korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gemiler, Alman kıyılarını düşman saldırılarından korumak amacıyla tasarlanmışlardı.The ships were intended to protect the German coastline from naval attacks.
Derebeyleri topraklarını korumak için çoğunlukla kalelerde yaşarlardı.Landlords often owned castles to protect their territory.
Böylece hastalıklardan ve yeni doğan bebekleri nazardan korumak amaçlanırdı.They are meant to protect newborn babies and mothers from infection.
İlde ormanları işletmek ve korumak üzere toplam üç işletme müdürlüğü mevcuttur.Three Forest Department personnel manage and maintain the centre.
Köy bu kimliğini korumaktadır.There, the villain reveals his identity.
Çoğu kanser, telomerlerini korumak için telomerazları yukarı ayarlar.Most cancers maintain telomeres by upregulating telomerase.
Yanmış Şehrin beklenmedik şekilde yükseliş ve düşüş sebepleri hala gizemini korumaktadır.The reasons for the unexpected rise and fall of the Burnt City are still wrapped in mystery.
Bu iki liderin aile isimleri hala gizemlerini korumaktadir.The patriarchs of both sects held the title Mahāthēra.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Guards colour of Svea Life Guards.
Ona sihirli yeteneklerini korumak için "bundan böyle lâl olması" gerektiğini söyledi.He told her that to retain her magic skills "she should henceforth be dumb".
Adayı korumakla görevli 10 kişilik bir jandarma birliği bulunuyordu.Nine full-time officers protect this city.
Hallyu yıldızı korumak için gizli bir görev alıyor ve büyük bir sorunla karşılaşıyor.As he takes on a secret mission to protect a Hallyu star, he meets his greatest challenge.
Bu unvanı halen korumaktadır.This grievance is still preserved there.
Naruto'yu korumak için hayatını riske atmıştır.Reith risks his life rescuing Anacho.
Ballarını korumak için ağaç dalına asmaktadır.It is sprayed on raisins to help them retain their flavor.
Fakat aıl istediği kendisini korumaktı.No matter what boons he had to protect himself.
İşlevi sapı ve elleri korumaktır.The hands must be protected.
Ana etkinlikte Kevin Owens, Evrensel Şampiyonluğunu korumak için Goldberg ile karşılaştı.In the main event, Kevin Owens defended the Universal Championship against Goldberg.
Başlıca görevi ABD Başkanı ve ailesini korumaktır.Its primary task is to provide security for the president and his familty.
Film Kyle Reese'in Sarah Connor'ı korumak için Terminatör ile mücadelesini konu almaktadır.The player plays as Kyle Reese trying to stop the Terminator from killing Sarah Connor.
Bu sistem halen geçerliliğini korumaktadır.I know it keeps up their morale.
Onları korumak için işkenceye maruz kaldığını öğrenince de onu bir öpücükle ödüllendirir.When she realised what had really happened, he was rewarded with a kiss.
Rangers tarihindeki ilk Avrupa kupası şampiyonluğunu korumak için savunmaya çekildi.He won the first European Figure Skating Championships to be contested.
Örneğin Melville nüfusu 90lardas 5,000'in altına düşmesine rağmen şehir statüsünü korumaktadır.Melville retains its city status despite dropping below the 5,000 population threshold in the 1990s.
Polis şefi ayrıca Zimmerman'ın kendisini korumak için öldürücü güç kullanabileceğini belirtti.The police chief also said that Zimmerman had a right to defend himself with lethal force.
Bu kartalın görevi, gökleri korumaktır.Their duty is to guard the Fountain of Sky.
Koruyucu zırh seti bōgu başı, kolları ve vücudu korumak için kullanılır.A knight’s armor protects her head and body.
Bu şirket günümüzde de ününü korumaktadır.They seem to uphold that reputation to this day.
Virüs sınıflandırmaları ve isimlendirmelerini korumak.Cambi has challenged the classification and naming of the sculpture.
Ovanın kuzeyinin yüksek sıradağlarla çevrili olması kışın soğuk havaların etkisinden korumaktadır.Its northern limit is likely related to cold winter temperatures.
Türkiye, Cezayir'i uluslararası alanda korumaktadır ve ülkeye yardım etmeye devam etmektedir.Its aim is to conserve existing sturgeon populations worldwide and help in their restoration.
Kuruluşu amacı mal sahibi çiftçilerin haklarını korumak idi.The purpose of the law was to protect the property of the collective farms.
3 yılı aşkın sadrazamlığı esnasında takip ettiği siyaset, iç ve dış barışı korumak oldu.This policy of foreign economic and military support continued for decades.
Teks, maceraların çoğunda kızılderili haklarını korumak için çaba gösterir.He fought mainly for Indiana's promotion Legends of Fighting Championship.
Treni seyahatleri boyunca korumak üzere özel bir birlik kurulmuştur.Several military forts were established along the trail to protect travelers.
Amaç hem kendi hedefini korumak aynı zamanda da düşmanın hedefini yok etmektir.They wanted to share the same object, but now they want to destroy the same enemy.
Perth İskoçya içinde karayolu ve demiryolu ulaşımı için merkez olama niteliğini korumaktadır.Perth remains a key transport hub for journeys by road and rail throughout Scotland.
Anlaşmanın hedefi, bölgenin gelişimini teşvik etmek ve bu süreçte doğal çevreyi korumaktır.The goal is to protect the natural resources of the area while allowing for economic development.
Onların bir arada olmalarını çok geç olmadan korumak istiyorum.They now wonder if they will be together forever.
Barikatlarda yaklaşık 2000 kişi, 200 civarında silahla buraları korumaktaydı.There were about 22 cannons around the fort.
"Kendini varoluşun acımasızlığından korumak için klişe sözleri" kullanır.She uses "clichés to insulate from the harshness of existence".
Birincil görevleri Vesta'nın Forum Romanum da, Vesta tapınağında bulunan kutsal ateşini korumaktı.Their primary task was to maintain the sacred fire of Vesta.
İHA'lar bu türbinleri korumakta ve sayıları azalmış Sıkeyvleri avlamaktadır.Humans are hunting and culling the rabbits to reduce their number.
Bu sistem mürettebatı belli bir süre nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korumaktadır.The crew is protected against biological, chemical and nuclear environments.
Koruma: Geceyken korumak istediğiniz kişinin evine gidin.Be chosen on the night where the living meets the dead."
Görevi Dünya'yı korumaktır.Misión: Salvar la Tierra.
İngiltere hemen savaş sonrası dönemde bazı ekipmanlarını korumak için paraya ihtiyaç duyuyordu.Britain needed to retain some of this equipment in the immediate post war period.
Günümüzde de aynı önemini korumaktadır.This significance endures nowadays.
Bu kilise günümüzde halen dayanıklılığını korumaktadır.The church has retained this look till today.
Görevi tüm ölüleri korumak ve yüceltmektir.Our duty is to defend and perfect it.
Her iki kolun dirseği, bedeni korumak için içe doğru çekilmelidir.Two pedicles extend from the sides of the vertebral body to join the body to the arch.
Onu korumak için acele olur.She would rush to secure it.
Ve sizlere bitkileri korumak için bir projeden bahsetmek istiyorum.And I want to tell you about a project to save plants.
Tehlike altındaki bu türleri korumak için çalışmak istiyorsunuz.You see, you want to work on protecting the animals out there.
Belki de bir veya en fazla iki yıl ailesini korumak için yeterli olacaktır, tüm.Perhaps it would be enough to maintain the family for one or at most two years, that's all.
Peki evliliğinizi korumak için başka neler yapabilirsiniz?So what else can you do to safeguard your marriage?
Sonunda bir bakarsınız, korumak istedikleriniz aslında zavallı artıklar olmuş.At the end you want to sustain miserable leftovers.
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.Both are essential in protecting the Earth.
Seni korumak için başka bir yol aklıma gelmedi.That was the only way, I could think of to protect you.
Bunu söylüyorsun çünkü mirasını korumak istiyorsun.You said that to protect your inheritance.