Ana içeriğe geç
Sözlük

korun ile cümle

korun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama zamanla korunmadığından bu taşlar yok olmuştur.Но к сожалению это так и не было сделано — осколки камня со временем затерялись.
Anda ulu çeri köründi.Вокруг стояла настороженная тишина.
1912 yılında Paris Komünü’nün başarısızlığının kaynağı olarak mülkiyetin korunmasını gördüğünü söylemiştir.В 1912 г. она утверждала, что ошибка Парижской коммуны была в том, что в ней «сохранилась собственность.»
Silah mürettebatı zırhlı koruyucular ile korunurlar.Пруды охранялись вооружёнными сторожами.
Sonuçta bu toplar sabit korunaklar içerisinde ve sahil koruma amaçlı kullanıldı.Те же медленно собирались под защитой береговых орудий.
Aynı zamanda daha iyi korunmuştur.Да и более информированы.
Grupta bulunan kuşlar korunaklı yerde bir arada tünerler ve birbirlerinin tüylerini temizlerler.Птицы в группе сидят бок о бок в густом укрытии и занимаются взаимной чисткой перьев.
Ancak sokma işlemi ilerledikten sonra refleksif olarak korunma eylemi ortaya çıkar.Предполагается, что при форсировании реакции страха спонтанно прекратятся.
Carlson'ın baskınından sonra, Japonlar hafifçe korunan Gilbertler'e takviye kuvvet göndermiştir.После рейда Карлсона японцы стали тщательно охранять острова Гилберта и всячески укрепили их.
Dolayısıyla atıldığı yeri bilmek, korunmak için yeterli değildir.То есть использование только счисления для определения места недостаточно надёжно.
Toplam vis visa'nın korunduğuna inandı.МСОП присвоил виду охранный статус VU.
Buraların iyeler (koruyucu ruhlar) tarafından korunduğuna inanılır.Это — приведения, лучшим средством от них будет отсутствие веры.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Юридическая защита прав собственности составляет одну из основных функций гражданского права.
Kapalı bir sistemde enerji korunacağından sabit bir değeri vardır.Для замкнутой системы справедлив закон сохранения энергии.
Aynı zamanda da, korunun alanında bulunan doğa eserleri başka hiçbir yerde bulunmamaktadırlar".Другого же климатического оружия в современном мире к счастью не существует».
Bu mektup bugüne kadar korunmuştur.Эта рукопись сохранилась по сей день.
Genç bireyler, yetişkin erkek bireyler tarafından korunur.Молодь держится отдельно от взрослых особей.
Günümüzde Paris'teki Ulusal Kütüphane'de korunmaktadır.В настоящее время хранится в Национальной библиотеке в Париже.
Bu olaya “Kütlenin Korunumu Kanunu” denir.Она вышла под названием «Закон выжившего».
O tarihten bu yana federal kanunlarla korunmaktadır.В то время этот закон противоречил федеральному законодательству.
Yüzyıllar boyu değişmeden korunabilmiştir.Вот почему она оставалась неизменной в течение веков.
Her beş haneden bir kişi alınarak oluşturulan bu birlikler sınırdaki kalelerin korunmasında görevlendirilirdi.В неё были встроены 50 укреплений, в которых несли службу охранявшие границу воины.
Yıkıntı halinde korunmaktadır.Хранились в свернутом виде.
Kille temizlenen saçlar, saç dökülmelerine karşı korunmuş olur.Мужчины чаще красят волосы с целью скрыть седину.
Sağlık standartları devlet tarafından korunmak zorundadır.Достоинство личности охраняется государством.
5114 imzası altında korunmaktadır.Было забито 45 113 свай.
Köy mezarlığına sahip çıkılmış ve korunmuştur.Территория кладбища обустроена, огорожена и охраняется.
Bu nedenle de korunma sorunları yoktur.ولذلك لا توجد مشاكل حماية.
Korunmaya muhtaçtır.لتوفير الحماية.
Zayıf isospin korunması yasası T3 'ün korunması ile bağlantılıdır; tüm zayıf etkileşimler T3'ü korumalıdır.يرتبط قانون حفظ اللف النظائري الضعيف بحفظ T3؛ يجب على جميع التفاعلات الضعيفة أن تحفظ T3.
Honolulu kelime anlamı olarak "Korunaklı Liman" ya da "Sakin Liman" anlamına gelmektedir.هونولولو تعني باللغة الهاوايئية "الميناء المحمي" أو "الميناء الهادئ".
Bir duyu etkilense de, diğer bölümlerdeki bilişsel yetenekler korunabilir.على الرغم من نمط واحد قد يتأثر فإنه يتم الاحتفاظ بالقدرات المعرفية في المناطق الأخرى.
Buraların iyeler (koruyucu ruhlar) tarafından korunduğuna inanılır.تفسير قوله تعالى: "إن الذين آمنوا وعملوا الصالحات سيجعل لهم الرحمن ودا".
Dört yıl içinde korunan alanlar iki katına çıktı, günümüzde ise ülkenin yüzde sekizlik bir kısmını kapladı.في غضون أربع سنوات تضاعفت المناطق المحمية وتشكل الآن ثمانية في المئة من أراضي البلاد.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.وتشمل التدابير الوقائية الأخرى غسل اليدين وطهي الطعام جيداً.
2007'den beri artık aktif olarak korunmuyor.وهو غير نشط منذ مايو 2007.
Termessos kenti iyi korunmuş bir antik yerleşmedir.مدينة قديمة محافظٌ عليها بشكلٍ جيد.
Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.لكلِّ شخص حقُّ إنشاء النقابات مع آخرين والانضمام إليها من أجل حماية مصالحه.
Kuzey ve güney rüzgarlarından korunaklı bir yapıya sahiptir.وهو أيضا بمثابة بناء محمي من الرياح الشمالية والجنوبية.
Bu nedenle binaların korunması için bir ihtiyaç vardır. ^ eviولذلك هناك حاجة للحفاظ على المباني.
Enerjinin korunumunun genel kuramını öngördü ve yakıt hücresi teknolojisinin öncüsü oldu.توقع النظرية العامة لحفظ الطاقة، ويعتبر رائدا في تكنولوجيا خلايا الوقود.
Tabiatın korunması ve tabiata saygı esastır.سحر الطبيعة فمن يحميها؟.
İmparatorluğun erken dönemlerinde cumhuriyetçi devlet yapısı görünüşte korundu.في بداية الإمبراطورية، تم الحفاظ على شكل الحكومة الجمهورية.
İlk anatomi tiyatrosu 1594 yılında Padova Üniversitesinde inşa edilmiş olup halen de korunmaktadır.وتم بناء أو مسرح تشريحي في جامعة بادوا عام 1594 ولا يزال قائمًا حتى الآن.
M. Kemal'in istediği güvence ise rejimin temel ilkelerinin korunmasıydı.أما الضمان الذي أراده مصطفى كمال هو حماية المبادئ الأساسية للنظام.
Ancak 57. Türkiye Hükûmeti'nin girişimleriyle proje, türbenin mevcut yerinin korunması yönünde değiştirildi.إلا أن الحكومة 57 لتركيا قامت بمبادرات لحماية موقع الضريح.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.تتم الوقاية بالطبخ الجيد للطعام وغسل اليدين قبل الطبخ.
Rohtas Kalesi bir kuvvet tarafından asla yağmalanmadı, ve son derece sağlam bir şekilde korundu.لم يتم اقتحام فورت روهتاس بالقوة، وقد نجا من الموت بشكل ملحوظ.
Zırhlı tren, zırh ile korunmuş trendir.قطار مدرع هو قطار محمي بدرع.
Günümüzde kutsal bir alan olarak korunmaktadır.هو المعترف به صناعة مقدسة.
2005'in başlarında koruncaklar pratiksel olarak limitsiz olmaya elverişliydi.منذ عام 2005 كانت الحدود غير مرئية بشكل أساسي.
Yaralı tetanostan korunmak için uyarılır.يجب أن يكون المضيف الجديد عرضة للإصابة.
Bu diller, resmî olarak Avrupa Bölgesel Diller ve Azınlık Dillerini Koruma Anlaşması tarafından korunmaktadır.هذه اللغات معترف بها رسمياً من قبل الميثاق الأوروبي للغات الإقليمية ولغات الأقليات.
Dini ve ahlaki yapı korunmuştur.دعم الهيئة ماديًا ومعنويًا.
Son yüzyılda bu yaygınlığı yenen iki önemli faktör geliştirildi: korunma ve bağışıklama.وعلى مدار القرن الماضي، تم تطوير عاملين مهمين لمقاومة انتشار هذه الأمراض: الإصحاح البيئي والتحصين.
Bu yasa enerji korunumu yasası olarak bilinir.وهو ما يعرف الآن بقانون حفظ الطاقة.
Günümüzde Paris'teki Ulusal Kütüphane'de korunmaktadır.يتم الاحتفاظ بها حالياً في المكتبة الوطنية في إسبانيا.
Trafiğin soldan akmasına ilişkin gelenek imparatorluğun eski topraklarının çoğunda korunmuştur.وكذلك ابقي على تقليد القيادة على الجانب الأيسر من الطريق في الكثير من مستعمرات الإمبراطورية السابقة.
İşte bu gerçeği ortaya koyacak belgeler, Sion Tarikatı tarafından korunmaktadır.قد برهن على آراء القائلين بأن هذا العلم مستور، وسر محجوب، استأثر الله به.
Dosyalar şifre ile korunabilir.يمكن حماية الملفات من خلال كلمة المرور.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod