kot ile cümle

kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İşler aniden kötüye gitmeye başladı.Things took a sudden turn for the worse.
O hayal edebileceğim en kötü şeydi.That was the worst thing I could imagine.
Onların kötü insanlar olduklarını düşünmüyorum.I don't think they're bad people.
Sır tutmakta kötüyüm.I'm bad at keeping secrets.
Ona yanlışlıkla bağırdım ve kendimi gerçekten kötü hissettim.I yelled at him by mistake and I felt really bad.
Tom emniyet kemerini takıyor olsaydı o kadar kötü yaralanmazdı.If Tom had been wearing his seat belt, he wouldn't have been injured so badly.
Tom geçen hafta kötü bir nezle geçirdi.Tom had a bad cold last week.
Kotava'yı konuşuyor musun?Do you speak Kotava?
Senin hakkında pek çok kötü şeyler duydum.I've heard so many bad things about you.
Hiç görmediysen kötü bir film olduğunu nereden bileceksin?How do you know it's a bad movie if you've never even seen it?
Tom ve Mary kötü bir anne babadır.Tom and Mary are bad parents.
Ne kadar kötü bir şoförsün?How bad a driver are you?
Baş ağrın ne kadar kötü?How bad is your headache?
Bu nasıl daha da kötüleşebilir?How can it get any worse?
Tom'un çok kötü bir huyu var.Tom has a very bad temper.
Hayal edebileceğiniz her şeyden daha kötüdür.It's worse than anything you could imagine.
Hiçbir şeyin kanser kadar kötü olamayacağını düşünüyordum.I thought nothing could be as bad as cancer.
Bu baş ağrılarım kötüleşiyor.These headaches of mine are getting worse.
Bu başağrılarım gittikçe kötüleşiyor.These headaches of mine are getting worse and worse.
Daha kötü zamanlar bekleniyor.Worse times are expected.
Bu çok kötü şekilde sona erebilir.This could end very badly.
Tom bir çizgi roman kötü adamıdır.Tom is a comic book villain.
Ben kötüyüm.I'm bad.
Ben kötü kokuyorum.I smell bad.
Korkarım ki, sizin için başka kötü haberlerim var.I'm afraid that I have some other bad news for you.
Kötü yaralanmadım.I didn't get badly hurt.
Fadıl kötü bir şey yapmadı.Fadil didn't do anything bad.
Kötü davranışa rağmen, Dania, Fadıl'la kalmayı seçti.Despite the abuse, Dania chose to stay with Fadil.
Kötü incindim.I'm hurt bad.
Tom kötü huylu bir narsisist.Tom is a malignant narcissist.
Tom'un diz yaralanması ne kadar kötüydü?How bad was Tom's knee injury?
Kimsenin Tom için kendini kötü hissetmemesi gerekir.No one should feel bad for Tom.
İşlerin bu kadar kötüye gitmesine nasıl izin verebildiler?How could they have let things get so bad.
Boston gerçekten bu kadar kötü bir yer mi?Is Boston really such a bad place?
Her şeyi son dakikaya bırakma şeklinde kötü bir alışkanlığım var.I have the bad habit of leaving everything to the last minute.
Genellikle kot pantolon ve bir t-shirt giyerim.I often wear jeans and a T-shirt.
Ben gruptaki en kötü şarkıcıyım.I'm the worst singer in the group.
Burası ve Tom'un evi arasındaki yol oldukça kötü.The road between here and Tom's is pretty bad.
Kötü gözlerim var.I have bad eyes.
Asla kötümser olmadım.I never was pessimistic.
Kötü biçimde davrandım.I behaved badly.
Kötü bir kaybeden olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm a bad loser.
Genellikle mavi kot pantolon ve mavi bir gömlek giyerim.I often wear blue jeans and a blue shirt.
Tom bu kadar kötü olan ne yaptı?What did Tom do that was so bad?
En kötüsünün bittiğini söylerdim.I would say the worst is over.
Üzerimde kot pantolonum vardı.I had jeans on.
Ben o kadar kötü değilimI'm not that bad.
Kötü bir şekilde yaralandım.I was badly hurt.
Kendini fazla kötü hissetme.Don't feel too bad.
Fırtına kötüydü.The storm was bad.
Hepimiz kendimizi kötü hissettik.We all felt bad.
Tom, Mary'nin başına kötü bir şey gelmediğinden emin olmak istedi.Tom wanted to make sure that nothing bad happened to Mary.
Kötü bir kalbim var.I have a bad heart.
Tom düşündüğün kadar kötü değil.Tom isn't as bad as you think.
Ben kötü bir golfçüyüm.I'm a bad golfer.
Ben kötü durumdayım.I'm in bad shape.
Ben o kadar kötü değildim.I wasn't that bad.
Ben kötü bir öğrenciyim.I'm a bad student.
Kötü şekilde yanmıştım.I was badly burned.
Kötü bir öğrenciydim.I was a bad student.

İlgili Sayfalar