Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››Tamżem też postawił skrzynię oną, w której jest przymierze Pańskie, które uczynił z synami Izraelskimi.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››und habe hineingetan die Lade, darin der Bund des HERRN ist, den er mit den Kindern Israel gemacht hat.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››và tại đền ấy đã đặt cái hòm đựng giao ước của Ðức Giê-hô-va mà Ngài lập với dân Y-sơ-ra-ên.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››và tại đền ấy đã đặt cái hòm đựng giao_ước của Ðức_Giê - hô-va mà Ngài lập với dân Y-sơ-ra-ên .
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››Vi ho collocato l'arca dell'alleanza che il Signore aveva conclusa con gli Israeliti»
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››Y he puesto allí el arca, en la cual está el pacto de Jehovah que él hizo con los hijos de Israel.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››και εθεσα εκει την κιβωτον, εν η κειται η διαθηκη του Κυριου, την οποιαν εκαμε προς τους υιους Ισραηλ.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››И там турих ковчега, в който е заветът, който Господ направи с израилтяните.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››И я поставил там ковчег, в котором завет Господа, заключенный Имс сынами Израилевыми.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››ואשים שם את הארון אשר שם ברית יהוה אשר כרת עם בני ישראל׃
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››ووضعت هناك التابوت الذي فيه عهد الرب الذي قطعه مع بني اسرائيل
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››我 將 約 櫃 安 置 在 其 中 、 櫃 內 有 耶 和 華 的 約 、 就 是 他 與 以 色 列 人 所 立 的 約
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››我 將約 櫃 安置 在 其中 、 櫃內 有 耶和華 的 約 、 就是 他 與 以色列人 所立 的 約
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Avea nişte tureci de aramă peste fluierele picioarelor, şi o pavăză de aramă între umeri.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Han hadde kobberskinner på leggene og et kastespyd av kobber på ryggen.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Il avait aux jambes une armure d`airain, et un javelot d`airain entre les épaules.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.In na nogah je imel bronaste škornje in bronast ščit na plečih;
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Ja hänellä oli säärissään vaskivarukset ja selässään vaskikeihäs.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Kakinya dilindungi oleh penutup kaki dari tembaga, dan di bahunya ia memanggul lembing tembaga
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.그 다리에는 놋경갑을 쳤고 어깨 사이에는 놋단창을 메었으니
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.koperen beenkappen. Ook had hij een koperen speer van enige centimeters dik bij zich.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Lábán réz lábpánczél és vállain rézpaizs volt.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Nadto nakolanki miedziane miał na nogach swoich, i tarcz miedzianą między ramionami swemi.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.na svojich nohách mal medené plechovice a medený štít medzi svojimi plecami,
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Och han hade benskenor av koppar och bar en lans av koppar på sin rygg.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.og havde Kobberskinner på Benene og et Kobberspyd over Skulderen.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Portava alle gambe schinieri di bronzo e un giavellotto di bronzo tra le spalle
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Sobre sus piernas tenía grebas de bronce y entre sus hombros llevaba una jabalina de bronce
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Também trazia grevas de bronze nas pernas, e um dardo de bronze entre os ombros.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Též plechovice ocelivé byly na nohách jeho, a pavéza ocelivá mezi rameny jeho.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.und hatte eherne Beinharnische an seinen Schenkeln und einen ehernen Schild auf seinen Schultern.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.và những ủng đồng ; sau lưng treo một cây lao đồng .
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.và những ủng đồng; sau lưng treo một cây lao đồng.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.και κνημιδας χαλκινας επι των σκελων αυτου και ασπιδα χαλκινην μεταξυ των ωμων αυτου.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.и с медни ногавки на пищялите си и медно щитче между рамената си.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.медные наколенники на ногах его, и медный щит за плечами его;
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.ומצחת נחשת על רגליו וכידון נחשת בין כתפיו׃
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.وجرموقا نحاس على رجليه ومزراق نحاس بين كتفيه.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.腿 上 有 銅 護 膝 、 兩 肩 之 中 背 負 銅 戟
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.腿上 有 銅護膝 、 兩 肩 之中 背 負銅戟
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.A l'exception peut-être d'un énorme tremblement de terre, nous sommes à l'abri de la véritable terreur.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Az óriás földrengésektől eltekintve, védettek vagyunk az igazi félelemmel szemben.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Com a excepção talvez de um terramoto, nós estamos protegidos do verdadeiro terror.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Con la excepción quizás de un terremoto, estamos protegidos de asombro real.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Con l'eccezione forse di un imponente terremoto, siamo protetti dal reale stupore.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Dengan pengecualian mungkin bencana gempa bumi besar kita menutup diri dari kekaguman yang sebenarnya.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.În afară de un cutremur masiv, suntem la adăpost de groaza reală.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.대규모 지진같은 것 외에는 우리는 진짜 경외를 느끼지 못할 겁니다.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Med undantaget av kanske en stor jordbävning så är vi skyddade från riktig skräck.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Met uitzondering misschien van een enorme aardbeving blijven we van echt ontzag gespaard.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Možno okrem masívneho zemetrasenia sme chránení pred ozajstným úžasom.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Ngoại trừ là khi có một trận động đất lớn, chẳng hạn chúng ta được bảo vệ khỏi sự kinh hoàng thực sự
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Von schweren Erdbeben einmal abgesehen, sind wir vor wirklichem Staunen geschützt.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Z morebitno izjemo obsežnega potresa smo zaščiteni pred resnično hudimi stvarmi.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Z wyjątkiem wielkich trzęsień ziemi, mało co napełnia nas dziś trwogą.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Με εξαίρεση, ίσως, κάποιους μεγάλους σεισμούς, είμαστε προστατευμένοι από το πραγματικό δέος.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Винятком може бути потужний землетрус, велич якого може змусити нас "благоговіти" по-справжньому.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.Нам не перед чем благоговеть, за исключением лишь сильных землетрясений.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.С изключение може би на някое силно земетресение, ние сме защитени от истинските страшни ужаси.
Belki de şiddetli bir deprem dışında, gerçek bir huşudan korunuyoruz.לבד אולי מרעידת אדמה מסיבית, אנחנו מוגנים מיראה אמיתית.