kot ile cümle

kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom öldürülmeden önce kötü bir biçimde dövüldü.Tom was badly beaten before being killed.
O kötü adam tutuklandı.That bad person was arrested.
Şu andan itibaren işler kötüye doğru gidecek.From here on out things are going to change, for the worse.
Neden hep bu kadar kötüsün?Why are you always so evil?
O kötü görünüyordu.That looked bad.
Göründüğünden daha da kötüdür.It's even worse than it looks.
Bu kötü bir şey değil.This isn't a bad thing.
Bana çok kötü gelmiyor.It doesn't sound too bad to me.
Yapabileceğiniz en kötü şey budur!That is the worst thing you can do!
Tom kötü şekilde düştü.Tom took a bad fall.
O kötü bir fikirdi.It was a bad idea.
Bu daha da kötüleşiyor.It gets worse.
Kötülük doğmaz, öğrenilir.Evil isn't born, it is taught.
Onlar için kötü hissediyorum.I feel bad for them.
O adam için kendimi kötü hissediyorum.I feel bad for that guy.
O kötü bir şofördür.She's a terrible driver.
Hizmet çok kötüydü.The service was very bad.
Kötü olmayın.Don't be evil.
Bu,çevre için kötü.This is bad for the environment.
En kötü durum senaryosunda elimizden geldiği kadar mutlu görünmek zorunda kalacağız.In the worst case scenario we'll just have to look as happy as we can.
Sen kötü birisin.You are a bad person.
Ben kötü bir insanım.I am a bad person.
O kötü bir kişi.He is a bad person.
Bu, iş için kötü.It's bad for business.
O kötü kokuyor.He smells bad.
Onlar kötü kokuyor.They smell bad.
Karnım çok kötü ağrıyor.I've got a bad stomachache.
Tom Mary'ye köpek gibi kötü sözler söylüyor.Tom is calling Mary names.
Mary kız kardeşine köpek gibi kötü laflar söylüyor.Mary is calling her sister names.
Kötü şakalardan nefret ederim.I hate dirty jokes.
En kötü düşmanımla el sıkışıyorum.I am shaking hands with my worst enemy.
Telefon gecenin ortasında çaldığında o hemen bir şeyin kötü olduğunu bildi.When the phone rang in the middle of the night, she immediately knew something was wrong.
Sistem çok kötü.The system is rotten.
Onlar sadece kötü.They're just evil.
Senin için kötü haberim var.I have bad news for you.
O kötü bir yalancıdır.He's a bad liar.
Sen kötü bir yalancısın.You're a bad liar.
Kötü bir karar verdi.He made a bad decision.
Dişlerimi gösteremem. Kötü bir durumdalar.I cannot show my teeth. They are in a bad state.
Bu etin kötü bir kokusu var.This meat has a bad smell.
Bu meyvenin tadı kötü.This fruit tastes bad.
Bu kötü bir zaman.It's a bad time.
O, düşük belli kot pantolon giyiyor.She's wearing low-rise jeans.
Yağlama sistemi kötü dizayn edilmişti.The lubrication system was poorly designed.
O iyi ve kötü arasındaki farkı nasıl söyleyeceğini bilmiyor.She doesn't know how to tell the difference between good and evil.
Onun tembelliği gelecek için kötü bir işaret.His laziness is a bad sign for the future.
Biri diğeri kadar kötü.One's as bad as the other.
Neden Tom'a köpek gibi kötü sözler söylüyorsun?Why are you calling Tom names?
En kötüsünden korkuyorduk.We feared the worst.
En kötüsünden korktum.I feared the worst.
Tekeller kötüdür.Monopolies are bad.
Kötü bir gün geçirdi.He had a bad day.
O çok kötü mü?Is that so bad?
Kötü bir tavşandı.It was a bad rabbit.
Bu eti yememelisin. Kötü kokuyor.You shouldn't eat this meat. It smells bad.
Bu kötü haber.This is bad news.
Tom iş yerinde kötü bir gün geçirdi.Tom had a rough day at work.
Kötü kokuyor.It smells bad.
Kötü bir haberim var.I've got some bad news.
Hayatımın en kötü gecesiydi.It was the worst night of my life.

İlgili Sayfalar