Ana içeriğe geç
Sözlük

koruyor ile cümle

koruyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Model mühendisliği geçtiğimiz yüzyıldaki büyük sosyal değişikliklere rağmen popülerliğini koruyor.Model engineering remains popular despite major social changes over the past century.
15. yüzyılda var olduklarının kanıtı olmasına rağmen, kökenleri belirsizliğini koruyor.Their origin remains uncertain, though there is proof of their existence in the 15th century.
Parti, merkez-sağ siyasi konumunu koruyor.The party maintains a centre-right political position.
ἐφύλαττον τὰ τείχη ephúlatton tà teíkhē Surları koruyorlardı.ἐφύλαττον τὰ τείχη.[130] ephúlatton tà teíkhē They were guarding the walls.
Le Roux'nun TrueCrypt ile olan ilişkisi 2016 itibariyle hala belirsizliğini koruyor.Le Roux's involvement with TrueCrypt still remains unclear as of 2016.
Duffy'nin dört yıl sonra neden görevinden ayrıldığı belirsizliğini koruyor.[1]Why Duffy left his position after four years remains unclear.[10]
Mevcut hücrelerdeki RNA kaydı, bu RNA dünyasından bazı 'moleküler fosilleri' koruyor gibi görünüyor.The RNA record in existing cells appears to preserve some 'molecular fossils' from this RNA world.
Ingunar'ın anlamı belirsizliğini koruyor.The meaning of Ingunar remains uncertain.
Patronlarının Haruhi'ye ilgisi olmasına rağmen, Kuyoh'un Dünya'daki amacı belirsizliğini koruyor.Her purpose on Earth remains unclear, although her patrons have an interest in Haruhi.
Bugün, Arvanitika olarak bilinen Tosk Arnavutçasının farklı alt lehçelerini hala koruyorlar.Today, they still maintain their distinct subdialect of Tosk Albanian, known as Arvanitika.
Kamerası Phantom 4'te görülen 60 Mbit/s bit hızı koruyor .Its camera keeps the same 60 Mbit/s bitrate seen in the Phantom 4.
Greene, Astrodienst'in en popüler yazarı olarak yerini koruyor.Greene remains Astrodienst's most popular author.
Cinayet gizemini koruyor.Der Mord bleibt rätselhaft.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.Dir dienen wir, und dich bitten wir um Hilfe.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.O mein Land, wie Gott dich behütet, Dass deine Nachbarn deine Kinder bewundern.
Norveç'te üretildiği tahmin ediliyor ve ortaçağın oyun taşları olarak geçerliliğini koruyor.Sie wurden vermutlich in Norwegen hergestellt und gelten als die besterhaltenen mittelalterlichen Spielsteine.
Çünkü doğa aşkı seviyor ve koruyor.Der Mensch liebt, weil und wie Gott liebt.
Anadolu Selçuklu yönetimi yerleşik olan halkı koruyor ve yeni gelenleri cezalandırıyordu.Die Regierung der Rum-Seldschuken schützte die Siedler und bestrafte die Neuankömmlinge.
Dengemi koruyordum.Je gardais l’équilibre.
Dengeni koruyordun.Tu gardais l’équilibre.
Kimi koruyorsun?Qui protégez-vous?
Miz kemerini koruyordu.Son clocher est protégé.
Neden Tom'u koruyorsun?¿Por qué proteges a Tom?
Gözyaşlarına rağmen, şov bu dengeyi koruyor.A pesar de las lágrimas, el programa mantiene su borde.
Sarayın salonlarından bazıları, eski imparatorluk ikametgâhının İtalyan tasarımını koruyor..Alguna de las estancias del palacio conservan opulentos interiores italianos de la antigua residencia real.
Ona garip bir şekilde, "Senin ölümünü koruyorum" der.El extraño promete "cuidar de ella".
Çünkü doğa aşkı seviyor ve koruyor.La Guía ama, convive y defiende la Naturaleza.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.(Dúo: "Là ci darem la mano – ¡Allí nos daremos la mano").
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.O, mio Paese, che Dio ti protegga Possano i tuoi vicini ammirare i tuoi figli.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.Noi diciamo: Tu e il tuo Signore, andate e combattete, noi ti sosterremo!"
Subutay, Mukhulai'ın ordusunun bir kanadını koruyordu.Huangdi utilizzò contro Chiyou un esercito di animali selvaggi.
Malzeme başlangıç formunu koruyor.Материал сохраняет первоначальную форму.
Tom neden hâlâ popülerliğini koruyor?Почему Том до сих пор популярен?
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.О, моя Страна, пусть Бог тебя хранит, Пусть соседи восхищаются твоими детьми.
Bugün Yunan milliyetçiliği, Yunan-Türk arasındaki Kıbrıs meselesinde önemini koruyor.Сегодня греческий национализм сохраняет важную роль в греко-турецком споре за Кипр.
Ona garip bir şekilde, "Senin ölümünü koruyorum" der.Так, он говорил: «Кого мы лишаемся с твоей смертию?
Uzun zaman önce, bir Ejder vadiyi koruyordu.С давних пор Священный Колодец Чи охраняло племя Львов.
Titanları o koruyordu.Александер защитил титулы.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.Мы будем дружественных тебе и станем твоими мирскими помощниками».
Plaka yalnızca alnı değil gözleri ve burnu da koruyordu.Серьги вдевали не только в уши, но и в нос.
Bugün Yunan milliyetçiliği, Yunan-Türk arasındaki Kıbrıs meselesinde önemini koruyor.أمَّا اليوم فما زالت القومية اليونانية تلعب دوراً جوهرياً في النزاع اليوناني التركي على قبرص.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.وأنا على حق وأنتم على باطل وكفر، ونحكم فيكم بما رأينا فأقروا بذلك.
Uzun zaman önce, bir Ejder vadiyi koruyordu.Há muito tempo, existia um vale protegido pelo Dragão.
Sarayın salonlarından bazıları, eski imparatorluk ikametgâhının İtalyan tasarımını koruyor..Algumas das salas ainda mantêm a opulenta decoração interior italiana da antiga residência imperial.
Çünkü doğa aşkı seviyor ve koruyor.O Escoteiro ama a natureza e a protege.
Astra G/B, 1999 yılından bu yana Brezilya pazarında lider olma özelliğini koruyor.A GM termina o ano como líder de vendas no Brasil.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.Oh, mijn Land, moge God je behoede, Moge je buren je kinderen bewonderen.
Korkarım, büyük kehanetin büyük bir kısmı hala gizemini koruyor."Meestal is er dan sprake van (een vermoeden van) een misdrijf.
Uzun zaman önce, bir Ejder vadiyi koruyordu.Deze vallei werd ooit beschermd door een draak.
Fakat okul hayatı arkadaşlarımın arasında olmak beni koruyor.Hoewel ze van school verandert blijven ze vrienden.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.Oto Ciebie czcimy i Ciebie prosimy o pomoc.
Çünkü doğa aşkı seviyor ve koruyor.Harcerz miłuje przyrodę i stara się ją poznać i chronić.
Bu albümle thrash metal dünyasındaki yerini hala koruyor.Album ten zaliczany jest do klasyki thrash metalu.
Bu albümle thrash metal dünyasındaki yerini hala koruyor.Med det här albumet bytte bandet sin stil till thrash metal.
Titanları o koruyordu.Охороняється дементорами.
Böylece taret kısmı 360° lik görüş açısını koruyordu.Така форма забезпечувала 360 – градусну оборону.
Duman daha sonra yükseliyor, üstteki odaları ısıtıyor ve zemini haşaratlardan koruyordu.Kouř pak pronikal víceméně domem, ohřívaje tak horní podlaží a chráníc dřevo před napadením škůdců.
Topun kalkanı mürettebatı şarapnel ve hafif düşman ateşinden koruyordu.Navíc věže chránily svou posádku před palbou nepřítele a nepřízní počasí.
Bugün Yunan milliyetçiliği, Yunan-Türk arasındaki Kıbrıs meselesinde önemini koruyor.Astăzi naționalismul grec rămâne important în disputa greco-turcă cu privire la insula Cipru.
Oyun kamerası, oynanan karakterin gerisinden, omuz arkasından bakış açısını koruyor.Camera jucătorului o urmărește, din spate sau de peste umărul acesteia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod