Ana içeriğe geç
Sözlük

korun ile cümle

korun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beklenmedik bir melankoli dalgası sabahın köründe içimi darladı.С самого утра меня стала мучить какая-то удивительная тоска.
Tom'un korunmaya ihtiyacı var.Тому нужна защита.
Körü körüne mutluluk.Счастье слепо.
Onlar sabahın köründe ayrıldı.Они выехали ни свет ни заря.
Burada niyetim körü körüne inatçılık yapmak değil ama nihayetinde ısrarcıyım.Я не то чтобы упрямая, но настойчивая.
Bu güne kadar korunan en eski kağıt duvar kağıdı 1509'a dayanıyor.Самые древние бумажные обои, сохранившиеся до сегодняшнего дня, датируются 1509 годом.
Korunmaya muhtaçtır.Нуждается в охране.
Takva ile de bu kâr korunur ve zararlardan uzak kalınır.Они надеются на Его милость и страшатся мучений от Него.
Aralarında Mendel Portugali'nin de bulunduğu çoğu genç cemaatin korunması için çaba gösterdi.Многие из молодых евреев, в том числе Мендель Португальский, пытались защитить сообщество.
Onun sadece dört tane mektubu korunabildi çünkü bu mektuplar dönemin önemli adamlarına yazılmıştı.Сохранились только четыре её письма, которые были адресованы влиятельным мужчинам того времени.
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.Защита мира и сотрудничество со всеми странами.
Guliyev Mirza, devletimizin korunmasında vatanseverliğini layıkıyla göstermiştir.Гулиев Мирза достойно выполняет свой долг в защите своей родины.
O parlak ışıktan korunmalıdır, fazla su içmemelidir ve geceyarısından sonra yemek yememelidir."Не мочить водой, держать подальше от яркого света, и никогда не кормить после полуночи.")
Kemer Raw'da ve 205 Live programında korunmaya başladı.Титул защищается на бренде Raw и шоу 205 Live.
Korunma statüsü LC (Least Concern) yani asgari endişedir.Охранный статус — LC (наименьший риск).
Güney surlarda iyi korunmuş üç kule bulunmaktadır.На южной стене есть три хорошо сохранившиеся башни.
Azerbaycan Cumhuriyeti'nin jeolojik doğa anıtı olarak tescillenmiştir ve devlet tarafından korunmaktadır.Объявлена памятником природы Японии и охраняется законом.
İkinci durumda, haberleşme ilkesi, önceki bilinen sonuçların korunmasında gerekli olacaktır.1 Если необходимо, последний согласный основы удваивается, чтобы избежать изменения предшествующего гласного.
Aşılama virüs enfeksiyonlarından korunmada etkili ve ucuz bir seçenektir.Вакцинация представляет собой дешёвый и эффективный способ предотвращения вирусных инфекций.
Tanrısal bir güç tarafından korunur.Это делается с помощью божественной силы.
Stadın bütün tribünlerinin üstü kapanmış seyircilerin kötü hava koşullarından korunması sağlanmıştır.Все трибуны укрыты навесами, защищающими зрителей от непогоды.
Stužica, Doğu Karpatlarda benzersiz bir şekilde korunmuş ve bozulmamış ilkel bir kayın ormanıdır.Stužica) — уникально сохранившийся нетронутый первобытный буковый лес в Восточных Карпатах.
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.Единственная оставшаяся копия находится в библиотеке Хантингтона в Сан-Марино (Калифорния).
Sistina Şapeli freskleri restorasyonu, 20. yüzyılın en önemli korunma ve restorasyonlarından biriydi.Реставрация фресок Сикстинской капеллы — одна из крупнейших реставрационных работ, проведённых в XX веке.
Temel olarak aile bakımıı ve korunmasından mahrumdurlar.Однако ей всё ещё необходима защита и забота.
Ekran Gorilla Glass 2.0 ile korunuyor.Экран защищён стеклом Gorilla Glass 2.0.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Хранилище KEK должно быть защищено от вмешательства.
Üç köprü kulesi tarafından korunur.Мосты охранялись башнями.
New Year's Revolution şovu için World Tag Team unvanının korunacağı bir maç duyuruldu.Позже было объявлено, что на New Year’s Revolution пройдёт матч за титул командных чемпионов мира.
Yıldırımdan korunma için tasarımı yapmak.Защита от молнии.
Almoravid mimarisinin en iyi korunmuş örneklerinden biridir.Мечеть — один из лучших сохранившихся примеров архитектуры Альморавидов.
Kadınlar, güneşten korunmak amacıyla şemsiye kullanır.Парасоль (фр. parasol) — зонт для защиты от солнца.
Daha sonra elbisenin arşivlenmeden önce tahnitlenerek kurutulmuş et şeklinde korunacağını açıkladı.Позже он объяснил, что платье будет сохранено в вялёном виде ещё до сдачи в архив.
Bu verimliliğin sürdürülmesi ayrıca bazı toksik materyallerden torakların korunmasını da gerekli kılabilir.Этот же способ предлагается использовать и для консервации некоторых токсичных веществ.
Korunmakta ve yiprandikca restore edilmektedir.Жизненное пространство охраняется или восстанавливается.
Bu bakımdan ilgili karar, vicdani ret hakkının korunmasında bir milat olarak kabul edilir.Однако в этом случае речь идёт о самоутверждении под видом защиты правды.
Posta pulunun değeri 21 Çek korunasıdı.Стоимость почтовой марки составляет 21 чешская крона.
Anıt, Berlin şehri tarafından korunmaktadır.Охраняется государством как памятник архитектуры Берлина.
Ancak bunlardan yedi tanesi korunabilmiştir.Их было семеро друзей-единомышленников, готовых бороться с нацизмом.
Resmi olarak tarihi anıt kapsamına alınarak, kanunla korunmaktadır.Он зарегистрирован как исторический памятник и охраняется законом.
Bazen, Klasik Latince bir kelime Halk Latincesi ile beraber korunmuştur.В течение длительного времени консервативная элита правила латиноамериканским народом.
Sistemlerin meşrulaştırılması, mevcut sosyal düzenlemelerin korunmasına ve devamlılığına yol açmaktadır.Социальный контроль, по их мнению, служит достижению и поддержанию стабильности социальной системы.
Genelde iyi korunmuşlardır.Обычно хорошо переносится.
Sağlığın Korunması c.Покровительство Дж.
Vücut sıcaklığının korunmasına yardım eder.Это помогает ему поддерживать тепло.
Parkın korunması ve bakımı Patrimônio Histórico e Artístico Nacional tarafından yapılır.Здание охраняется государством и является объектом исторического и культурного наследия.
Bu silajlar en çok hareket halindeki konvoyların korunması için kulllanıldı.Их использовали в основном для охранения конвоев.
Uluslararası Af Örgütü 2011 yılında Cruz’un korunmasını ‘’öncelikli olay’’ olarak nitelendirdi.Указывалась в качестве «главных приверженцев международного вмешательства в Ливии» в 2011 году.
El yazması Viyana’daki millî kütüphanede korunmaktadır.Оригинал рукописи хранится в Вене.
Hüyük (Büyük Çorca), insanların barınmak ve korunmak amacı ile inşa ettikleri bir yapıdır.Затем говорится об истине воскресения, доказательством которого служит сотворение человека и растений.
Helena - Kontes tarafından korunmakta olan bir asıl kadın.Елена, молодая девушка, которой покровительствует графиня Руссильонская.
Avrupa Birliği insan haklarının korunması konusunda etkin bir görev üstlenmiştir.Мировое сообщество государств должно доказать свою приверженность защите прав человека.
Birçok besin dondurularak uzun süre bozulmadan korunabilir.Многие лягушки могут выжить после замерзания.
İskoç hukuk sistemi ve mahkemeleri korunacaktı.В Шотландии действует своя система права и судов.
Korunması ve doğal özellikleri geliştirilmesi gereken bir mahalledir.Вид требует сохранения и бережного отношения в естественных местонахождениях.
Korunmasız olarak yaklaşılırsa sizi tutar ve enerjinizin bir kısmını kendine aktarır.Не пуглива и подпускает к себе человека на достаточно близкое расстояние.
Bulgaristan’da Osmanlı mimarîsinin tamamıyla korunmuş tek eseridir.Лишь в Западной Болгарии это относительно самостоятельный обряд.
Hidrostatik basınç gıdaların korunması sürecinde kullanılır.Достаточно, чтобы стенки выдержали только гидростатическое давление хранимого продукта.
Bu parçalardan sadece yarısı bütünüyle korunmuştur.Из всех памятников полностью раскопано не больше половины.
Küçük boyutları yüzünden, böcek-yiyen kuşlar ve hayvanlara karşı korunmasızdırlar.Из-за своих небольших размеров, они уязвимы для насекомоядных птиц и других животных.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
korun ile cümle - Sayfa 23 - korun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App