Ana içeriğe geç
Sözlük

korun ile cümle

korun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.V Pitkovicích je co chránit.
1982 Anayasasında ise "İnkılap Kanunlarının Korunması" başlıklı 174.1723, Osnova zákona o Pohraniční stráži – připomínky.
Dört kişilik mürettebat yoğun kompozit zırh ile korunmaktadır.Hlavňová výzbroj byla složena ze čtyř pevných kanónů pod kabinou.
Şato Avrupa'nın en iyi korunmuş Rönesans su şatosudur.Egeskov je nejzachovalejším renesančním vodním hradem v Evropě.
Astreoidler de korunmaya yardımcı olabilir.Husy mohou sloužit také k hlídání.
Genç hayvanlar korunurlar.Proč se dívat na zvířata?
Ayrıca bir kez kitap bulunduktan sonra yanlış ellere düşmemesi için özenle korunması da gerekiyordu.Dokonce musí dopis zničit, aby se nedostal do nepovolaných rukou.
Maalesef kullanıcıların bu tür arka kapılardan korunmak için yapabileceği şeyler sınırlıdır.Uživatel si může nadefinovat až 6 oken mezi kterými může libovolně přepínat.
Avantajlı konumu nüfusun korunmasını sağlamış ve şehre dikkat çekici bir göç yaşanmamıştır.K životu dávají přednost porostlým stanovištím, nevadí jim lidská přítomnost.
Engelli bireylerin temel haklarının korunması.Podpora hlavních selhávajících orgánů.
Yanlarda daha nispeten ince zırh bulunur, arka, alt ve tavan bölgeleri de az korunaklı kısımlardır.Jsou trsnaté (vzácněji až keřovité), někdy poléhavé, vzácněji oddenkaté.
Materyal soğuduğunda üzerine yapılan kayıt korunmuş olur.V případě dobrého chlazení pásku mu je zachována životnost.
Geleneksel kurumlar oldukça yetersizlikleriyle aynen korundu.Tradiční třmenový uzávěr trpěl některými nevýhodami.
İtalya Anayasa Mahkemesi yasaların anayasaya uygunluğunu ve anayasanın korunmasını denetler.Úkolem Ústavního soudu České republiky je dbát na ochranu ústavnosti.
Büyük değerler yüksek öğrenim kalite standartlarini koruyarak korunur.Při zachování nejvyšší kvality, dodržovat hygienické požadavky norem.
Hamama ait kanalizasyon sistemi günümüze kadar korunmuştur.Budova původního barokního mlýna se zachovala ve svém půdorysném rozvrhu dodnes.
Ayrıca Afganistan ve Irak'ta, ABD ofislerinin ve personelin korunması hizmetini yürütmektedir.Pro zajištění humanitární pomoci a bezpečnosti začaly v zemi působit OSN a USA.
Bu tür Avrupa'da korunan türler arasındadır ve Fransa'da satışı yasadışıdır.Jelikož se jedná v Evropě o poměrně hojný druh, je chráněná zákonem pouze v Irsku.
Güneye açılan kapısı eskiden bir demir kapı ile korunuyormuş.Jižně od západní budovy byla brána chráněná předbraním.
Ayrıca sınırlarının korunmasında da Makedonya'ya destek olmuştur.Bulharsko také po Íránu posílilo ostrahu svých hranic.
Bir saldırı sırasında bu belgede hakları korunan halklar birbirlerine yardım etmeli.Při každém bojovém přepadu se věřící navzájem podporují.
5114 imzası altında korunmaktadır.Je chráněn od 25 1.
Aşılama ile korunma sağlanır.Dědění se zaručuje.
Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi, 2003'te imzaya açıldı ve 2006'da yürürlüğe girdi.Země podepsala Smlouvu o nešíření jaderných zbraní, od níž odstoupila v roce 2003.
Sözleşme tüm sulak alanların korunmasını amaçlamaktadır.Garda má chránit zájmy všech Maďarů.
Buna ek olarak her Yahudi yerleşim birimi iyi eğitilmiş nöbetçilerle korunuyordu.Pe lângă asta, fiecare așezare israeliană era protejată de paznici bine pregătiți.
Anafilaksiden korunmak için tavsiye edilen yöntem, geçmişte reaksiyona sebep olan koşullardan uzak durmaktır.Calea recomandată pentru a preveni anafilaxia este de a evita ceea ce a cauzat reacția în trecut.
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Leucocitele sunt cele care ajută organismul să lupte împotriva pericolelor, precum infecțiile).
Çiftleşme Mart ayında, gün ve gece boyunca korunaklı yerlerde olur.Împerecherea are loc în martie, în locuri protejate atât în timpul zilei cât și în timpul nopții.
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.Menținerea păcii și securității și apărarea Statelor Unite.
Berlin Duvarı 9 Kasım tarihinden sonra da teknik olarak güvenlik kuvvetlerince korunmaktaydı.Din punct de vedere tehnic, Zidul a mai fost păzit încă ceva vreme după 9 noiembrie.
Sonuç olarak orijinal mimari tarz bugüne kadar korundu.Ca urmare, stilul arhitectural original a fost păstrat până astăzi.
Tümenin 2. alay komutanı Albay Kunio Nakagawa adanın korunması için hazırlıklara başladı.Colonelul Kunio Nakawa, comandantul regimentului diviziei 2, a condus pregătirile pentru apărarea insulei.
Bulgaristan’da Osmanlı mimarîsinin tamamıyla korunmuş tek eseridir.Este singura construcție din Bulgaria de acest gen conservată în întregime.
Diğer modeller ise enerjinin korunumu yasasına ters düşmekte ve modern termodinamiğe uymamaktalardır.Alte modele încalcă legea privind conservarea energiei și sunt incompatibile cu termodinamica modernă.
Bununla beraber, diğer üç virüsten sadece kısa süre için korunabilir.Cu toate acestea, protecția împotriva celorlalte trei tipuri de virus va fi una de scurtă durată.
Kapı günümüzde iyi korunmuş bir durumdadır.Clădirea există și în zilele noastre fiind bine conservată.
Dünyanın en iyi korunmuş lahitlerinden biridir.Este una dintre cele mai bine protejate delte din întreaga lume.
Çoğu astrafobik, fırtınadan korunmak için kendine güvenli yerler arar.Mulți oameni care au astrafobie, vor căuta adăpost suplimentar ]n timpul furtunii.
Bu diller, resmî olarak Avrupa Bölgesel Diller ve Azınlık Dillerini Koruma Anlaşması tarafından korunmaktadır.Acestea sunt protejate oficial de Carta Europeană a Limbilor Minoritare sau Regionale.
Amaç Türkî kültür mirasının korunmasıdır.Scopul său este protejarea patrimoniului natural .
Prostat büyümesinden korunmak için nasıl beslenmek gerekir?.Apicultura este interzisă ca mijloc de a proteja flora abundentă.
Aynı zamanda tampon bölge olarak ulusal ve yerel kanunlarla korunmaktadır.În Canada, adopția este controlată de legislația provincială sau teritorială.
Bu harita hâlâ korunmaktadır.Harta este protejată de o mapă transparentă.
Lokomotif korunmuş olup bugün Londra'daki Science Museum'da gösterilmektedir.Aceasta este și cea mai veche locomotivă care încă mai există, fiind acum expusă la Science Museum din Londra.
Şemsiye, yağmur ve güneşten korunmak amacıyla kullanılan bir aksesuardır.Umbrela este un obiect folosit pentru apărarea împotriva ploii sau a razelor solare.
Korunmaya muhtaçtır.Aceasta are rol de protecție.
Zirai lobi ise pazarların genişletilmesini ve çiftçilerin korunmasını istiyordu.În prima domnie a debutat prin asuprirea boierilor și protejarea țăranilor.
Koruma alanı, 6 km2 korunan alan ve 5.4 km2'lik bir tampon bölgeyi kapsamaktadır.Rezervația cuprinde 6 km² de arie protejată și o zonă-tampon de 5,4 km².
Ayrıca ekstra olarak bir frigorifik sistemle soğuk kalması istenen mallarda böylece korunabilir.Este de evitat de asemenea aglomerarea prea mare a frigiderului.
1847 yılında Hermann von Helmheltz enerjinin korunumunu ifade etmiştir.În 1848 Hermann von Helmholtz formulează principiul conservării energiei.
Güvenlik risk yönetimi kasti hareketlerden kaynaklanabilecek zararlardan varlıkların korunmasını içermektedir.Managementul riscului de securitate implică protecția unor bunuri de prejudiciul cauzat prin acte deliberate.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Prevenirea se face prin evitarea înțepăturile de muște.
Yıldırımdan korunma dört ayrı şekilde yapılmaktadır.Sfințirea luminilor se poate face în două feluri.
Önceki oyundan birçok karakter korunmuştur.Cu toate acestea, s-au păstrat multe caracteristici de joc din originalul Darkfall.
Büyük değerler yüksek öğrenim kalite standartlarini koruyarak korunur.Vodă, Asigurarea calității prin metode statistice.
2005'in başlarında koruncaklar pratiksel olarak limitsiz olmaya elverişliydi.Primele melodii ale sale au fost înregistrate în 2005, fiind inițial destinate unui grup limitat de prieteni.
Hamama ait kanalizasyon sistemi günümüze kadar korunmuştur.Sistemul de alimentare cu apă și cel de canalizare au rezistat până în zilele noastre.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Libertatea religioasă este unul dintre drepturile fundamentale ale omului.
Diğer bir korunma yolu da böcek ilaçları püskürtülerek sinek popülasyonunu azaltma yöntemleridir.Alte metode includ scăderea populației de muște prin utilizarea spray-urilor cu insecticide.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod