kot ile cümle

kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kötü alışkanlığa bir bulaşırsan, ondan kolayca kurtulamazsın.Once you've formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
2011 yılının kötü tanınmış deyimi "Kebap cinayetleri"dir.The notorious expression of the year 2011 is "Kebab murders".
2011 yılının en kötü şöhretli ifadesi "Kebap cinayetleridir."The most infamous expression for the year 2011 is "Kebab murders".
Çizim kötü.The drawing is bad.
Hava raporu kötü.The weather report is bad.
Tom'un bir kötü ikiz erkek kardeşi var.Tom has an evil twin brother.
Onun durumu daha kötü olabilirdi.His condition could have been worse.
Tek bir kalpte böyle kötülük görmemiştim!Never had I seen such evil in a single heart!
Ben senin en iyi arkadaşın ya da en kötü düşmanın olabilirim.I can be your best friend or your worst enemy.
Annemin kötü ruh hali geçicidir.My mother's bad mood is transient.
Bunun için kötü hissetmek zorunda değilsiniz.You don't have to feel bad for that.
İçimde kötü bir his var.I have a bad feeling.
O kötü bir mağlup.He's a bad loser.
Çorap kötü kokuyor.The socks stink.
Bunu bırakmak zorundayım. Kötü bir alışkanlık.I have to stop that. It's a bad habit.
Başarısızlığını kötü şansa bağladı.She blamed her failure on bad luck.
O, şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde.She's in a fairly bad mood now.
Hepimizin iyi ve kötü günleri vardır.We all have our ups and downs.
Kötü havadan dolayı, gitmedim.Because of the bad weather, I didn't go.
Kötü hava yola çıkmamızı engelledi.Bad weather prevented us from departing.
Bazı insanlar onun kötü bir fikir olduğunu düşünüyorlar.Some people think it's a bad idea.
O kötü bir cadı.She's a nasty witch.
Bunlar kötü zamanlar.These are bad times.
Kötü bir karın ağrım vardı.I had a bad stomachache.
Henüz kötü soğuk algınlığımdan kurtulmadım.I haven't got rid of my bad cold yet.
Kötü soğuk algınlığımdan henüz kurtulmadım.I haven't gotten rid of my bad cold yet.
Kötü üşütmemi henüz atlatamadım.I haven't gotten over my bad cold yet.
İtalya kendi tarihindeki en kötü ekonomik krizin içinde.Italy is having the worst economical crisis in its history.
İtalya, tarihindeki en kötü ekonomik krizi yaşıyor.Italy is having the worst economical crisis in its history.
Kötü haber nedir?What is the bad news?
Sınavda çok kötüydüm!I did so bad in the exam!
Hava kötü olmasına rağmen dışarı çıkmaya karar verdim.Even though the weather was bad, I decided to go out.
Tom bazı kötü yatırımlar yaptı.Tom made some bad investments.
Mary, kötü oğlanlarla takılmaktan hoşlanır.Mary likes to hang out with the bad boys.
Mary kötü bir kız.Mary is a bad girl.
Bu kitap gençlik üzerinde kötü etkisi olmakla suçlandı.This book was accused of having a bad influence on youth.
Tom, bilgisayarının kötü bir ruh tarafından ele geçirildiğini düşünüyor.Tom thinks that his computer is possessed by an evil spirit.
Tom kötü şekilde dövüldü.Tom was badly beaten up.
Tom kötü bir izlenim bıraktı.Tom made a poor impression.
İşler gittikçe daha kötü oluyor gibi görünüyor.Things seem to be getting worse and worse.
Tom'un kötü bir mizah duygusu vardır.Tom has a wicked sense of humor.
Devir kötü.Times are tough.
Çok kötü bir kulak ağrım var.I have a very bad earache.
Bu, şimdiye kadar gördüğüm en kötü filmlerden biridir.This is one of the worst movies that I have ever seen.
Pohpohlayan bir arkadaş senin en kötü düşmanındır.A flattering friend is your worst enemy.
Böylesine kötü bir yön duyun var!You have such a poor sense of direction!
Hayatımın en kötü anıydı.It was the worst moment of my life.
Herkesin iyi noktaları ve kötü noktaları vardır.Everyone has good points and bad points.
Herkesin iyi ve kötü noktaları vardır.Everyone has good points and bad points.
Bazı insanlar çok kötüdür.Some people are evil.
Tom kötüdür.Tom is evil.
Tom'un kötü bir hijeni var.Tom has poor hygiene.
Bu göründüğü kadar kötü değil.It's not as bad as it seems.
En iyiyi umut et; en kötüye hazırlan.Hope for the best; prepare for the worst.
İşler sadece kötüleşebilir.Things can only get worse.
Bu ne kötümserlik!What a pessimism!
Tom kötü bir şeyin ona olabileceğini düşünüyor.Tom thinks that nothing bad can happen to him.
Tom daha kötü haber aldı.Tom got some more bad news.
Durum düşündüğümden daha kötü.The situation is worse than I'd thought.
O, o kadar kötü değil.It's not that bad.

İlgili Sayfalar