissediyorum.I feel bad that Tom isn't here.
Aspirin çiğnemek kötü bir fikirdir.Chewing aspirin is a bad idea.
Bu opera çok kötü.This opera is awful.
O şimdiye kadarki en kötü filmdi.That was the worst movie ever.
Tom ve Maria kötü gülüşlerini birlikte uyguladılar.Tom and Maria practiced their evil laughs together.
O kot pantolonu satın almıyoruz. Parasını sokağa atıyoruz.We're not buying those jeans. It's throwing good money after bad!
Burada kötü bir şey olacakmış gibi görünmüyor.Nothing bad ever seems to happen here.