Ana içeriğe geç
Sözlük

koruyucu ile cümle

koruyucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Onun koruyucusudur.C'est mon protecteur.
Miko'nun koruyucusudur.Il est le garde du corps de Miko.
Teksaslı kanun koruyucular bir ay süren bir insan avı başlattılar.Les ouvriers du textile sont en grève depuis plus d'un mois.
Bunun dışında evlilik koruyucusu olarak da kabul edilir.De même est protégée la liberté du mariage.
İngiltere'nin koruyucu azizi olan Saint George'a adanmıştır.Elle est dédiée à saint Georges, saint patron protecteur de l'Angleterre.
Işığın koruyucusu olarak bilinir.Il est décrit comme étant le protecteur de la lumière.
Felix ve Regula Zürih şehrinin 3 koruyucu azizinden ikisi.Felix, Regula et Exuperantius sont les trois saints patrons de la ville de Zurich.
Önceki unvanı "custos urbi" ("şehrin koruyucusu") şeklindeydi.Elle devient ainsi custos urbis, « gardienne de la cité ».
Sahibine ve ailesine karşı oldukça koruyucu bir ırktır.Ils sont très protecteurs envers leur maître et leur territoire.
28 Nisan 2017'de devam filmi Galaksinin Koruyucuları Vol.Le 28 avril 2017, à l'occasion de la sortie du film Les Gardiens de la Galaxie Vol.
Hayvanların koruyucu ruhudur.Il est le protecteur des animaux.
Bu balık aynı zamanda diğer balıkların koruyucusu olarak görülüyordu.À cause de cela, il fut perçu par l'homme comme un danger pour les autres populations de poissons.
On üç yaşına geldiğinde, annesi akıl hastanesine yerleştirildi ve kendisi koruyucu aileye verildi.À l'âge de 18 ans, il place sa mère en hôpital psychiatrique afin de la protéger d'elle-même.
Roma Katolik Kilisesince çevirmenlerin, kütüphanecilerin ve ansiklopedistlerin koruyucu azizi olarak tanınır.Dans l'Église catholique romaine, il est reconnu comme le saint patron des bibliothécaires et des traducteurs.
Bu yüzden bu tür yerlerde kızılötesi koruyucu gözlük takılması zorunludur.Pendant le traitement, il est impératif de porter des lunettes de protection.
Saint Blaise) vahşi hayvanların koruyucu azizidir.Saint Georges est protecteur du bétail.
Bundan dolayı canlılar için koruyucu katmandır.Ce qui fait des chats les protecteurs des humains.
Fakat bu koruyucu doğa normal yollar ile boyamayı zorlaştırır.Les peintures faciales masquent les traits naturels du visage.
Heimdall - Asgard'ın koruyucusu.Heimdall est le gardien de l'Ásgard.
Kondom ve bariyer önlemleri riski azalır, ancak tam olarak koruyucu değildir.Ils permettent de réduire l’incidence et la sévérité des avortements, mais ne protègent pas totalement.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Le sacrifice de la Garde suisse.
Bebeklerin ve çocukların koruyuculuğunu yapar.Elle protège à la fois les mères et les enfants.
Kambar Ata: Atların koruyucusu.Nester, gardien du troupeau de chevaux.
Babil'de her insanın bir koruyucu meleği ya da koruyucu ruhu bulunduğuna inanılırdı.Saint Basile le grand dit que chaque personne vivante possède un ange gardien.
Genellikle altınların koruyuculuğu yaparlar.Ce sont eux qui, en règle générale, commanderont les salves.
Savaşçıların koruyucusudur.Du devoir des guerriers.
Hekimlerin koruyucusudur.Il est protecteur des arts.
Yedi Altay boyunun koruyucusudurlar.Sept générations d'exécuteurs.
15 Aralık, Consualia: Tohumların koruyucusu Consus'un onurlandırıldığı gün.15 décembre : Jeux consuales : en l'honneur du dieu Consus.
O koruyucular, en iyiler ve insanlığın son umudu onlar.Ce sont les soldats du futur, le dernier espoir du genre humain.
Yoh'un koruyucu hayaleti.Il est aujourd'hui le fantôme de Yoh.
Koruyuculardan kim koruyacak?Qui gardera les enfants ?
Zeke'in koruyucu hayaleti.C'est le protégé de Gill.
Daha sonra iyiliklerin koruyucusu ve kötülüklerin savunmacısı olarak tapınıldı.Il fit partie des Maîtres du Mal et lutta contre les Vengeurs.
Ayrıca esnaf, fahişeler, hamile kadınlar ve doğum bir koruyucusu olan bir tanrıçaydı.Elle est aussi la protectrice des artisans, des prostituées et des femmes enceintes.
Crookes tüpü, iki elektrotun boşlukla ayrıldığı camdan yapılan bir koruyucudur.Un tube de Crookes est une tube en verre scellé contenant deux électrodes séparées par un vide.
Evlik İyesi veya Ambar İyesi: Kilerin koruyucu ruhudur.Propriétaire/objet inanimé – lorsque le soumis sert de meuble humain.
Ailesine karşı aşırı koruyucu olabiliyor ama en çok Tess'le uğraşır.Puede ser un poco sobreprotector de su familia, pero se esfuerza al máximo con Tess.
Saunatonttu, saunaların koruyucusu.Saunatonttu, tutelar del sauna.
Bu kutlamalar günümüz Rusya'sında da Anavatanın Koruyucuları günü olarak devam etmektedir.Actualmente todavía se celebra en Rusia como el Día de los defensores de la patria.
P280 Koruyucu eldiven/koruyucu kıyafet/göz koruyucu/yüz koruyucu kullanın.P280: Llevar guantes/ prendas/ gafas/ máscara de protección.
Malwida von Meysenbug, Wagner çevresinin dışından da olsa anaç bir koruyucu gibi davrandı.Malwida von Meysenbug mantuvo una conducta maternal incluso fuera del círculo de Wagner.
Veles ise büyüyle ve ticaretle ilişkilendirilen sığırların tanrısı ve çobanların koruyucusudur.Veles es el dios del ganado, protector de los pastores, asociado a la magia y al comercio.
Onun koruyucusudur.Él es mi protector.
Şehrin koruyucusu Rosary bakiresidir (Virgen del Rosario) (kutlama günü 7 Ekim).Su patrona es la Virgen del Rosario (7 de Octubre).
On Dört Mânevî Koruyucu'dan birisi ve en önemli askeriye azizlerinden birisi olduğuna inanılır.Tiene el honor de ser uno de los catorce santos auxiliadores.
Bu birleşme dünya'nın en büyük kişisel bakım ve koruyucu ürünleri şirketini yarattı.La fusión creó la mayor empresa del mundo en el sector del cuidado personal y productos para el hogar.
P281 Kişisel koruyucu ekipman kullanın.P281: Utilizar el equipo de protección individual obligatorio.
Kor'un koruyucularındandır.Son los guardianes de Kur.
Orada "İnancın koruyucusu" olarak yüceltildi ve el-Malik el-Mansur, galip kral, unvanı verildi.Una vez ahí Zenji fue alabado como "defensor de la fe" y como al-Malik al-Mansur, el rey victorioso.
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.Guantes, para proteger las manos.
İngiltere'nin koruyucu azizi olan Saint George'a adanmıştır.La defensa debe su nombre al Santo Patrón de Inglaterra St. George.
Roma Katolik inanışına göre evrensel kilisenin baş azizi ve koruyucusudur.La Iglesia Católica lo considera como patrono y protector de la Iglesia Universal.
İlk başlarda, İtalya, Afrika ve İllirya'yı yöneten kardeşi Konstans'ın koruyucusuydu.Al principio, estuvo al cuidado de su hermano más joven Constante, gobernante en Italia, África e Iliria.
1870'te Papa IX. Pius Joseph'i tüm kilisenin koruyucu azizi olarak ilan etti.El papa Pío IX lo proclamó en 1870 patrono de la Iglesia universal.
Tanrılar ma'at'ın koruyucusu olduğu için ahlâk da onlarla bağlantılıydı.Gracias a que las deidades eran las defensoras del maat, la moralidad se conectaba a con ellos.
Çalgıcıların koruyucusu olarak tanımlandığı da görülür.También es considerado como protector de las artes.
Kabe'den sorumlu olan Huza Kabilesi'nden kız alarak Kabe'nin koruyuculuğuna terfi etmişti.Ascendido a general se le encomendó la defensa de Jaca.
Bütün Okyanusya'nın koruyucu pîridir.Toda la fauna del barrio está protegida.
Bu koruyucu tabaka diğer elementlerin eklenmesi ile daha kuvvetli hale getirilebilir.Las escuadras pueden ser reforzadas añadiendo miembros adicionales.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod