Ana içeriğe geç
Sözlük

korunmaya ile cümle

korunmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Korunmaya muhtaçtır.Потребує охорони.
Astreoidler de korunmaya yardımcı olabilir.SLS також може бути використана для захисту від астероїдів.
Kanunlarla korunmaya çalışılmaktadır.Охороняється законом.
Kanunlarla korunmaya çalışılmaktadır.Je chráněn zákonem.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.V Pitkovicích je co chránit.
Astreoidler de korunmaya yardımcı olabilir.Husy mohou sloužit také k hlídání.
Korunmaya muhtaçtır.Aceasta are rol de protecție.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Trebuie să-l protejăm de orice mutilare.
Korunmaya ihtiyacın var.Ai nevoie de protecţie.
Korunmaya muhtaçtır.Tehát szükség van a védelemre.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Gondoskodni kell egér elleni védelemről is.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Mausoleumia suojelevat sotilaat.
Korunmaya muhtaçtır.Hanki siis suojaa.
Dış etkenlerden ve diğer canlılardan korunmaya yardımcı olur.Nämä suojaavat eliötä vaurioilta ja muilta eliöiltä.
1951 yılında Arjantin Kongresi tarafından tarihi anıt olarak korunmaya alındı.Vuonna 1975 silta julistettiin historialliseksi muistomerkiksi.
Orman doğal anıt olarak ilan edilmiş ve korunmaya alınmıştır.Έχει υποδειχθεί ως προστατευμένο φυσικό μνημείο.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Man havde brug for en borg til beskyttelse.
İshal korunmaya yardım eder.Isøks kan være til hjelp.
Korunmaya muhtaçtır.Yang bermakna melindungi.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Ia juga memberi Paus perlindungannya.
Kemer Raw'da ve 205 Live programında korunmaya başladı.Nó được bảo vệ ở Raw và 205 Live.
Korunmaya muhtaçtır.Tôi muốn được che chở.
Kanunlarla korunmaya çalışılmaktadır.Vì vậy, chúng cần được sự bảo vệ của pháp luật.
Korunmaya muhtaçtır.守りの要。
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.それ故に、堀は保護のために必須である。
Nesli korunmaya çalışılmaktadır.護が世話をしている。
Korunmaya muhtaçtır.應當思考保全之策。
Korunmaya muhtaçtır.기호는 es이다.
Nesli korunmaya çalışılmaktadır.Провери, че е обезопасено.
Operasyonun yöntemine bağlı olarak, hassasiyet mümkün olduğunca korunmaya çalışılmaktadır.Ако сте склонни към тревожност, опитайте се да го прикриете възможно най-добре.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Австралийската овчарка изисква минимална поддръжка.
Kanunlarla korunmaya çalışılmaktadır.Защитен от закона.
Kanunlarla korunmaya çalışılmaktadır.Je zákonom chránený.
1951 yılında Arjantin Kongresi tarafından tarihi anıt olarak korunmaya alındı.V roku 1975 bol prehlásený historickou pamiatkou.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Kukučka je chránená pre užitočnosť.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Njihova naloga je zaščititi tempelj.
Bunlar avcılara karşı korunmaya veya avcı canlıların av yakalamasına yarar.Võib-olla ka hoopis metsloomade kaitsja jahimeeste eest.
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.Čo sa týka ochrany pred Alzheimerovou chorobou, ukazuje sa, že rybí olej je účinný pri znižovaní jej rizika.
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.Trong việc phòng chống nguy cơ bện Alzheimer thì hóa ra dầu cá cũng có tác dụng giảm nguy cơ mắc bệnh đó.
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.Щодо попередження хвороби Альцгеймера, виявляється риб'ячий жир знижує ризик хвороби Альцгеймера.
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.בנוגע להגנה על עצמכם נגד מחלת אלצהיימר ובכן, מסתבר שלשמן דגים יש השפעה על הפחתת הסיכון למחלת אלצהיימר
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.في ما يخص لحماية نفسك من مرض النسيان حسنأ, نجد ان زيت السمك له تآثير في تخفيض الاصابه بمرض الزهايمر
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.魚の油がアルツハイマー病の発生確率を 下げることがわかりました また血圧は低くしておいてください
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.알츠하이머 병의 예방법에 대해서도 좀 말씀드릴게요. 먼저 물고기 기름, 어유(魚油)가 알츠하이머 병의 예방에 좋다고 합니다.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Antarktický led žhne světlem tak oslňujícím, že oslepuje nechráněné oči.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Antarktiksen jää hehkuu niin häikäisevää valoa, että se sokaisee suojaamattoman silmän.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Băng ở Nam Cực phát ra một ánh sáng chói lọi tới mức có thể làm mù mắt ai không đeo kính bảo hộ.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Das Eis der Antarktis leuchtet mit einem derart grellem Licht, dass es das ungeschützte Auge blendet.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.El hielo antártico brilla con una luz tan deslumbrante que ciega los ojos sin protección.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Es Antartika bersinar sangat menyilaukan dan dapat membutakan mata tanpa perlindungan.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Gheaţa din Antarctica străluceşte cu o lumină atât de orbitoare, încât orbeşte ochiul neprotejat.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Het ijs van Antarctica gloeit met een licht waar je duizelig van wordt, het verblindt het onbeschermde oog.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Il ghiaccio dell'Antartide brilla di una luce così abbagliante che acceca gli occhi non protetti.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.남극의 얼음은 굉장히 눈부실 정도로 빛나기 때문에 보안경 없이는 시력을 잃을 수도 있습니다.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Ľady Antarktídy žiaria tak oslňujúcim svetlom, že oslepia nechránené oko.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.La glace d'Antarctique brille d'une lumière si éblouissante qu'elle aveugle les yeux non protégés.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Lód Antarktyki świeci światłem tak olśniewającym, że oślepia niezabezpieczone oko.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Ο πάγος της Ανταρκτικής λάμπει τόσο εκτυφλωτικά που το απροστάτευτο μάτι τυφλώνεται.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Лёд Антарктиды сверкает таким ослепляющим светом, он лишает зрения незащищённый глаз.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Ледът на Антарктида свети с толкова ослепителна светлина, че заслепява незащитените очи.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod