korumak ile cümle

korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Milli park dünyanın en büyük kertenkelesi olan Komodo ejderini korumak amacıyla 1980 yılında kurulmuştur.وقد تم إنشاء المتنزه الوطني في عام 1980 لحماية تنين كومودو وهو أضخم سحلية في العالم.
Gerçeği hala gizemini korumaktadır...يبدأ هو في إخفاء حقيقة دخله..
Bu iki liderin aile isimleri hala gizemlerini korumaktadir.فيما يخص أسماء أسر هذان الجنسان فإن أسماء الأسر مشتقة من اسم جنسها.
Sonuç olarak, diş ipi kullanmak ağız hijyenini korumak açısından bir gereklilik olarak görülür.و نتيجةً لذلك، يُعتبر تنظيف الأسنان باستخدام الخيط ضروريّ للحفاظ على صحة الفم و نظافته.
Maskeler, onları kokuşmuş havadan korumak için tasarlanmıştı.استخدم الإنسان تلك اللشحوم بشكل لحمايته من المناخ القاسي.
Calvin o tarihlerde Cenevre'de zayıflayan gücünü korumak için mücadele veriyordu.لسوء حظ سيرفيت، كان كالفين في هذا وقت يحارب لإبقاء قوته الضعيفة في جنيف.
Bunun yanında insanlar formlarını korumak için kendileri de spor yaparlardı.ومن جانبهم، فالرجال يفضلون أن يظهروا ذكاءً مبالغًا فيه أمام رفيقاتهم.
Bu yangını gören Joel, hemen restorana girer ve Ellie'nin kendini korumak amacıyla David'i öldürdüğünü görür.عندما يصل جول إلى المطعم يشاهد ايلي تقتل ديفيد بشراسة.
İnsanlığı korumakla görevlidir.وهكذا تحظى البشرية بالحماية.
İsrail Deniz Kuvvetleri, İsrail'i denizden gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.حماية الحدود مع الجولان المحتل من أي تسلل إلى داخل إسرائيل.
Yemen Kara Kuvvetleri, Yemen'i karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.أية إجراءات أخرى من شأنها أن تمنع حدوث مواجهة مسلحة في اليمن.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.تبقى المبررات القانونية في البلاد كما هي.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.تساعد السوائل المبردة أيضا على تبريد جسمك.
Amaçları insan ve mutantları korumak ve iki taraf arsındaki savaşı bitirmek.في المثال المقابل اللعب للأبيض والإماتة في نقلتين.
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.كانت المدينة قادرة على حماية نفسها.
Tarihi ve kültürel varlıkları korumak.21) - حماية التراث الثقافي والتاريخي، والمحافظة عليه.
İHA'lar bu türbinleri korumakta ve sayıları azalmış Sıkeyvleri avlamaktadır.ويسعى علماء الحشرات أيضًا إلى حماية تلك الأنواع المساعدة وزيادة أعدادها.
Sonraları da hayvanları korumak için bir hareket başlatılmıştır.ومع ذلك ، منذ ذلك الحين ، إتخذت المنظمات البيئية خطوات لحفظ الأنواع.
Görevi Dünya'yı kötü güçlerden korumaktır.هدف المركز هو حماية كوكب الأرض من التهديدات الخارقة لطبيعة.
Bu unvanı halen korumaktadır.لا يزال حتى الآن في الحفظ.
Onlar çocukları korumak için 20 yıl uğraştılar ve bana teşvik ve destek verdiler.Eles têm trabalhado na proteção das crianças por vinte anos e só me dado incentivo e apoio.
Lois ve Peter daha sonra çocuklarını bu uyuşturucu probleminden korumak için bir şeyler yapmaya karar verir.Mais tarde, Lois e o marido decidem que precisam fazer algo para proteger as crianças da droga.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.Para proteger Wollstonecraft, Imlay registou-a como sua esposa em 1793, apesar de de não serem casados.
2001 yılında Çin Hükümeti, Yangtze Nehrinin memelilerini korumak için bir eylem planını onayladı.Em 2001, o governo chinês aprovou o Plano de Ação de Conservação dos Cetáceos do Rio Yang-tsé.
Yetişkin sığınlar vücut ağırlıklarını korumak için günde 9,770 kalori almaları gerekir.Em média, um alce adulto pode consumir 9,770 kcal (40.9 MJ) por dia para manter seu peso corporal.
Saray müzesi Yasak Şehri korumak ve restorasyonundan sorumludur.Atualmente, o Palácio Museu é responsável pela preservação e restauro da Cidade Proibida.
1966'dan 1971'e kadar Yasak Şehre açılan bütün kapılar, onu daha çok yıkımdan korumak için kapandı.Entre 1966 e 1971, todos os portões da Cidade Proibida foram selados, salvando-a de mais destruições.
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.A fundação foi criada para promover o reconhecimento público da arte e de preservar as esculturas de Moore.
Ayrıca Brezilya'da hala dini karakterini korumaktadır ve Minas Gerais eyaletinde bulunabilir.No Brasil, ainda mantém seu caráter religioso: vemo-lo no Estado de Minas Gerais.
Şarkı, kalbi kırık bir kadını korumak ve ona yakın olmak isteyen bir adamın hikâyesini anlatıyor.A canção conta a história de um homem que quer ficar perto e proteger uma mulher de coração partido.
1899 yılında iktidardaki muhafazakarlar iktadrı korumak için seçimlere hile karıştırmakla suçlanıyordu.Em 1899, os conservadores dirigentes foram acusados ​​de manter o poder através de eleições fraudulentas.
Başlıca görevi ABD Başkanı ve ailesini korumaktır.O Serviço Secreto dos Estados Unidos é encarregado de proteger o presidente e a primeira família.
Kurada Haymitch'in adı çıkar fakat Katniss'i korumak için Peeta, Haymitch'in yerine gönüllü olur.Peeta faz Haymitch prometer trabalhar para salvar Katniss, não ele.
Bu kararla Meclis tarafından İsviçre'nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumakla yetkilendirildi.Foi-lhe dada a instrução de garantir a independência do país e de manter a integridade do território suíço.
Kardeşleri, Bağdat Hatun’un namusunu korumak için yemin ederler.Ela jurou proteger os irmãos Kane.
Ayrıca hukukun üstünlüğünü, kamu yararını hükümetin zararlarına karşı da korumaktadır.Os atributos, se elevados em relação ao dano, também protegiam contra o dano.
1913 yılının sonlarına doğru, Meksika Devrimi sırasında Alman vatandaşlarını korumak için kıyıda konuşlandı.Ele foi então enviada para o Caribe para proteger os cidadãos alemães durante a Revolução Mexicana.
Sporting CP takımının kalesini korumaktadır.Jogou na equipa do Sporting CP.
Banyas gibi iç uzak şehirlere ticaret yollarını korumak için görev yaptı.Serviu para proteger as rotas comerciais das cidades mais interioranas como Banias.
Padişahın hanedanlığını ve tahtını korumak.Ele é responsável e digno do trono.
Amaç hem kendi hedefini korumak aynı zamanda da düşmanın hedefini yok etmektir.Eles não mais apenas desejam dividir o mesmo objeto, agora eles também desejam destruir o mesmo inimigo.
Merlin'in asıl görevi Arthur'u korumaktır.O famoso Mago Merlin irá ajudar Arthur a vencer seus inimigos.
Ama oklarını kendini korumak için kullandığı doğrudur.Consegue usar sua mana para se proteger contra inimigos.
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Old Town tem preservado sua estrutura medieval e muito de seus edifícios da Reforma Protestante.
Bu unvanı halen korumaktadır.Afortunadamente foi preservado o índice.
Calvin o tarihlerde Cenevre'de zayıflayan gücünü korumak için mücadele veriyordu.João não estava disposto a enfraquecer sua autoridade na França dessa maneira.
Şu an Premier League'de Burnley takımının kalesini korumaktadır.Atualmente joga pelo Burnley, na Premier League.
Bunun yanında Ağustos 2008'de transfer edilen Curtis Davies için ödenen miktar da belirsizliğini korumaktadır.Também em agosto de 2008, o Aston Villa comprou Curtis Davies por uma verba não revelada.
Korumak anlamını da taşır.Em defesa do significado.
Alacakaranlık'ta Jasper Alice ve Edward'ta Bella'yı James'ten korumak için yardım etmiştir.Em Crepúsculo, Jasper leva Bella para Phoenix, com Alice, no intuito de protegê-la do caçador James.
Borç vermekte, devlet gücüyle alacaklarını korumaktadır.Ela explica para ele pegou o Jeep emprestado.
Kuruluşu amacı mal sahibi çiftçilerin haklarını korumak idi.A Instituição era voltada, inicialmente, para a proteção dos direitos dos motoristas.
İyon birlikleri kendi kentlerini korumak için geri çekildiler.As forças estão voltadas para manter o seu território.
Koruma alanının kuruluş amacı, kelebek türlerini ve yaşam alanlarını korumaktır.Este líder agirá protegendo tanto o rebanho, quanto a sua matilha.
Yazın sıcak günlerinde dahi serinliğini korumaktadır.Habitualmente acompanha sardinha assada em dias quentes de verão.
"Mimari eserlerimizi ve değerlerimizi korumak"."É tempo de vasculhar nossos arquivos e nossa cultura".
Independent Newspapers onu korumak adına bir güvenlik sistemi kurdu.De krant installeerde een beveiligingssysteem om haar te bewaken.
ABD'yi korumak için 14 uçak kaldı.14 Amerikaanse vliegtuigen werden neergehaald.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.Verder geeft de kous bescherming tegen de kou.
Ama oklarını kendini korumak için kullandığı doğrudur.Deze soorten gebruiken het dus om zich te beschermen.

İlgili Sayfalar