korunmasız ile cümle
korunmasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Girişi korunmasız bırakmayın.Don't leave the entrance unprotected.
Korunmasız seks yapmak tehlikelidir.Having unprotected sex is dangerous.
Sen hâlâ korunmasızsın.You're still vulnerable.
Onlar korunmasızdı.They were vulnerable.
Tom kutuyu korunmasız bıraktı.Tom left the box unprotected.
Büyük evcil bir nüfusa ek olarak, küçük korunmasız vahşi bir yak nüfusu vardır.Despite the good economic environment, there is always a small group of homeless.
Küçük boyutları yüzünden, böcek-yiyen kuşlar ve hayvanlara karşı korunmasızdırlar.Because of their small size, they are vulnerable to insect-eating birds and animals.
Korunmasız olarak yaklaşılırsa sizi tutar ve enerjinizin bir kısmını kendine aktarır.By brushing against each one, you can impart some of your own energy to it.
Dört tapir türü de, soyu tehdit altında ya da korunmasız olarak sınıflandırılmıştır.An additional 4 species are candidates for listing as either threatened or endangered.
Tamamen açıklar ve aldatma saldırılarına karşı korunmasızlar.They're wide open, vulnerable to a kind of spoofing attack.
Tabii, yalnız korunmasız cinsel ilişki yoluyla HIV kapmazsınız.Of course, you can't get HlV just by having unprotected sex.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Imagine how vulnerable the system is to deliberate attacks.
Korunmasız olarak yaklaşılırsa sizi tutar ve enerjinizin bir kısmını kendine aktarır.Elle restera près de lui, et lui drainera son énergie.
Korunmasız olarak yaklaşılırsa sizi tutar ve enerjinizin bir kısmını kendine aktarır.Не пуглива и подпускает к себе человека на достаточно близкое расстояние.
Küçük boyutları yüzünden, böcek-yiyen kuşlar ve hayvanlara karşı korunmasızdırlar.Из-за своих небольших размеров, они уязвимы для насекомоядных птиц и других животных.
Büyük evcil bir nüfusa ek olarak, küçük korunmasız vahşi bir yak nüfusu vardır.Além de uma grande população doméstica, há uma população pequena e vulnerável de iaques selvagens.
Korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir.Não tem relação com atração sexual.
Korunmasız bir kadın için böylesi dehşetli bir dünyada yaşamanın zorluğunu bilen vardır mutlaka.Szybko zdaje sobie sprawę, że w tym piekle ma nikłe szanse na przeżycie.
Örneğin, şırınga paylaşımı ya da korunmasız cinsel ilişki vb.Som for eksempel at snakke om hash eller fri sex.
Büyük evcil bir nüfusa ek olarak, küçük korunmasız vahşi bir yak nüfusu vardır.Di alam liar hanya sedikit populasi kerbau liar yang masih hidup.
Örneğin, şırınga paylaşımı ya da korunmasız cinsel ilişki vb.P対称性の破れ、あるいは、パリティ非保存とも。
Korunmasız olarak yaklaşılırsa sizi tutar ve enerjinizin bir kısmını kendine aktarır.如果他願意幫忙,就提供自己的能量給他,並且先給他部分能量讓他恢復容貌。
Korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir.ט. ואסור לקיים יחסי מין.
Boyutları küçük olduğu için böcek-yiyen kuşlar ve hayvanlara karşı korunmasızdırlar.Zbog svoje sitne veličine ranjivi su na napade insektivornih ptica i životinja.
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye„Es gibt über 90 Millionen Kinder in Europa, und sie sind besonders
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye«Plus de90 millions d’enfants vivent en Europe, etils sont plus vulnérables que les adultes
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye«Tα 90εκατ. piαιδιά piου ζουν στην Ευρώpiη κινδυνεύουν piερισσότερο αpiό τη ρύpiανση», piρο-ειδοpiοίησε.
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye“VEurópe je vyše 90 miliónov detía tie sú citlivejšie na nebezpečné znečistenie,” pripomenula.
Ayrıca korunmasız gruplar, çoklu uyuşturucu kullanımı, akıl sağlığı hususları, cezaevlerindekiHet nieuwe plan is gerichter dan het vorige en omvat slechts half
Ayrıca korunmasız gruplar, çoklu uyuşturucu kullanımı, akıl sağlığı hususları, cezaevlerindekiIl s’agissait de l’aboutissement d’une réflexion d’un an, entreprise dans le cadre de l’examen des progrès
Ayrıca korunmasız gruplar, çoklu uyuşturucu kullanımı, akıl sağlığı hususları, cezaevlerindekiSo werden beispielsweise im Aktionsplan die gegenwärtigen
Ayrıca korunmasız gruplar, çoklu uyuşturucu kullanımı, akıl sağlığı hususları, cezaevlerindekiЗаключителната оценка на плана за действие в областта на наркотиците беше използвана при
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Hãy tưởng tượng rằng hệ thống để bị tổn thương bị cố ý tẩn công.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Imaginați-vă cât de vulnerabil e sistemul la atacurile intenționate.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Imaginem quão vulnerável é o sistema aos ataques deliberados.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Imaginen lo vulnerable que es el sistema a ataques deliberados.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Imaginez la vulnérabilité du système aux attaques délibérées.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Immaginate quanto il sistema sia vulnerabile agli attacchi deliberati.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Képzeljük csak el, mennyire védtelen ugyanez a rendszer a szándékos támadásokkal szemben.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.그렇다면 고의적인 공격에는 대체 얼마나 취약할까요.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Stel je voor hoe kwetsbaar het systeem is voor gerichte aangevallen.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Stellen Sie sich vor, wie angreifbar es für beabsichitgte Attacken ist.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Представете си колко е открита към умишлени атаки.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Представьте, насколько он уязвим к намеренным атакам.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.תארו לעצמכם כמה היא פגיעה למתקפות מכוונות.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.تخيلوا مدى هشاشة النظام مع الهجمات المتعمدة.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.現代において 誰かが米国や西洋文明を
Bu da sistemin küçük hatalara karşı bile ne kadar korunmasız olduğunu gösteriyor.Astfel descoperim cât de vulnerabil e sistemul.
Bu da sistemin küçük hatalara karşı bile ne kadar korunmasız olduğunu gösteriyor.Ez az egész azt mutatja, mennyire ki van szolgáltatva a rendszer még a hibáknak is.
Bu da sistemin küçük hatalara karşı bile ne kadar korunmasız olduğunu gösteriyor.Het laat zien hoe kwetsbaar het systeem is voor fouten.
Bu da sistemin küçük hatalara karşı bile ne kadar korunmasız olduğunu gösteriyor.Isto mostra o quão vulnerável o sistema é, mesmo a erros.
Bu da sistemin küçük hatalara karşı bile ne kadar korunmasız olduğunu gösteriyor.이 점은 인터넷 시스템이 한낱 실수에도 얼마나 취약한지 보여 줍니다.
Bu da sistemin küçük hatalara karşı bile ne kadar korunmasız olduğunu gösteriyor.Это лишний раз доказывает, насколько уязвим интернет к случайным ошибкам.
Bu da sistemin küçük hatalara karşı bile ne kadar korunmasız olduğunu gösteriyor.וזה מראה לכם כמה המערכת פגיעה אפילו לטעויות.
Bu da sistemin küçük hatalara karşı bile ne kadar korunmasız olduğunu gösteriyor.وهذا يُظهر لكم مدى ضعف هذا النظام حتى مع الأخطاء.
Bu da sistemin küçük hatalara karşı bile ne kadar korunmasız olduğunu gösteriyor.故意的な攻撃に対してどれだけ脆弱か想像してください
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Asiaa käsitellään vuoden 2008 erityiskysymyksessä, joka koskee riskialttiita nuoria.
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Den här frågan belyses i temakapitlet 2008 om utsatta ungdomar.
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Dit onderwerp wordt belicht in het selected issue uit 2008 over kwetsbare groepen.
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Este tema se destaca en la cuestión particular sobre jóvenes vulnerables de 2008.