Bunun sebebi enerji korunumudur.מכאן, שהאנרגיה נשמרת.
El yazması Viyana’daki millî kütüphanede korunmaktadır.כתב היד שמור בספרייה הלאומית האוסטרית בווינה.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.רחצת ידיים היטב לפני הכנת המזון ואחריה.
Elyazması adını, yüzyıllar boyu korunmuş olduğu Kells manastırından almıştır.הספר קיבל את שמו ממנזר קלס, ששימש לו בית במשך מאות שנים.
Rohtas Kalesi bir kuvvet tarafından asla yağmalanmadı, ve son derece sağlam bir şekilde korundu.מבצר רוהתאס מעולם לא נכבש בכוח, ושרד את מהלך השנים כמעט ללא פגע.
S-300'ün kullandığı füzeler kapalı ortamda dış etkilerden korunmuştur ve servis süresince bakım gerektirmez.טילי ה-S-300 מוכנים לשימוש, אטומים, ואינם דורשים תחזוקה לאורך חייהם.
Günümüze kadar korunan 70 tonluk sarnıca sahiptir."היום אני כבר עושה 70 שכיבות סמיכה.
Korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir.ט. ואסור לקיים יחסי מין.
Sonuçta bu toplar sabit korunaklar içerisinde ve sahil koruma amaçlı kullanıldı.דבר זה היה נכון במיוחד לגבי היחידות הנייחות, שהוקצו להגנת החופים.
Entropi, enerji gibi korunan bir özellik değildir.אורביטלים אינם בהכרח זהים לרמות אנרגיה.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından suyu ve korunak yönünden dünyanın en üst sıralarında yer almaktadır.לפי ראש ארגון הבריאות העולמי בעזה איכות המים ברצועה ירודה ביותר.
Tüm başarısızlıklarına rağmen Hitler tarafından korundu.למרות חסרונותיו עדיין זכה ליי ליחס אוהד היטלר.
Ayrıca, zaman aşımı ile iyi korunsa bile kendiliğinden bozulma söz konusu olabilmektedir.ורק אם ישוב בתשובה גדולה מאהבה יוכל לתקן עצמו.
"Aile ve Ailenin Korunması".תמיד עם הפנים למשפחה והתחת למשפחה".
Mezarlık bir asker tarafından korunmakta ve saat başı nöbet değişimi gerçekleşmektedir.לאחר קריסת ברית המועצות הוצב בקבר זה משמר כבוד המתחלף אחת לשעה.
Üç köprü kulesi tarafından korunur.את התעלה חוצים שלושה גשרים.
Törenler temizlenmek ve korunmak için gereklidir.הבחור זהו טקס טיהור שתפקידו שמירה והגנה.
Ama önemli eserlerin çoğu korunmuştur.רוב המבצר נשמר היטב.
Dış dekorasyonunun çoğu kayboldu, ancak iç mekanın muhteşem mozaikleri, çinileri ve duvar resimleri korundu.רוב הקישוטים החיצוניים בכיפה נעלמו, אך פנים הכיפה מגלה מוזאיקות, חרסינה וציורי קיר מרשימים.
Silah mürettebatı zırhlı kalkanlar ile korunurlar.הצוות אימן את הימאים בתותחנות.
Korunma statüsü LC (Least Concern) yani asgari endişedir.בעולם מצב השימור שלו הוא "ללא חשש" (LC).
Ancak bu sefer şampiyonluk korunamadı ve lig üçüncüsü oldular.בנוסף הקבוצה לא הצליחה לזכות באליפות וסיימה במקום השלישי בליגה.
Eklem ön taraftan diz kapağı ile korunur.ראה נחש שומר על פתח המערה.
Parti, Hristiyan değerlerin artırılarak korunmasını vurgulamaktadır.הטקס נועד בעיקר לחיזוק האמונה הנוצרית.
Onun tarafından korunan insanlar güçlü, düşünceli ve cesur olurlar.הוא כותב שהעמים בצפון שחיים בקור הם אמיצים, גדולים וטיפשים.
Bir başka anlatımla kütle korunmuş olur.דגם נוסף ייוצר להגנה כנגד מטוסים.
Ebi Süfyân dönemine kadar korundu.מיעוטם שרד עד עידן הפלאוקן.
Bu etkilerden korunmak için nitril koruma eldivenleri giyilir .חוטבי עצים משתמשים בכפפות קוולר כדי להגן על ידיהם.
Enfeksiyondan korunmak için başlıca yöntem elleri yıkamaktır.זאת הייתה הוכחה שרחצת ידיים מונעת זיהום.
Film 1993 yılında Birleşik Devletler Ulusal Film Kayıtları tarafından korunmak için seçildi.בשנת 1993 נבחר הסרט לשימור בארכיון הסרטים הלאומי של ארצות הברית.
İyi korunan eser günümüzde Dresden'deki Gemäldegalerie müzesinde sergileniyor.ציור זה מוצג כיום במוזיאון "Gemäldegalerie" שבדרזדן.
Bu plan günümüzde de hâlâ korunmaktadır.מתאר זה נשמר גם כיום.
Bazı örümcekler düşmanlarından korunmak için çeşitli hilelere başvururlar.חלק מהסנפירים מכילים ארס המגונן על בעליהם.
Ruh ve ahirete dair inanç özellikle vücudun korunmasında yoğunlaşmıştı.גם חיי המסחר, הדת והיבטים נוספים בחיי היום-יום התנהלו בצלו של המבצר.
Dört kişilik mürettebat yoğun kompozit zırh ile korunmaktadır.את התותח מתפעלים 4 אנשי צוות והוא מתאפיין בטעינה אוטומטית.
Böylece yeryüzündeki su, dengesi sürekli olarak korunmuş olur.Когато удари по земята, от нея бликва вода.
Aynı zamanda daha iyi korunmuştur.Той е и по-добре запазеният.
Bazen, Klasik Latince bir kelime Halk Latincesi ile beraber korunmuştur.Понякога дума от класическия се запазва заедно с дума от простонародния латински.
Şehrin tekrar İspanyollara geçmesiyle, Amerika'nın en güçlü korunan şehri olarak yapılandırılır.След като си връщат града, испанците го превръщат в най-силно укрепената крепост в Америка.
Bunların yalnızca taş temel duvarları korunmuştur.От нея е запазен само каменният зид.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Превенцията се състои в избягване на ухапвания от мухи.
Binanın kendisi ise Başkanlık Korumaları tarafından korunmaktadır.Дворецът се охранява от президентската гвардия.
Üç türü korunma durumu açısından önem arz etmektedir.Три момента трябва да се осъзнаят по отношение на защитите по принцип.
UAEK ayrıca "Radyasyon korunması sadece bireyler için geçerlidir.МААЕ също така гласи: „Приетото разбиране на термина радиационна защита се ограничава до защитата на хората.
Çin'de korunduğu bölgelerde yasadışı olarak da avlanmaktadır.Незаконен е техния отстрел на територията на някои защитени зони в Китай.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Превенцията се състои в правилно приготвяне на храната и миене на ръцете преди готвене.
Nesli korunmaya çalışılmaktadır.Провери, че е обезопасено.
Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmaktadır.Дружеството изпълнява своята дейност съобразно изискванията на Закон за защита правата на животните.
Bugüne kadar o Yunan toplumu dil ve kültürü korunmuştur.Последните все още пазят немската култура и език.
Dış dekorasyonunun çoğu kayboldu, ancak iç mekanın muhteşem mozaikleri, çinileri ve duvar resimleri korundu.Голяма част от външната му декорация е изгубена, но интериорът запазва великолепни мозайки, фаянс и стенописи.
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.След това работи в библиотека „Хънтингтън“ в Сан Марино, Калифорния.
Bunun yanı sıra, sivrisineklerden korunmak için çok farklı yollar denenmektedir.Освен това се предприемат различни мерки за отстраняване на комарите.
Bu, şehir halkının ve şehrin tarihsel ve sanayi mirasının korunmasını istiyenleri çok rahatsız etmektedir.Целта му е да съхранява и да популяризира историческото наследство на града и района.
Operasyonun yöntemine bağlı olarak, hassasiyet mümkün olduğunca korunmaya çalışılmaktadır.Ако сте склонни към тревожност, опитайте се да го прикриете възможно най-добре.
Bu tip çarpışmalar kinetik enerjinin korunmadığı elastik olmayan çarpışmalardır.Нееластични са тези удари при които кинетичната енергия не се запазва.
Korunacak bölge tanımlanır.Защитени местности, взет от
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Австралийската овчарка изисква минимална поддръжка.
Burada ise bir yıl boyunca her türlü dert ve hastalıktan korunulacağına inanilir.Смята се, че нейното консумиране предпазва от болести за цяла година.
Mülkiyet hakkını, hukuksal olarak korunan eylemli durum olan zilyetlik ile karıştırmamak gerekir.Не следва да се бърка с експроприацията, която настъпва по силата на законодателен акт.
Diğer bir korunma yolu da böcek ilaçları püskürtülerek sinek popülasyonunu azaltma yöntemleridir.Друга мярка е тази за намаляването на популацията от мухи чрез пръскане с инсектициди.