Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Cóż, przeważnie używa jej do obrony przed drapieżnikami.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Ei bine, o folosește ca să se apere de predatorii săi.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Et bien elle l'utilise pour se défendre contre ses prédateurs.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Hij gebruikt het om zichzelf te verdedigen tegen roofdieren.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Hmm, preto, aby sa chránila pred predátormi.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Itu digunakan untuk melindungi diri dari pemangsa.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Jamen, det bruger det for at forsvare sig mod rovdyr.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.포식자로부터 방어하기 위해 빛을 낸 것입니다.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Nos, arra használja, hogy megvédje magát a ragadozóktól.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.No, využívá ho při obraně před predátory.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Nun, es verwendet es als Schutz gegen Jäger.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Vâng, nó sử dùng ánh sáng để tự bảo vệ bản thân khỏi kẻ săn mồi.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Ами, използва я за да се защитава от своите хищници.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Вона робить це для захисту від хижаків.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.Ну, с его помощью она защищается от хищников.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.זה כי היא משתמשת בו להגנה מפני טורפים.
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.انها في الحقيقة تستخدمه لابعاد المفترسين
Peki, bunu avcılardan korunmak için kullanıyor.点滅する光は助けを求める叫びのようなもので
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Alleen nietige geheimen behoeven bescherming.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Allein kümmerliche Geheimnisse benötigen Schutz.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Apenas os pequenos segredos precisam de protecção.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir. Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur.""Только мелкие секреты нужно прятать, великие открытия хранит в тайне неверие толпы".
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Chỉ những bí mật nhỏ bé mới cần được bảo vệ.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."작은 비밀만이 보호를 필요로 한다.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Numai secretele mici au nevoie de protecţie.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir." Seuls les secrets dérisoires ont besoin de protection.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Solo i piccoli segreti necessitano di protezione.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Solo los secretos insignificantes necesitan protección.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Tylko żałosne sekrety potrzebują ochrony.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Само малките тайни се нуждаят от защита.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir.ובהתחלה התוצאות יכולות להיראות נפלאות,
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir." الأسرار التي تحتاج للحماية هي الأسرار التافهة فقط
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir.大発見は人々の疑念によって 自然と守られる」
–sanayi,–insan sağlığının korunmasıve geliştirilmesi,(2)Az európai szintűtámogató, összehangoló és kiegészítőintézkedések akövetkezőterületekre terjedhetnek ki:
–sanayi,–insan sağlığının korunmasıve geliştirilmesi,2.De gebieden voor ondersteunend, coördinerend of aanvullend optredenzijn, wat hun Europese dimensie betreft:
Sen de korunmak ister misin?Anche lei vorrebbe ricevere protezione?
Sen de korunmak ister misin?¿Le gustaría recibir protección también?
Sen de korunmak ister misin?Nie chciałaby pani ochrony?
Sen de korunmak ister misin?Também gostaria de ser protegida?
Sen de korunmak ister misin?Vil du også beskyttes?
Sen de korunmak ister misin?Vill du också bli beskyddad?
Sen de korunmak ister misin?Хотите, вас тоже будут охранять?
Sen ve Aragorn korunmalısınız.Tu e Aragorn dovete mettervi al sicuro.
Sen ve Aragorn korunmalısınız.族長は裂け谷で育つ習わし
Sistemin enerjisinin korunması için balona 10 joule enerji girmeli.10 joulů muselo jít do systému.
Sistemin enerjisinin korunması için balona 10 joule enerji girmeli.10 ג'אול של אנרגיה נכנסו למערכת.
Siz korunmalı konumundasınız.Bạn đang an toàn. An toàn rồi.
Siz korunmalı konumundasınız.Du bist in Sicherheit, beschützt.
Siz korunmalı konumundasınız.Tu es protégé, protégé.
Siz korunmalı konumundasınız.Tu sei protetto, protetto.
Sığınmacı (turvapaikanhakija) yabancı bir devletten korunma ve oturma hakkı isteyen kişidir.En asylsökande (turvapaikanhakija) är en person som söker skydd och uppehållsrätt i en främmande stat.
Sığınmacı (turvapaikanhakija) yabancı bir devletten korunma ve oturma hakkı isteyen kişidir.Turvapaikanhakija on henkilö, joka hakee suojelua ja oleskeluoikeutta vieraasta valtiosta.
Sığınmacı (turvapaikanhakija) yabancı bir devletten korunma ve oturma hakkı isteyen kişidir.طالب اللجوء (turvapaikanhakija) هو الشخص الذي يطلب الحماية وحق الإقامة من بلد أجنبي.
Sığınmacı (turvapaikanhakija) yabancı bir devletten korunma ve oturma hakkı isteyen kişidir.寻求庇护者是指申请他国保护和居住权的人。如果有确实原因害怕受到迫害(因原籍、宗教、属于特殊社会团体或政见等原因),以及在本国或居住国处境确实危险的人士才能得到国际庇护。
Tabii, yalnız korunmasız cinsel ilişki yoluyla HIV kapmazsınız.Desigur, nu te infectezi cu HIV făcând pur şi simplu sex neprotejat.
Tabii, yalnız korunmasız cinsel ilişki yoluyla HIV kapmazsınız.Et, bien sûr, on n'attrape pas le VIH, juste en ayant une relation non protégée.
Tabii, yalnız korunmasız cinsel ilişki yoluyla HIV kapmazsınız.물론, 단순히 성병에 대한 보호 없이 성관계를 가짐으로써 HIV에 걸리진 않습니다.
Tabii, yalnız korunmasız cinsel ilişki yoluyla HIV kapmazsınız.HIV se samozřejmě nepřenáší jenom nechráněným pohlavním stykem.
Tabii, yalnız korunmasız cinsel ilişki yoluyla HIV kapmazsınız.Jadi, tentu saja, anda bisa mendapatkan HIV bukan hanya dari hubungan seks yang tidak aman.
Tabii, yalnız korunmasız cinsel ilişki yoluyla HIV kapmazsınız.Natuurlijk krijg je HIV niet altijd door onbeschermde seks.