kot ile cümle

kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yaşamımın en kötü günüydü.It was the worst day of my life.
"Tom Mary'den ayrıldı." "Bu kötü bir şey mi?""Tom broke up with Mary." "Is that a bad thing?"
Bu gerçekten kötü şans!This is really bad luck!
Kötü şans getirme.Don't bring bad luck.
Yaptıklarımı yapmam konusunda kendimi kötü hissettirme.Don't make me feel bad about doing what I did.
Ağabeyim sana kötü davrandığı için beni eleştirme.Don't lash out at me just because my brother treated you badly.
Kendini kötü hissetme. Tom bana da hediye vermedi.Don't feel bad. Tom didn't give me a present either.
Göründüğü kadar kötü değil.It isn't as bad as it seems.
Tom seni severdi. Birbirinizle hiç tanışmamış olmanız çok kötü.Tom would've liked you. It's too bad that you never met each other.
Tom kot pantolonunu giymeye başladı.Tom began to pull on his jeans.
Öyle kötü bir baş ağrısı vardı ki toplantıyı iptal etmek zorunda kaldı.He had such a bad headache that he had to cancel the meeting.
Onun kötü bir etkisi var.He's a bad influence.
Tom Mary'nin John üzerinde kötü bir etkisi olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary has a bad influence on John.
Sabahleyin o hâlâ kötü bir ruh hali içindeydi.In the morning, he was still in a bad mood.
Kot pantolonunu nerede çıkardın?Where did you take your jeans off?
O ne kadar kötüydü?How bad was it?
Hasar ne kadar kötü?How bad is the damage?
Ne kadar kötü?How bad is it?
O kötü bir çocuk değil.He's not a bad boy.
O kötü bir adam değil.He's not a bad guy.
O kötü bir kız değil.She's not a bad girl.
Söylediğim hakkında kötü hissediyorum.I feel bad about what I said.
Kötü hissettiğini biliyorum.I know you feel bad.
Sandığından daha kötü.It's worse than you think.
Ben kötü bir dansçıyım.I'm a terrible dancer.
Ben kötü bir gün geçirdim.I've had a horrible day.
Daha kötü olabilirdi.It could be worse.
O gerçekten kötüydü.That was really bad.
Bu kötü kokuyor ama tadı iyi.This smells bad, but it tastes good.
Bu gerçekten kötü.This is really bad.
Ölümden daha kötü birçok şey var.There are many things worse than death.
Şimdi kendimi kötü hissediyorum.Now I feel bad.
Benim nezlem daha kötüleşiyor.My cold is getting worse.
Soğuk algınlığına yakalanman çok kötü.It's too bad you've caught a cold.
Biraz daha kalamaman çok kötü.It's too bad you can't stay a little longer.
Bugün bizimle gelememen çok kötü.It's too bad you can't come with us today.
Tom'un insanlarla ilişkilerinin kötü olduğunu herkes biliyor.Everyone knows Tom has poor people skills.
Onun kötü bir dili vardır.She has a wicked tongue.
Bana kötü davrandı.They treated me badly.
O bana kötü davrandı.He treated me badly.
O iyilikten çok kötülük yapar.It does more harm than good.
O iyilikten daha çok kötülük yaptı.It did more harm than good.
Yüzmede kötüyüm.I'm bad at swimming.
Ne sıklıkta kotlarını yıkarsın?How often do you wash your jeans?
Ne kadar kötü olabilir?How bad can it be?
Ben bunun kötü bir fikir olduğunu sana söyledim.I told you it was a bad idea.
O kalp için kötü.It's bad for the heart.
Bu şimdiye kadar yaptığım en kötü şey.This is the worst thing I've ever done.
Bu ampüllerin hepsi kötü olamaz.These light bulbs can't all be bad.
Haber tamamen kötü olamaz.The news can't all be bad.
İşler bu kadar kötü olamaz.Things can't be all that bad.
Onların hepsi kötü olamaz.They can't all be bad.
Tom o kadar kötü olamaz.Tom can't be that bad.
Tüm kötü şansın için Tom'u suçlayamazsn.You can't blame all your bad luck on Tom.
Zararın ne kadar kötü olduğunu söyleyemem.I can't tell how bad the damage is.
Bunun beni ne kadar kötü hissettirdiğini sana söyleyemem.I can't tell you how bad this makes me feel.
Senin Fransızcada kötü olduğunu söylediğini sanıyordum.I thought you said you were bad at French.
Gemi için kötü bir isim bu.That's a bad name for a ship.
Gemimiz kötü biçimde hasarlıdır.Our ship is badly damaged.
Durum kötüleşti.The situation has deteriorated.

İlgili Sayfalar