Ana içeriğe geç
Sözlük

korun ile cümle

korun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nedenle totaliter rejimin korunması için her şey yapılabilir.Uľahčuje sa tým možnosť rozvoja všadeprítomnej moci totalitného štátu.
Dambulla, Sri Lanka'daki en büyük ve en iyi korunmuş mağara tapınağı kompleksidir.Je to jeden z najrozsiahlejších a najlepšie zachovaných jaskynných chrámov na Srí Lanke.
Kapı günümüzde iyi korunmuş bir durumdadır.V dnešnej dobe je to chránená oblasť.
Bu durumda sağlığımız nispeten korunmuş olur.Takto je hypofýza veľmi dobre chránená.
Kanunlarla korunmaya çalışılmaktadır.Je zákonom chránený.
Bernoulli prensibi, enerjinin korunumu yasasından çıkarılabilir.Bernoulliho rovnica totiž nevyjadruje zákon zachovania energie.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Vhodné je aj použitie ochranných okuliarov a ochranného odevu.
1951 yılında Arjantin Kongresi tarafından tarihi anıt olarak korunmaya alındı.V roku 1975 bol prehlásený historickou pamiatkou.
Doğanın Korunması için Uluslararası Birlik (IUCN) Yakın tehdit olarak değerlendirmiştir.Medzinárodný zväz na ochranu prírody (IUCN) ho hodnotí ako takmer ohrozený.
Günümüzde ise özellikle hayvan sürülerinin vahşi hayvanlardan korunmasında kullanılıyorlar.V našich podmienkach sa používa predovšetkým na lov vysokej zveri.
Marmara Denizi'nde, denizaltılara karşı nakliye gemilerinin korunması için önlemler alındı.V bitke pri ostrove Samar sa stretol s bezprostrednou ochranou vyloďujúcich sa plavidiel.
Kimera hâlâ Floransa'da bir arkeolojik müzede korunmaktadır.Nachádza sa v Archeologickom múzeu vo Florencii.
Zübare, bölgedeki 18. ve 19. yüzyıl yerleşimlerinin en kapsamlı ve en iyi korunmuş örneklerinden biridir.Je jedným z najväčších a najlepšie zachovaných obchodných miest z 18. a 19.storočia v zálive.
Telefonun ekranı Corning Gorilla Glass 2 cam ile korunmaktadır.Displej je chránený pomocou Corning Gorilla Glass 2.
Dördüncü Hanedanlık'tan itibaren bazı iç organlar, özel toprak kavanozlarda korundu.Od začiatku 4. dynastie niektoré časti tela ukladali osobitne do kanop.
Evi bir müze olarak korunmaktadır.Dom je chránený ako kultúrna pamiatka.
Korunmak için aynalı UV korumalı güneş gözlüğü veya boyuna takılan bir yansıma perdesi kullanılır.Či už okuliarami alebo maskou, ktorá kryje celú tvár.
Draco'nun yasalarından korunan tek şey, eski yasanın cinayetle ilgili bölümleriydi.Drakónove ustanovenia týkajúce sa zabitia boli prebraté do Solóvých zákonov.
Eski camii tarihi eser olarak korunmaktadır.Prírodu Camus stavia proti dejinám ako korektúru.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Kukučka je chránená pre užitočnosť.
Çeşitli teknik korunmalar var, mesela hafıza korunması.Existujú viaceré metódy ochrany pamäte, napríklad segmentácia pamäte a stránkovanie.
Dört kişilik mürettebat yoğun kompozit zırh ile korunmaktadır.Posádka 4 mužov je v stroji chránená pred vplyvom zbraní hromadného ničenia.
Ayrıca ekstra olarak bir frigorifik sistemle soğuk kalması istenen mallarda böylece korunabilir.Je potrebné predovšetkým zabezpečiť čo najväčšiu styčnú plochu medzi chladenou súčiastkou a chladičom.
Afişler de filmler gibi telif haklarıyla korunmaktadır.Avšak dajú sa naň predávať lístky alebo filmové práva.
Ancak Helenistik kültür, özellikle geçmişinin korunmasında bazı bölgelerde başarılı olmuştur.Helenistična kultura je bila uspešna na več področjih, še posebej pri ohranjanju preteklosti.
Bunların yalnızca taş temel duvarları korunmuştur.Ohranjeni so samo kamniti zidovi.
Yine de fillerin %65'inin doğal yaşam alanları korunan bölgelerin dışındadır.Kljub temu približno 65 % slonov živi zunaj zavarovanih območij.
Termodinamiğin birinci yasası "enerjinin korunumu" olarak da bilinir.Prvi zakon termodinamike je znan tudi kot energijski zakon.
M.Ö. 5. yüzyılın sonlarına tarihlenen iyi korunmuş olan Apollon Epikurios Tapınağı ile ünlüdür.Znana je po dobro ohranjenem templju Apolona Epikurejskega iz srednjega do poznega 5. stoletja pr. n. št.
Elyazması adını, yüzyıllar boyu korunmuş olduğu Kells manastırından almıştır.Rokopis je svoje ime dobil po mestu Kells, kjer je bil stoletja hranjen v samostanu.
Termessos, Türkiye’nin en iyi korunmuş antik şehirlerindendir.Termessos je eno izmed najbolj ohranjenih starih mest Turčije.
Dördüncü Hanedanlık'tan itibaren bazı iç organlar, özel toprak kavanozlarda korundu.Od Četrte dinastije so nekatere organe hranili ločeno v kanopskih vrčih.
Kompleks, güzel ve iyi korunmuş Orta Çağ freskleriyle dikkat çekmektedir.Kompleks je zaslovel zaradi čudovitih, dobro ohranjenih srednjeveških fresk.
En çok korunan ürün olan pirinç,% 777.7'lik tarifelere tabidir.Riž predstavlja skoraj vso proizvodnjo žitaric in je visoko zaščiten s tarifami pri 777,7 %.
Amaç Türkî kültür mirasının korunmasıdır.Sodišče je ugotovilo, da je varovanje kulturne dediščine legitimen cilj.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Okužba se preprečuje s pravilno kuho hrane in z umivanjem rok pred kuhanjem.
"Aile ve Ailenin Korunması"."Zaratustrstvo - Družina in družba".
Aynı zamanda dünyanın en iyi korunmuş zigguratlarından biridir.To je istočasno tudi največji ohranjeni zigurat.
Bu isim, günümüze kadar çok ufak değişiklikle korunmuştur.To se je malenkostno spremenjeno ohranilo do današnjih dni.
Dambulla, Sri Lanka'daki en büyük ve en iyi korunmuş mağara tapınağı kompleksidir.Dambulla je največji in najbolje ohranjen jamski kompleks v Šrilanki.
Noether teoremi, simetri ile korunum yasaları arasındaki temel bağı açıklar.V fiziki izrek Noetherjeve opisuje osnovno povezavo med simetrijo in ohranitvenimi zakoni.
Sağlığın Korunması c.Izboljšanje življenjskih pogojev c.
Ayrıca sınırlarının korunmasında da Makedonya'ya destek olmuştur.Zaščita sega tudi čez meje Namibije.
Bu kalelerin yapılma amacı haçlıların saldırılarından korunmak olmuştur.Tako so poskušali Bosno obvarovati pred križarskimi pohodi.
Bu özellikleri biraz açarsak korunma bakımından bazı faydalı sonuçlar elde etmek mümkün olur.Če bi počakali le nekaj sekund bi jim bila morda omogočena varna rešitev.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.Preden začnemo pripravljati hrano, si dobro umijmo roke.
Bu şapel, günümüzde tarihi eser olarak korunmaktadır ve halka açıktır.Država ga je določila kot zgodovinski spomenik in je odprt za javnosti.
Aynı zamanda daha iyi korunmuştur.Bila je tudi popolnoma varjena.
1973 yılından bu yana, Anıt Koruma Yasası ile korunmaktadır.Od leta 1973 je zaščitena z aktom o zaščiti spomenikov .
Ancak saldırıdan kalan bazı mermi izleri korunmuş olup günümüzde görülebilmektedir.Topovi so do danes ostali nedotaknjeni in jih je še danes možno videti.
Ayrıca yöresel olarak su seviyesi kontrol programları ve eğitimler de korunma çabalarına yardımcı olmaktadır.Klubi se tudi vključujejo v vzgojno izobraževalne programe zavodov in pomagajo njihovim varovancem.
Lokomotif korunmuş olup bugün Londra'daki Science Museum'da gösterilmektedir.Razstavljena je v Discovery Museum, njen motor pa v London Science Museum.
Böylece vampir güneş ışığından korunan ve gözlerden uzak bir yer bulmaya ihtiyaç duyar.Pri severnih medvedih žmurka nadomesti sončna očala in ščiti oko pred premočno svetlobo.
Ayrıca, zaman aşımı ile iyi korunsa bile kendiliğinden bozulma söz konusu olabilmektedir.Tudi, ko se osebi stanje izboljša, lahko še vedno čuti gnus usmerjen proti samemu sebi.
Ayrıca vahşi yaşamın korunması için de önemli bir alandır.Bil je tudi silovit borec tudi za varstvo narave.
Silah mürettebatı zırhlı koruyucular ile korunurlar.Vozilo lahko spremljajo oboroženi varnostniki.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Potrebna je popolna zaščitna oprema in dihalna maska.
Çünkü diskin toplam açısal momentumu korunur.Na Sakarski tablici je Den skrivnostno v celoti izpuščen.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Njihova naloga je zaščititi tempelj.
Rus Piskopos Pavel tarafından korunur.Za škofa ga je posvetil tiburski škof Pavel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod