Ana içeriğe geç
Sözlük

koruyucu ile cümle

koruyucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Başlarda Aşağı Mısır'ın koruyucu tanrıçası konumundaydı ve vahşi bir aslan olarak betimlenirdi.U početku smatralo ju se božicom zaštitnicom Donjeg Egipta, i prema tome prikazivana je kao razjarena lavica.
Çalgıcıların koruyucusu olarak tanımlandığı da görülür.Smatra se i zaštitnikom lopova.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.U osoba s čestim infekcijama kao preventivna mjera može se primijeniti niska doza antibiotika.
Bunun dışında evlilik koruyucusu olarak da kabul edilir.Osobito je zapažen kao zaštitnik crkvenog braka.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Neposredna zaštita Svetog Oca je isključiva zadaća Švicarske garde.
Kullanırken koruyucu ekipman kullanılması önerilir.Tijekom vožnje preporučuje uporaba zaštitne kacige.
Tanrı, dünyanın yaratıcısı ve koruyucusudur.Isus Krist je Spasitelj i Otkupitelj svijeta.
Reform döneminden sonra koruyucu azizler uzunca bir süre paraların üzerinde görülmezler.Nakon gubitka protektorata, odlikovanje se nije dodjeljivalo naredne četiri godine.
P280 Koruyucu eldiven/koruyucu kıyafet/göz koruyucu/yüz koruyucu kullanın.P280: Noste ochranné rukavice/ ochranný odev/ ochranné okuliare/ ochranu tváre.
Çalgıcıların koruyucusu olarak tanımlandığı da görülür.Je považovaná aj za ochrankyňu mŕtvych.
Buna "koruyucu ünsüz" denir.Nazývajú to absolútnou ochranou.
Bazı mitolojilerde, vampir uyuşukluk durumu esnasında onu koruması için bir koruyucuyu kullanır.Počas sporu hľadala protektora, ktorý jej mal pomôcť.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Vhodné je aj použitie ochranných okuliarov a ochranného odevu.
Daha sonra iyiliklerin koruyucusu ve kötülüklerin savunmacısı olarak tapınıldı.Neskôr bude považovaný za obrancu všetkého dobrého a nepriateľa všetkého zlého.
Hekimlerin koruyucusudur.Sú patrónmi lekárov.
Başka bir yaygın koruyucu gaz, helyumdur.Predmetom ochrany je bohatá lokalita vstavača obyčajného.
Alasbatır: Ev hayvanlarının koruyucusu.Chov domácich zvierat VIII.
Enki, Me olarak anılan kutsal güçlerin koruyucusuydu.Enki je aj správca božej moci Me.
Şairlerin ve şiir sanatının koruyucusuydu.Sborník poezie a umenia.
Başlarda Aşağı Mısır'ın koruyucu tanrıçası konumundaydı ve vahşi bir aslan olarak betimlenirdi.Pôvodne bola ochrannou bohyňou Dolného Egypta zobrazovaná v podobe levice.
El sanatçılarının -özellikle heykelcilerin- koruyucusu sayılırdı.Bol tiež mecenášom umenia, najmä architektúry.
Gençlik elmasının koruyucusudur.Sprievodca ochranou našej planéty pre mladých.
Hayvan hakları koruyucusudur ve kendini gotik ilan etmiştir.Spoločne s kobrou aspis bol zvieracím ochrancom a symbolom faraónovej moci.
Zebedi ve Salome'nin çocuğu ve Havari Yuhanna'nın kardeşi olan Yakup İspanya'nın koruyucu azizidir.Jakub bol synom rybára Zebedea a Salome a teda bratom apoštola Jána.
Hathor aynı zamanda çöl bölgelerinin koruyucusu olarak da gösterilmiştir.Hator je bila tudi zaščitnica puščavskih območij.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.Pri ljudeh s pogostimi okužbami, lahko antibiotiki v nizki dozi pomagajo kot zaščitni ukrep.
Yunan halk kentin koruyucu tanrıçası olan Artemis Eleutheria'ya tapmışlardır.Grški meščani so častili Artemido Eleuterijo, zaščitnico mesta.
El hijyenine dikkat edilmesi ve kola doğru öksürme de etkili bir koruyucu önlem olabilir.Čiste roke in kašljanje v rokav sta lahko tudi učinkovita zaščitna ukrepa.
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.Primarna funkcija teh rokavic pa je zaščita pred poškodbo.
Bazı değişkenler de koruyucu gibi görünmektedir.Nekatere variante zgleda vplivajo zaščitno.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Izjema je bila švicarska papeška garda.
Şairlerin ve ressamların da koruyucusuydu.Bil je mecen pesnikov in slikarjev.
Bu sebepten dolayı radyoaktif maddeler ile çalışırken kişisel koruyucu ekipmanı kullanmak önemlidir.Iz tega razloga je pri delu z radioaktivnimi snovmi pomembno, da smo primerno opremljeni z varovalno opremo.
Başka bir yaygın koruyucu gaz, helyumdur.Drugi pogost zaščitni plin je helij.
Evcil hayvanların da koruyuculuğunu yapar.Enako pomoč nudijo tudi ranjeni živali.
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.Je božanski varuh Japonske in njenih prebivalcev.
Aynı zamanda sağlık ve küçük çocukların koruyucusudur.Bil je tudi zaščitnik otrok.
Hayvanların koruyucu ruhudur.Je zaščitena živalska vrsta.
İlk başlarda, İtalya, Afrika ve İllirya'yı yöneten kardeşi Konstans'ın koruyucusuydu.Konstantin II. je bil varuh svojega mladoletnega brata Konstansa, ki je vladal v Italiji, Afriki in Iliriku.
Orada "İnancın koruyucusu" olarak yüceltildi ve el-Malik el-Mansur, galip kral, unvanı verildi.V Mosulu so ga slavili kot »branilca vere« in ga imenovali al-Malik al-Mansur – zmagoviti kralj.
Çalgıcıların koruyucusu olarak tanımlandığı da görülür.Pojasni se tudi vloga Skrbnika.
Ona atfedilen bir başka rol ise Horus'un dört oğlundan biri olan İmsety'nin koruyuculuğudur.Hapi je tudi alternativa črkovanja pogrebnega božanstva Hapy, ki je eden od štirih sinov Horusa.
Betonarmenin Avantajları Yangına karşı iyi bir koruyucudur.Je vitek steber s kipom varuha pred ognjem.
O aynı zamanda babil'in koruyucu tanrısıdır.Je zaščitnik mesta Babilon.
Silah mürettebatı zırhlı koruyucular ile korunurlar.Vozilo lahko spremljajo oboroženi varnostniki.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Potrebna je popolna zaščitna oprema in dihalna maska.
P284 Solunum koruyucu giyin.S36: Nositi primerno zaščitno obleko.
Jess'e karşı çok koruyucudur ve soğuk görünümünün altında çok hassas ve tatlı bir insan yatmaktadır.Janeza Krstnika) se je utrudil in v prijetno hladni senci zaspal.
Koruyucu ve sevecen biridir.Bil je njihov ljubljenec in varovanec.
Gazetecilikte ombudsman, halk temsilcisi, halkın sözcüsü ve koruyucusu demektir.Varuh človekovih pravic ali ombudsman je predstavnik ljudstva in institucija, ki varuje človekove pravice.
Kullanırken koruyucu ekipman kullanılması önerilir.Uporabljajti je potrebno osebno varovalno opremo.
Saunatonttu, saunaların koruyucusu.Predstavlja pitona, varuha podzemnih voda.
Bu hat üzerinde de koruyucu devrelerin bulundurulması koruma sağlayacaktır.Medtem poteka tudi menjava straže na konjih.
Evcil hayvanların da koruyuculuğunu yapar.Gyvūnams ji irgi atlieka apsauginę funkciją.
Tanrı, dünyanın yaratıcısı ve koruyucusudur.Dievas yra tvarkos pasaulyje kūrėjas bei dorovės saugotojas.
Bu donanım koruyucu bir kutu içindedir.Daktaro skrybėlė laikoma specialioje dėžėje.
Evin, ülkenin koruyuculuğunu da simgeler.Jie taip pat simbolizuoja idėją ginti tėvynę.
On üç yaşına geldiğinde, annesi akıl hastanesine yerleştirildi ve kendisi koruyucu aileye verildi.Iki jam sueinant 13 metų, jo tėvas mirė, motina buvo paguldyta į psichiatrinę ligoninę.
Heimdall - Asgard'ın koruyucusu.Asgardo sargas yra Heimdalas.
Koruyuculardan kim koruyacak?Ar verta jį saugoti?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod