Çünkü doğa aşkı seviyor ve koruyor.Az úttörő szereti és védi a természetet.
Çünkü doğa aşkı seviyor ve koruyor.Hän rakastaa luontoa ja haluaa suojella sitä.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.Oi, maani, varjelkoon Jumala sinua, jotta naapurisi ihailisivat lapsiasi.
Gözyaşlarına rağmen, şov bu dengeyi koruyor.Puutteista huolimatta näytelmän juoni tulee hyvin esille.
Ona garip bir şekilde, "Senin ölümünü koruyorum" der.Αινιγματικά του επισημαίνει: "Φρουρώ το θάνατό σου".
Çünkü doğa aşkı seviyor ve koruyor.Ο Πρόσκοπος αγαπά τη φύση και προστατεύει το περιβάλλον.
Bugün Yunan milliyetçiliği, Yunan-Türk arasındaki Kıbrıs meselesinde önemini koruyor.Σήμερα ο ελληνικός εθνικισμός παραμένει σημαντικός στην ελληνοτουρκική διαμάχη για την Κύπρο.
Keşfedildiği günden bu yana bilim ve teknoloji tarihçileri için gizemini koruyor.Den har undret videnskabs- og teknologi-historikere siden dens opdagelse.
Plaka yalnızca alnı değil gözleri ve burnu da koruyordu.Masken beskytter kun åndedrættet og ansigtet.
Keşfedildiği günden bu yana bilim ve teknoloji tarihçileri için gizemini koruyor.Siden den ble oppdaget har den forundret vitenskap- og teknologihistorikere.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.Negaraku, semoga Tuhan melindungimu, Semoga tetanggamu menghargai anak-anakmu.
Ancak "ölümsüz şehir" olarak zirve pozisyonunu koruyordu ve imparatorluğun ruhsal başkentiydi.Meskipun demikian, Roma masih memegang posisi tertinggi sebagai "kota abadi" dan pusat spiritual Kekaisaran.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.Demikianlah hukum kasih, yang Engkau berikan agar kami dapat menjaga anugrah keselamatan yang daripadaMu.
2016 yılında piyasaya çıkan 4. nesil MacBook Pro, önceki neslin aynı Retina ekranını koruyor.MacBook Pro thế hệ thứ 4, được phát hành vào năm 2016, vẫn giữ nguyên màn hình Retina của thế hệ trước.
16'lık round da aynı şekilde tek ayaklı maçları koruyor.Vòng 16 đội sẽ vẫn thi đấu một lượt như trước.
Miz kemerini koruyordu.Người phụ nữ đang cầm chiếc bình hộ cô bé.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.あなたがたは既に負けている!我々はあなたがたをこちら側に、勝利の側に招待する。
Bazı işkolları iş gücünün oldukça sabit bir payını koruyordu.幾つかの部門は公正に一定の労働力のシェアを保った。
Keşfedildiği günden bu yana bilim ve teknoloji tarihçileri için gizemini koruyor.その発見以来、科学史と技術史の研究者たちを魅了し困惑させ続けてきた。
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.我们只崇拜你,我们只向你求助。
16'lık round da aynı şekilde tek ayaklı maçları koruyor.단, 16강전에서는 같은 국적의 클럽팀끼리는 맞붙지 않는다.
Ayrıca, o noktadaki iTunes Music Store, yasal müzik indirmelerinin yüzde 70'lik bir pazar payını koruyordu.כמו כן, בעת שפורסמה ההודעה, חנות ה-iTunes שמרה על נתח שוק של 70% בתחום הורדות המוזיקה החוקיות.
Düşünüyorum ki melek beni koruyor.אני חושב שמלאך שומר עליי.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.O domovina, Bog naj te brani, naj sosedi občudujejo tvoje sinove.
Plaka yalnızca alnı değil gözleri ve burnu da koruyordu.Obraz bojevnika je bil prekrit s črnim žametom, bil je brez oči, ust, nosa in zob.
Bu isimsiz cesedin sırrı o tarihten beri gizemini koruyor.Njihova identiteta je od tedaj močno varovana skrivnost.
16'lık round da aynı şekilde tek ayaklı maçları koruyor.Tudi v prvenstvu BIH in tamkajšnji 1. ligi je v dresu Travnika odigral 16. prvoligaških tekem.
Miz kemerini koruyordu.Ima ščitnik, ki ščiti roko.
Bu albümle thrash metal dünyasındaki yerini hala koruyor.Šiuo albumu Metallica padėjo vystyti thrash metal žanrą.
Kobra sıcak çatışmalar durumunda içindeki askerleri çok iyi derecede koruyordu.Garnison kaitses rasketes tingimustes ennast meeleheitlikult.
2016 yılında piyasaya çıkan 4. nesil MacBook Pro, önceki neslin aynı Retina ekranını koruyor.2012. aastal toodi välja kolmanda generatsiooni MacBook Pro Retina ekraaniga.
(4) "Bu ders, Yale'da beynimi en çok uyaran ve benzeri olmayan bir ders olarak yerini koruyor.[웃음] (4) 이 수업은 제가 예일대에서 수강했던 강의들 중에서 좀 더 독특하고 자극적인 것 중 하나입니다.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.A családomat a szeretet jellemzi, mert vigyáznak rám, és törődnek velem.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.Ce qui fait ma famille c'est l'amour parce qu'ils me protègent et prennent soin de moi.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.Dragostea e esențială în familia mea, pentru că îmi dă sentimentul de siguranță și grijă.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.제 가족을 이루는 것은 사랑이에요 왜냐하면 그들이 저를 안전하게 돌봐주니까요.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.Lo que hace a mi familia es el amor porque me mantienen a salvo y cuidan de mí.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.Moją rodzinę tworzy miłość, bo wszyscy dbają o mnie i moje bezpieczeństwo.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.O que faz a minha família é o amor porque eles me mantêm seguro e se importam comigo.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.Quello che unisce la mia famiglia è l'amore, perché mi danno sicurezza e si prendono cura di me.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.Wat mijn familie uitmaakt, is liefde omdat ze me beschermen en voor me zorgen.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.Составляющая моей семьи — любовь, потому что они охраняют меня и заботятся обо мне.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.מה שמאפיין את המשפחה שלי זה אהבה, בגלל שהם שומרים עלי ודואגים לי.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.الذي يحدد أسرتي هو الحب لأنهم يبقونني آمنا ويرعونني.
Ailemi oluşturan şey sevgi, çünkü beni koruyorlar ve benimle ilgililer.家族は僕と時間を一緒に過ごしてくれます
Ama tasarımda da biz bu eleştirel boyutumuzu koruyoruz, yani belki bir gün silahları da bünyemize katacağız.언젠가는 저희도 총을 입수할 수도 있을 겁니다. 이 구체적인 경우에서
Ama tasarımda da biz bu eleştirel boyutumuzu koruyoruz, yani belki bir gün silahları da bünyemize katacağız.We verwerven onze kritische dimensie ook in design, dus misschien krijgen we ooit de wapens.
Ama tasarımda da biz bu eleştirel boyutumuzu koruyoruz, yani belki bir gün silahları da bünyemize katacağız.Wir fügen auch dem Design unsere kritische Dimension hinzu, vielleicht werden wir auch einmal Waffen erwerben.
Ama tasarımda da biz bu eleştirel boyutumuzu koruyoruz, yani belki bir gün silahları da bünyemize katacağız.Αλλά αποκτούμε κριτική ματιά και στον σχεδιασμό έτσι ίσως μια μέρα αποκτήσουμε ακόμη και πιστόλια.
Ama tasarımda da biz bu eleştirel boyutumuzu koruyoruz, yani belki bir gün silahları da bünyemize katacağız.Але дизайн набуває і критичного виміру, тож, можливо, одного дня ми зможемо придбати і пістолети.
Ama tasarımda da biz bu eleştirel boyutumuzu koruyoruz, yani belki bir gün silahları da bünyemize katacağız.Мы разрабатываем сферу критики и в дизайне, так что, возможно, когда-нибудь мы приобретём и оружие.
Ama tasarımda da biz bu eleştirel boyutumuzu koruyoruz, yani belki bir gün silahları da bünyemize katacağız.אבל אנחנו רוכשים את הממד הביקורתי שלנו גם בעיצוב, אז אולי יום אחד אנחנו נהיה מסוגלים לרכוש גם את הרובים.
Ama tasarımda da biz bu eleştirel boyutumuzu koruyoruz, yani belki bir gün silahları da bünyemize katacağız.بل أننا نكتسب لدينا بعدا حاسما أيضا في التصميم، ولذلك ربما يكون يوم ما سنتمكن من الحصول أيضا على البنادق.
Ama tasarımda da biz bu eleştirel boyutumuzu koruyoruz, yani belki bir gün silahları da bünyemize katacağız.いつか 銃を 収蔵できるかもしれません このゲームについては ケイトやポールと相談して
Ancak bağışıklık sisteminiz vücudunuzu korumakla, meşgulken bağışıklık sisteminizi ne koruyor?Pero mientras su sistema inmunitario está ocupado protegiéndolo, ¿quién protege a su sistema inmunitario?
Ancak bağışıklık sisteminiz vücudunuzu korumakla, meşgulken bağışıklık sisteminizi ne koruyor?Но пока ваша иммунная система занята защитой вашего организма, кто защитит иммунную систему?
Ancak içe dönükler, içe dönük olduğunuz için büyük olasılıkla bavulunuzdakileri dikkatle koruyorsunuz.Avšak introverti, takoví, jací jste, nejspíš máte nutkání pečlivě si strážit obsah svých kufrů.
Ancak içe dönükler, içe dönük olduğunuz için büyük olasılıkla bavulunuzdakileri dikkatle koruyorsunuz.Introverti, keďže ste to vy pravdepodobne si dobre strážite to, čo máte vo svojom kufri.
Ancak içe dönükler, içe dönük olduğunuz için büyük olasılıkla bavulunuzdakileri dikkatle koruyorsunuz.Introwertycy, bądźcie sobą. Pewnie ostrożnie pilnujecie zawartości swoich walizek.
Ancak içe dönükler, içe dönük olduğunuz için büyük olasılıkla bavulunuzdakileri dikkatle koruyorsunuz.하지만 내성적인 분들은 가방 안에 뭐가 들었는지를 매우 조심스럽게 숨기고 싶은 충동을 가지게 됩니다.