Değil mi? Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.- правильно? - а с другой - мое понятие сущности только что потеряло всякую объективность.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Aan de andere kant had mijn definitie van zelf een hoop aan geloofwaardigheid ingeboet.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Å andra sidan hade min definition av självet just förlorat en stor del av sin trovärdighet.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.A másik oldalról azonban az énem definíciója jókorát vesztett hitelességéből!
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Auf der anderen Seite, verlor meine Definition meines Selbsts ein großes Stück Glaubwürdigkeit.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Dall'altro lato, la mia definizione di sé aveva perso punti in credibilità.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Dan di sisi lain, pengertianku atas diri baru saja kehilangan sebongkah besar kredibilitasnya.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.D'autre part, ma définition du moi venait de perdre un énorme pan de sa crédibilité.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.다른 한면으로 보면, 제 자신에 대한 정의는 그 신빙성에서 상당한 부분을 잃은거죠.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Mặt khác, định nghĩa của tôi về bản ngã đã mất đi nhiều tính tin cậy của nó.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Na druhou stranu, definice mého já právě ztratila ohromnou část své důvěryhodnosti.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Pe cealaltă parte, definiţia mea pentru eu şi-a pierdut o mare parte din credibilitate.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Por outro lado, minha definição de Eu perdeu uma grande parte da sua credibilidade.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Y, por otro lado, mi definición del sí mismo acababa de perder gran parte de su credibilidad.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Z drugiej jednak, moja definicja własnego 'ja' utraciła kawał swojej wiarygodności.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.Από την άλλη, ο ορισμός του εαυτού μου μόλις είχε χάσει ένα τεράστιο μέρος της εγγυρότητάς του.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.От друга страна, моята дефиниция за Аз-а изгуби значително от своята правдоподобност.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.אך מצד שני, הגדרת העצמי שלי איבדה חלק נכבד מהאמינות שלה.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.ولكن من جهة أخرى، تعريفي لذاتي فقد للتو جزء كبير من مصداقيته.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.大きく信憑性を失くしてしまったのです でも 信頼できたものや
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.系另一方面, 我對自我嘅定義 就咁樣失去一大部分可信性。
Dünyanın çok iyi derecede bağlanmış olan bölgeleri var. Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varMezi Londýnem a New Yorkem je v zásadě ohromná letecká dálnice.
Düşünebiliyor musun? Sadece eşyalarına bakmakla meşgul olan koskoca bir meslek var.Immagina che.Cè un intera industria che stocca e guarda la tua roba.
Gerçekten inanılmazdı. Bu büyük, koskocaman bacalar.Bolo to úžasné.
Gerçekten inanılmazdı. Bu büyük, koskocaman bacalar.그것은 놀라웠습니다. 이 거대한 굴뚝들. 어마어마한 거대 굴뚝들.
Gerçekten inanılmazdı. Bu büyük, koskocaman bacalar.זה היה מדהים. הארובות הענקיות האלה. ארובות ענק עצומות.
Gerçekten inanılmazdı. Bu büyük, koskocaman bacalar.لقد كانت رائعة. كانت عبارة عن مداخن متناهية الضخامة.
Gerçekten inanılmazdı. Bu büyük, koskocaman bacalar.深海探査艇でそこへ行きました
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."A dokonca aj on hovorí, "To je prekliate veľký tuleň, veru."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."A on říká tím svým hlasem: "To je zatraceně velkej tuleň, co?"
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."E incluso con su voz, dice: "Es una tremenda foca, sí".
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."E lui dice "È proprio una grossa foca, sì".
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."E mesmo na sua voz, ele diz, "Aquela é uma tremenda de uma grande foca, ja."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."És még mondja is, hogy "Ez egy bitang nagy fóka, ja."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."Goran bahkan berkata, "Besar sekali anjing laut tutul itu ya."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."I hans röst hör jag "Ja, det där är en jäkligt stor säl."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."Ja jopa hän sanoo: "Siinäpä samperin iso hylje, ja."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya." (Kahkaha)Même avec son accent, il dit : " C'est un léopard de mer vachement gros, ouais. " (Rires)
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya." (Kahkaha)Thậm chí trong giọng nói, anh ấy nói "Đó là một con sư tử biển lớn đầy máu, kìa" (Cười)
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."그리고 그의 목소리로 그는 "저건 정말 큰 바다표범이네요, 암요."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."Met zijn accent zegt hij: "Da's een verdomd grote."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."Og selv med hans stemme, siger han, "Det er en forbandet stor sæl, hva."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."On komentuje: "A to cholernie duża foka".
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."Şi cu vocea lui puternică, spune: "Asta e o focă al dracului de mare, da."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."Und er sagte mit seiner Stimme: "Das ist eine ziemlich große Robbe, ja."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."Даже Горан сказал: "Ух ты, большая девочка!"
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."И дори и в гласа му се позна: "Това е дяволски голям тюлен, да."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."І навіть з його досвідом, він каже: "Це до дідька здоровезний тюлень!"
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."ואפילו בקולו, הוא אומר, "זה חתיכת כלב-ים גדול, הא."
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."وقد قائل المرشد " ها هي فهود البحر المفترسة "
Goran aynen şöyle diyor; "Bu koskocaman bir fok, ya."(笑)
Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varEs gibt eine gigantische Straße in der Luft zwischen London und New York.
Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varHet lijkt wel of er een luchtbrug is geslagen tussen Londen en New York.
Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varIl y a une route géante dans le ciel entre Londres et New York.
Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varIn pratica c'è un gigantesco sentiero nel cielo tra Londra e New York.
Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol var런던과 뉴욕 사이에는
Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varLényegében egy hatalmas légi híd van
Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varPraktycznie mamy ogromną ścieżkę na niebie między Londynem i Nowym Jorkiem.
Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varSemacam jalan raksasa tercipta di langit antara London dan New York.
Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varTa có một con đường khổng lồ trên bầu trời giữa London và New York.