İç mekan orijinalliğini korumuştur.Stále si však zachovává svou původní architekturu.
Giriş kapısı aslını korumuştur.Ușa originală s-a păstrat.
İspanya 50,000 olan asker sayısını savaş boyunca korumuştur.Japonia a folosit un număr de 500.000 de soldați de-alungul întregului război.
Bu birinciliğini 80 hafta boyunca korumuştur.E o premieră a ultimilor 80 de ani.
1867 yılında Baraj gölü olarak inşa edilmiş, bu görevini 1921 yılına kadar korumuştur.A tavat 1867-ben víztározónak hozták létre és ezt a funkcióját egészen 1921-ig meg is tartotta.
Index Librorum Prohibitorum adlı yasaklanmış kitaplar listesi 1965 yılına dek geçerliliğini korumuştur.Az Index librorum prohibitorum-ot 1948-ig naprakészen tartották, rendszeresen bővítették.
Bu sayede kendini korumuş olur.Igen, ő valóban megóvhatja.
İspanya 50,000 olan asker sayısını savaş boyunca korumuştur.Spanyolország mintegy 50 000 főnyi hadsereggel vett részt a háborúban.
Futbolculuk kariyeri boyunca 13 yıl Arsenal'in kalesini korumuştur.Pályafutása legeredményesebb éveit az Arsenalnál töltött el, 13 évet.
Bunun sonucunda kemerlerini korumuş oldular.Végül az időjárás mentette meg őket.
Hayatının son 20 yılında bu iki mevkii korumuştur.Apua oli kahden toimintavuoden aikana saanut 20 henkeä.
Bu sayede kendini korumuş olur.Niin hän ainakin vakuuttaa itselleen.
Bu sayede kendini korumuş olur.Με τον τρόπο αυτό διασώθηκε.
7 Ağustos tarihinde Cage of Pain III şovunda Moxley, Bruce Santee'i mağlup ederek kemerini korumuş oldu.Στις 7 Αυγούστου στο σόου Cage Of Pain III ο Μόξλι νίκησε τον Μπρους Σαντί και διατήρησε τον τίτλο του.
İç mekan orijinalliğini korumuştur.Σώζεται ο αρχικός θόλος.
19 yüzyıl sonlarına kadar dillerini korumuşlar.Η γασκωνική γλώσσα ομιλούνταν μέχρι τα τέλη του 19ου αιώνα.
Lehistan bazı toprakları kazansa da Rusya bağımsızlığını korumuş olur.Εξάλλου, μα νίκη σε βάρος της Ρωσίας, θα αποτελούσε αντίδοτο για το λαό της χώρας.
Ilıman ülkelere getirilen hayvanlar bu davranış özelliklerini korumuştur.Ζώα που κινδυνεύουν μας περιγράφουν τη ζωή τους.
Avrupa listesinde 1 numara olmuş ve birkaç hafta ilk üçteki yerini korumuştur.Singlen debuterede som nr. 1 på track listen og holdt første pladsen i 3 uger.
Jon ayrıca Samwell Tarly’i diğer yeni gelenlerden korumuştur.Jon reiser med Samwell Tarly og resten av Nattevakten.
Bu sayede kendini korumuş olur.Deretter må de klare seg selv.
Bu birinciliğini 80 hafta boyunca korumuştur.Dette monopolet ble opprettholdt i 80 år.
8. Ordu savunma hatları akşama kadar pozisyonlarını korumuşlardır.Stridsvognene holder posisjonene gjennom natten.
Bu destek çubuğu 2009 yılına dek Türkiyede en yaygın olarak kullanılan destek çubuğu özelliğini korumuştur.Tindfotingan ble kåret til Norges beste supportere i 2009.
7 Ağustos tarihinde Cage of Pain III şovunda Moxley, Bruce Santee'i mağlup ederek kemerini korumuş oldu.Vào ngày 7 tháng 8 tại Cage Of Pain III Moxley đánh bại Bruce Santee để giữ lại danh hiệu.
Bu sayede kendini korumuş olur.Nhờ vậy ông được an toàn.
Chibiusa dünyaya geldiği zaman onu annesi gibi korumuş ve sevmiştir.Ở tương lai, Chibiusa vô cùng kính trọng và yêu mến mẹ mình.
Ivy Bridge'in 22 nm'lik transistör boyutunu korumuştur.22nmプロセスのIvy Bridge。
Bu sayede kendini korumuş olur.^ ただし、この際は自ら救出する。
Byzantion, MÖ 196'da Romalılar tarafından işgal edilinceye kadar şehir devleti özelliğini korumuştur.ボイイ族による支配は、紀元前196年にローマ人によって破られるまで続いた。
Böylelikle organizma kendini korumuş olur.ただし、機体は自作である必要がある。
Ama içlerinden pek azı - birkaç bin - bugüne kadar geleneklerini devam ettirip, inançlarını korumuşlardır.」命二衞共千人處理弘微喪事,追贈太常。
Bu çalışması sonraki 30 yıl daha standart referans olarak yerini korumuştur.这部专著在之后的三十年里一直是标准参考书。
Ivy Bridge'in 22 nm'lik transistör boyutunu korumuştur.샌디 브리지 마이크로아키텍처의 22 nm 축소 버전.
Akkoyunlu hükümdarları bilginleri ve sanatçıları korumuştur.저작자·발명가·과학기술자와 예술가의 권리는 법률로써 보호한다.
Bu sayede kendini korumuş olur.כך אנו מגינים על עצמינו.
Bunun sonucunda Gulak kemerini korumuş oldu.בכך הציל את הר ציון מחנק.
Yıllarca sessizliğini korumuştur.ההסכם עזר לשמור על שקט למספר שנים.
Böylelikle organizma kendini korumuş olur.לכן התהליך יכול להזין את עצמו.
Daha sonraları Payas, bu sefer de Haçlı Seferleri yolu üzerinde olması sebebiyle önemini korumuştur.קודם-לכן היה רחוב; הפעם הוא מייצג את מה שנידמה לאריה ארוך כרחוב.
Savaştan sonra yonca yerine kartal kabul edilmiş, bu logo günümüze kadar geçerliliğini korumuştur.Затова Иблисът бил изгонен от небето, но наказанието му продължава и до днес.
7 Ağustos tarihinde Cage of Pain III şovunda Moxley, Bruce Santee'i mağlup ederek kemerini korumuş oldu.На 7 август на Cage Of Pain 3 Моксли победи Брус Санти, за да запази титлата.
Mescit bölümü orijinal özelliğini korumuştur.Вътрешните фасади запазват оригиналния си вид.
İspanya bu bölgelerdeki hakimiyetini 1519-1821 yılları arasında korumuştur.Ova je područja španjolska držala pod svojom konrolom od 1519. do 1821.
Yayın hayatı boyunca birçok kez boyut ve periyot değiştirmiş olsa da sürekliliğini korumuştur.Kroz dugu povijest više puta je popravljana i preuređivana ali je sačuvala svoje stare proporcije.
Uzun bir süre Polonya'da bulunan en yüksek yapı niteliğini korumuştur.Stanica je dlhodobo najpočúvanejšia v Poľsku.
İspanya bu bölgelerdeki hakimiyetini 1519-1821 yılları arasında korumuştur.Ta področja je imela Španija pod svojo kontrolo od 1519 do 1821.
Millî takımda da yerini korumuştur.Po vsakem nizu ekipi zamenjata strani.
Daha sonraları Payas, bu sefer de Haçlı Seferleri yolu üzerinde olması sebebiyle önemini korumuştur.A kruta usoda jima tudi tokrat prekriža pot. . .
Mescit bölümü orijinal özelliğini korumuştur.Läbipaistev vööde säilitab esialgse suuruse.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.A bulla tinha funcionado. Ela tinha-o protegido.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.Bùa hộ mệnh đã hiệu nghiệm.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.Bulla zadziałała i ochroniła go.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.De bulla heeft gewerkt. Het heeft hem beschermd.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.Jimat tersebut berhasil melindunginya.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.La bulla ha cumplido su función. Lo ha protegido.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.La bulla ha funzionato.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.La bulle a fonctionné. Elle l'a protégé
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.Talismanul a funcţionat.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.Η βούλα είχε δουλέψει.