Ana içeriğe geç
Sözlük

korun ile cümle

korun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu isim, günümüze kadar çok ufak değişiklikle korunmuştur.Este sistema continua em uso até hoje com pouquíssimas alterações.
Bu eserin Sanskritçedeki orijinal hali kısmen korunmuştur.Esta ordem é baseada em parte no sânscrito.
Depremlerden de korunmak için ayarlı kütle sönümleyici kullanır.Inventou um aparelho para prevenir os sismos.
Kanunlarla korunmaya çalışılmaktadır.Por esta razão são protegidos por lei.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.A prevenção é pelo preparo correto do alimento e lavar as mãos antes de cozinhar.
Dördüncüsü Holste'nin Korunması savunması üzerine.Em quarto lugar, o exército de Holste está na defensiva."
Yalnızca iyi ve güçlü kaleler ile korunan şehir ve manastırlar bu saldırılara karşı koyabildi.Somente cidades e mosteiros fortificados lograram repelir o assalto.
Şehir surlarının bir kısmı ve kale kapısı iyi korunmuştur.As paredes da cidade, as portas da cidade, as torres de vigia foram mantidas bem.
Günümüze kadar ulaşan iyi korunmuş freskleriyle ünlüdür.Nós nos saudamos um após o outro até hoje cordialmente bem-vindo.
Aksine ormanın yangına karşı korunmasına katkıda bulunduğuna dair tezler ortaya atılmıştır.Por outro lado, em certos locais ele protege a floresta dos incêndios.
Albenga beldesinin günümüzde çok iyi korunmuş bir tarihsel merkezi bulunmaktadır.Actualmente, Belton House tem uma exposição permanente dedicada a este evento.
Bu yetenek evindeki laboratuvarında yaptığı deneyler sayesinde korunmuştur.Por causa desse poder foi mantido em laboratório para experiências.
Diğer bir korunma yolu da böcek ilaçları püskürtülerek sinek popülasyonunu azaltma yöntemleridir.Outros esforços incluem aqueles para diminuição da população de moscas pela pulverização de inseticidas.
Kutu Düzeni (Box Formation): Korunması gereken birim ortaya alınır.Em que material irá ser feita?(cartão/plástico/madeira/vidro…) Qual a fábrica a contratar?
Dış dekorasyonunun çoğu kayboldu, ancak iç mekanın muhteşem mozaikleri, çinileri ve duvar resimleri korundu.Muita da decoração exterior perdeu-se, mas o interior preserva ainda soberbos mosaicos, faianças e murais.
Bazı güveler yarasalara karşı bir korunma geliştirmişlerdir.Isso lhes proporcionou algum grau de proteção contra abusos.
Termodinamiğin birinci yasası "enerjinin korunumu" olarak da bilinir.A primeira lei da termodinâmica é uma versão da lei de conservação da energia.
Jandarma; köylerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda kanun ve düzenin korunmasından sorumludur.A polícia estadual é responsável por manter a lei e a ordem nos municípios do estado e nas áreas rurais.
Bu program gelmiş geçmiş en başarılı korunma programlarından biridir.Encerrou um dos mais bem sucedidos programas de todos os tempos.
Amerika bodur huşu (Betula glandulosa) ile söğüt (Salix spp.) bazen korunaklı pocketlerde görülür.O salgueiro (Salix sp.) existe também, normalmente rodeando de pequenas manchas de paul.
Takıları sadece süslenmek için değil, aynı zamanda manevi olarak korunmak için kullanıyorlardı.Utilizada não apenas colar como, também, descolar.
Bundan amaç, jelde varolduğu bilinen maddelerin ürünün içinde de korunmuş olarak bulunmasıdır.O ideal é a utilização de ferramentas que já existem dentro do seu próprio provedor.
Valentinianus'un başlıca çalışması sınırların korunmasıydı.E o trabalho de Tenko é proteger essas jóias.
Bu harita hâlâ korunmaktadır.Sua lápide ainda é preservada.
Ekran Gorilla Glass 2.0 ile korunuyor.Possui a proteção Gorilla Glass 2.
Günümüzde Paris'teki Ulusal Kütüphane'de korunmaktadır.Está guardado hoje na Biblioteca Nacional da França.
Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğu için korunması gereken hayvanların listesinde yer alır.Define espécies que devem ser protegidas por causa da ameaça de extinção.
Tarihi merkezdeki eski binalar yerel idare tarafından korunma altına alınmıştır.Leis foram promulgadas para proteger os edifícios históricos do centro da cidade.
Ancak, Opiza ve Tbeti gibi tarihsel yapılar günümüze değin korunabilmiş değildi.A idéia de coletar e manipular objetos, entretanto, não é tão recente.
Bu durum, sunucu dosyasının korunmasını da güçleştirmiştir.Além disso elas evitam comprometer a análise dos dados.
Yalnızca belirli şartlar altında korunan papirüsler günümüze ulaşabilmişlerdir.Apenas unidades disponíveis no momento vão aparecer.
1915-1916: İmparator Yuan Shikai başkanlığındaki Çin İmparatorluğu'na karşı Millî Korunma Savaşı.O Império da China (1915–1916), uma efémera restauração do Império autoproclamada por Yuan Shikai.
Onlara Kara Süvarilerin saldırılarından korunmalarında yardım etti.Depois da Revolução Negra ele foi executado para ajudar os Cavaleiros Negros.
Finlandiya’daki mahkemelerin bağımsızlığı Anayasa ile korunmaktadır.A autonomia dos municípios nos seus próprios assuntos é garantida pela constituição da Islândia.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Em adendo, ele também protege o oócito.
Korunma statüsü LC (Least Concern) yani asgari endişedir.Estatuto de conservação: Não é considerada uma espécie ameaçada, "LC" (least concern ).
Aynı şekilde yağmur ormanlarının korunmasına da yardım ediyordu.Isto também fornece proteção contra a chuva.
Parkın korunması ve bakımı Patrimônio Histórico e Artístico Nacional tarafından yapılır.A edificação é tombada pelo Instituto do Patrimônio Histórico e Artístico Nacional.
Momentumun korunumu m1u1 = m1V1+ m2V2.Obtida através da fórmula: C1V1=C2V2
Korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir.Não tem relação com atração sexual.
Düşmanlar özel güçlerinize karşı daha korunaklı olurlar, vuruş kabiliyetleri çok yüksektir.Eles realizam missões especiais para a família, e seu poder de luta é incrível.
Ayrıca Apple, yüzleri ve plaka plakalarını tanınmaz hale getirerek mahremiyetin korunmasını talep etti.Ook beweerde Apple de privacy te waarborgen door gezichten en kentekenplaten onherkenbaar te maken.
Sosyal adalet zayıfın korunmasını teşvik eder.Sociale rechtvaardigheid impliceert bescherming van de zwakkeren.
Ancak bunlardan yedi tanesi korunabilmiştir.Er worden zeven ondersoorten erkend, waarvan er één is uitgestorven.
Yapım sırasında, Darth Vader'ın Luke'un babası olduğu gerçeği büyük bir gizlilik içinde korundu.Tijdens de productie werd het feit dat Darth Vader Lukes vader was goed geheimgehouden.
Aynı zamanda dünyanın en iyi korunmuş zigguratlarından biridir.Het is een van 's werelds best bewaarde ziggoerats.
İlk anatomi tiyatrosu 1594 yılında Padova Üniversitesinde inşa edilmiş olup halen de korunmaktadır.Het eerste anatomisch theater werd gebouwd door de Universiteit van Padua in 1594, het bestaat nog steeds.
Resimler, Bulgaristan'ın Helenistik dönemden kalma en iyi korunmuş sanatsal başyapıtlarındandır.De schilderijen behoren tot de best bewaarde Bulgaarse meesterwerken uit de Hellenistische periode.
UNAMID Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliğinin ortak görev yaptığı ilk ve en geniş barış korunma misyonudur.UNAMID was de eerste gezamenlijke VN/AU-missie en de grootste vredesmissie tot dusver.
Şato Avrupa'nın en iyi korunmuş Rönesans su şatosudur.Het slot wordt gezien als de best bewaarde waterburcht van Europa uit de Renaissance.
Enfeksiyondan korunmak için başlıca yöntem elleri yıkamaktır.Handen wassen is de voornaamste manier om infectie te voorkomen.
Çapı RNA'da 6 nm dir ve protein kaplı hücresel enzimler tarafından korunur.Het RNA heeft een diameter van zo'n 6 nm en wordt beschermd tegen enzymen in de cel door de manteleiwitten.
Bu sayede gizlilik korunmuş olacaktır.Het vraagt om iets om het hoofd te bedekken.
İşte bu gerçeği ortaya koyacak belgeler, Sion Tarikatı tarafından korunmaktadır.Staat bekend als de Beschermer van Waarheid, Houder van Bewijzen.
Korunma altına alınıp turizme sunulması gerekmektedir.Hij wordt bedreigd en moet beveiligd worden.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Het recht op leven is een van de basismensenrechten.
Mevcut toplumsal sistemin korunmasını amaçlar.Het volk beschermt het socialistische systeem.
Sağlığın Korunması c.Hulpverlening beveiligen, c.
Korunmaya muhtaçtır.Waard om beschermd te worden.
O yüzden korunak yapılmalıydı.Er moest dus gelaveerd worden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod