kot ile cümle
kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Durum kötüleşiyor.The situation is deteriorating.
O aslında o kadar kötü değildi.It actually wasn't that bad.
Tom'un aşçılığı aslında çok kötü değildi.Tom's cooking was actually not so bad.
O kötü bir şey değil.It's not a bad thing.
Onun hakkında hâlâ kötü hissediyorum.I still feel bad about it.
Savaş kötüdür.War is evil.
Tom'un başına kötü bir şey geldi.Tom got in trouble, didn't he?
Kötü görünüyorsun.You look terrible.
Durumun daha da kötüye gitmemesini umalım.Let's hope the situation doesn't get any worse.
İşler kötüye gitmeden gidelim.Let's go before things get worse.
O teniste oldukça kötü.He's pretty bad at tennis.
Tom seni kötü bir şekilde istiyor.Tom wants you badly.
Tom kot giymek istiyor.Tom wants to wear jeans.
Tom'u çok kötü görmek istiyorum.I want to see Tom so bad.
Biz herhangi bir kötü tanıtım istemiyoruz.We don't want any bad publicity.
Kötü bir şey olmasını ister misin?Do you want something bad to happen?
Artık kötü adam olmak istemiyorum.I don't want to be the bad guy anymore.
Tom'un başına kötü bir şey gelmesini istemiyordum.I didn't want Tom to get in any trouble.
Onlar için kendimizi kötü hissediyoruz.We feel bad for them.
Akıl iyi bir uşak fakat kötü bir efendidir.The mind is a good servant, but a poor master.
İyi mi yoksa kötü haber mi istiyorsun?Do you want the good news or the bad news?
O kadar kötü olmadığımı görmeni istedim.I wanted you to see that I'm not all that bad.
Daha kötü bir şey yapmadan önce Tom'un durdurulmasını istiyorum.I want Tom stopped before he does anything worse.
Sen ilk hangisini istersin, iyi haberleri mi veya kötü haberleri mi?Which do you want first, the good news or the bad news?
Yeni patronla kötü bir başlangıç yapmak istemiyorum.I don't want to get off on the wrong foot with the new boss.
Tom'un durumunu öncekinden daha kötü hale getirmesini istemiyorum.I don't want Tom to make the situation any worse than it already is.
Kötü bir rüya gördüm.I had a bad dream.
Sadece kötü bir rüya.It's just a bad dream.
Kötü bir rüya gibi.It's like a bad dream.
O sadece kötü bir rüyaydı.It was just a bad dream.
Az önce kötü bir rüya gördüm.I just had a bad dream.
Herkesin kötü rüyaları vardır.Everybody has bad dreams.
Tom'un sağlığı bir süredir kötüye gidiyor.Tom's health has been deteriorating for some time.
Bize kötü bir şey olmayacağını umuyorum.I hope something bad doesn't happen to us.
Ben problem daha kötü olmadan bir şey yapsam iyi olur.I'd better do something before the problem gets any worse.
Tabaklama kötü kokulu bir iştir.Tanning is stinky work.
Bu şimdiye kadar en kötü gündü!Worst day ever!
Hiç kimse sana kötülük etmeyecek.No one will harm you.
Kötü şansları önlemek için tuz serpiyoruz.We sprinkle salt to ward off bad luck.
Sen kötüsün.You're evil.
Şunu kabul edelim ki bu cümle tamamen kötü.Let's face it: this sentence is simply bad.
Tom kötü biri.Tom's wicked.
Durum bizim sandığımızdan daha kötü.The situation is a lot worse than we imagined.
Onlar kötü.They're evil.
Benim kötü bir kalbim var. Koroner arter hastalığı.I've got a bad heart: coronary artery disease.
Kötü bir ruh hali içinde misin?Are you in a bad mood?
Kötü talih!Tough luck!
Çin'deki kirlilik Doğu Avrupa'da olduğu gibi gittikçe kötüleşiyor.As in Eastern Europe, pollution in China is getting worse and worse.
Kötü, iyi olur daha kötü gerçekleştiğinde.Bad becomes good when worse happens.
Elim kötüydü.I got dealt a bad hand.
Küçük hayvanlara kötü davranma!Don't mistreat small animals!
Madrid'in havası benim için kötüdür.Madrid's air is bad for me.
O, kötü bir çocuk değil.He's not a bad kid.
Ne kötü bir film!What a bad movie!
Linda'nın meyvesi kötüdür.Linda’s fruit is bad.
Ondan daha kötü bir şey yoktur.There's nothing worse than that.
İyi hissetmiyorum veya daha doğrusu, kötü hissediyorum.I don't feel good or rather, I feel terrible.
Kötü gelir.Bad comes.
Eğer kötülük verirseniz kötülük alırsınız.If you give evil, you will receive evil.
Biz kötümseriz.We're pessimistic.