Koruyucu elektrik müdahaleler, koruyucu manyetik olanlardan daha kolaydır.Bảo vệ tốt hơn những vị trí nhạy cảm.
Sık sık el yıkama da koruyucu olabilir.Rửa tay với xà phòng có thể là một biện pháp bảo vệ.
13 koruyucu Takım'dan 6. Takım'ın kaptanıdır.Anh là đội trưởng của Đội 6 trong Gotei 13.
Yolak İyesi ise patikanın koruyucu ruhudur.Tuy nhiên, Phong Trào Tin Lành của ông là của các thương hiệu bảo thủ.
Hemen hemen tüm güneş koruyucuları ile engellenir.Gần như toàn bộ đĩa Mặt Trời đã bị che khuất.
Yeraltının veya cehennemin koruyucusu olarak da söylenir.諱は彦火火出見(ひこほほでみ)あるいは狭野(さぬ)。
Od tna her bir ateşe ve ocağa birer tane İye (koruyucu ruh) gönderir.火は炎心と内炎と外炎によって構成されている。
Gün gelir bu koruyucu nesne ortadan kaybolur.この日をもって、守安厚が脱退。
Taoculuk'ta ise şeytanları dize getiren güçlü bir koruyucu tanrıdır.一度貴志を妖(声 - 生天目仁美)から庇ったことで、妖に取り憑かれたことがある。
Vardamana "El(mana) koruyucu(varda) dikiş eldiveni".藤木源之助(ふじき げんのすけ) 隻腕の剣士。
Tanen, şarap içeriğindeki doğal koruyuculardan biridir.タンニンは、ワインに含まれる天然の保存料である。
İngiltere'nin koruyucu azizi olan Saint George'a adanmıştır.聖ジョージはイギリスの守護聖人である。
Madrid şehrinin koruyucu azizi olan Aziz Isidro’ya adanan kutlamalar bu meydanda gerçekleşmektedir.マドリードの守護聖人、聖イシドロ(en)の祝祭も広場で行われる。
O koruyucular, en iyiler ve insanlığın son umudu onlar.(我々は人類最後の希望。
Koruyucu olduğu da söylenir.保守ともいわれる。
Onun koruyucusudur.また、彼女の保護者でもある。
Peter, kendisini ve ailesini evinin bodrumuna kilitler ve tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise giyer.ピーターとアリスは娘のハンナとルーシーをクローゼットに隠し、アパートのドアにバリケードを築く。
Kolejin koruyucu azizesi İskenderiyeli Katerina'dır.このカレッジの守護聖人は、アレクサンドリアのカタリナである。
Öne doğru bakan üçüncü el kutsamayı ve koruyuculuğu ifade eder.官位は正三位・侍従・周防権守。
Babil'de her insanın bir koruyucu meleği ya da koruyucu ruhu bulunduğuna inanılırdı.それぞれの人には生まれながらに、守護天使が付き添っているという考えが西欧にはあった。
Işığın koruyucusu olarak bilinir.光の指輪の所有者。
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.鍛冶と農業の神の末裔。
Macaristanın koruyucusu olarak görülür.モーツァルトの名手として知られる。
Rüzgarın koruyucu ruhudur.風の高級精霊。
Koruyuculardan kim koruyacak?だれがお前を我々から守ってくれるのか。
İççi (Yakutça: Иччи), koruyucu ruh.迅雷(じんらい) 奏の自称・守護霊。
1870'te Papa IX. Pius Joseph'i tüm kilisenin koruyucu azizi olarak ilan etti.カトリック教会では1870年に教皇ピウス9世により、全教会の普遍的な守護聖人であると宣言された。
Yaşam ağacının koruyucusu olan tanrıçadır.宮殿の平安を守る女神である。
İnsanın, ailenin ve soyun koruyucu ruhudur (iyesidir).人と人との絆を何より大事にしている。
Yaşamı boyunca da onun koruyuculuğunu üstlenmiştir.彼女には自分の人生を生き抜く権利がある。
Abzar Ata: Avlunun Koruyucu Ruhu (Erkek).一条 要(いちじょう かなめ) 声 - 山谷祥生 / 演 - 杉江優篤 本作の主人公。
Matris'in Koruyucusu tarafından tutulmaktadır.マティアスの保護者。
Ayrıca iç organ koruyucularından biri olan Qebehsenuef'i de korur.シアン 守が保護している孤児の一人。
Kral Ancus Marcius tarafından evlat edinilmiş ve aynı zamanda oğulları için koruyucu olarak atanmıştır.先王アンクス・マルキウスは彼の素質を見抜いて自分の養子とし、息子の護衛とした。
Virginia kocasına, ölümünden sonra, onun koruyucu meleği olacağına söz verdi.” 她答应丈夫,她死后会成为他的守护天使。
Kadınların koruyucusudur.她是婦女的保護者。
Sık sık el yıkama da koruyucu olabilir.經常洗手可能同樣具有保護效果。
Ayrıca 1880’e tıptaki en önemli koruyucu yöntemlerden biri olan kuduz aşısını üretti.此外他在1880年所生產的狂犬病疫苗,使預防醫學上的重要方法誕生。
1511 yılında, Mackenzie'lerin koruyucuları olan Macrae Klanı'nı kalenin kalıtsal kollukçusu oldu.1511年,马克雷家族(Clan Macrae)继承了该城堡。
Koruyucu tanrıça olarak firavunun savunucusu ve koruyucusu olarak görülürdü.在那里,她被看作是法老的保护神。
Kudüs’te Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır.白彥敬、紇石烈志寧恐怕被人圖謀,於是投降完顏雍。
Buna "koruyucu ünsüz" denir.这叫什么?这叫地方保护主义。
Tanrılar ma'at'ın koruyucusu olduğu için ahlâk da onlarla bağlantılıydı.而因为神灵是玛亚特的维护者,所以他们与道德有着紧密的联系。
Rüzgarın koruyucu ruhudur.風之元素的守護者。
Pamela Anderson bir vejetaryendir ve hayvan hakları koruyucusudur.莫內特是素食者,並且支持保護動物。
Madrid şehrinin koruyucu azizi olan Aziz Isidro’ya adanan kutlamalar bu meydanda gerçekleşmektedir.马德里的主保圣人圣伊西德罗的庆典,也是在这里举行。
Yoh'un koruyucu hayaleti.是彰化人的守護神。
Buraların iyeler (koruyucu ruhlar) tarafından korunduğuna inanılır.《益部耆舊雜記》:嗣為人美厚篤至,眾所愛信。
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.掌管土地和農業的神祇。
Yeraltının veya cehennemin koruyucusu olarak da söylenir.地獄的建立者,或者說其本身就是地獄。
Bu koruyucu etki, tersinmez inhibitörün aktif bölge ile spesifik reaksiyonuna iyi bir kanıt sayılır.这种保护作用是不可逆抑制剂与活性位点特异性反应的良好证据。
O koruyucular, en iyiler ve insanlığın son umudu onlar.很快地它被視為人類最後的希望。
Ren'in koruyucu hayaleti.葛倫的前上司。
Tedavide meme koruyucu yöntemle lenf bezlerinin alınmasından sonra radyasyon tedavisi uygulanır.在放射源治疗结束后,小心地将施源器移出体内。
Bunlar üçüncü şahsı koruyucu etkili sözleşmelerle güvence altına alınmaktadır.」 保護第三人效力契約
Operatörler ve koruyucu personel, cihazdan sorumludur.用于防护操作员、设备安全。
Gabija evin koruyucusu olduğu gibi evin annesi de ateşin koruyucusuydu.가비야가 집안의 보호자였던 것처럼, 가정의 어머니는 불의 보호자였다.
Marka Gabia Polonyalılarda evin tanrıçası ve koruyucusuydu.마트카 가비야 (Matka Gabia)는 가정과 난로, 보호의 수호하는 폴란드의 여신이다.
Bu sebepten dolayı radyoaktif maddeler ile çalışırken kişisel koruyucu ekipmanı kullanmak önemlidir.그렇기 때문에, 방사성 물질을 다루는 작업에서는 개인용 보호구를 사용하는 것이 중요하다.
Koruyucu işlev artık garanti altında değildi.그들은 더 이상 측면 보호로 이용되지 않았다.