koruma ile cümle
koruma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Koruma oranı %90 ın üzerindedir.الارتباط البروتيني:90%.
Koruması Fransa'ya aittir.تقيم عائلتها في فرنسا.
Toplumu hastalıklardan korumanın önemini vurgular.تغدية الطوائف بعسل ملوث بجراثيم المرض.
Genel olarak sahiplerini veya başka yaratıkları korumaya çalışır.وظيفتها الرئيسية هي الدفاع عن النبات من الحيوانات والمخلوقات الأخرى.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.تساعد السوائل المبردة أيضا على تبريد جسمك.
Amaçları insan ve mutantları korumak ve iki taraf arsındaki savaşı bitirmek.في المثال المقابل اللعب للأبيض والإماتة في نقلتين.
Bir suikastçı hemen korumalar tarafından öldürüldü ama diğeri yakalandı.قتل حراسه واحدًا من المهاجمين، وقبض على الآخر.
1983 yılına kadar bu konumunu korumaya çalıştı.استمر في دعم هذا الموقف حتى عام 1883.
Kesin koruma sağlamaz.لا تشمله الحماية.
Yoksa sağlığını koruması için gerekli önlemleri alır ve hayatını mı korursunuz ?"هل ستكون القوات متواجدة هناك في الوقت المناسب لحمايته؟".
Türkiye, II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar tarafsızlığını korumayı başarmıştı.ظلت تركيا محايدة حتى المراحل النهائية من الحرب العالمية الثانية.
1992'de Çevre Koruma Enstitüsü ve Bill Clinton yönetimindeki Enerji Departmanı tarafından oluşturulmuştur.وضع المعيار في 1992 بواسطة وكالة حماية البيئة الأمريكية ووزارة الطاقة الأمريكية في عهد إدارة كلنتون.
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.كانت المدينة قادرة على حماية نفسها.
İsrail ordusu, Gazzeli militanların gazetecilere verilen korumayı istismar ettiğini belirtti.حاول الفنان شرح أن النصوص مأخوذة من الصحافة الإسرائيلية.
Tarihi ve kültürel varlıkları korumak.21) - حماية التراث الثقافي والتاريخي، والمحافظة عليه.
Babasının iyileştirme temalı mitolojik görevini Hygieia koruma temalı olarak gerçekleştirmektedir.عليك أن تزود طفلك بمشروبات صحية كجزء من قوت صحي متوازن شامل.
Bu albüm Bora Öztoprak'ın zirvedeki yerini korumasını sağlamıştır.ذهب هذا الأخير ( القرد) إلى إخفاء مفتاح سو.
Batı Avrupa'da koruma tedbirlerine rağmen leylek nadir görülen bir kuş türü olmaya devam etmektedir.وعلى الرغم من تدابير الحماية المتخذة في أوروبا الغربية إلا أن فصيلة اللقالق لاتزال نادره.
İHA'lar bu türbinleri korumakta ve sayıları azalmış Sıkeyvleri avlamaktadır.ويسعى علماء الحشرات أيضًا إلى حماية تلك الأنواع المساعدة وزيادة أعدادها.
Sonraları da hayvanları korumak için bir hareket başlatılmıştır.ومع ذلك ، منذ ذلك الحين ، إتخذت المنظمات البيئية خطوات لحفظ الأنواع.
Yeni doğan yavrular kör, korumasız ve annelerine çok bağımlıdır, ama kısa süre içinde gelişirler.تفقس الفراخ عارية وعمياء وكلية الاعتماد على والديها، ولا ينمو لها زغب إلا بعد حين.
Görevi Dünya'yı kötü güçlerden korumaktır.هدف المركز هو حماية كوكب الأرض من التهديدات الخارقة لطبيعة.
Bu unvanı halen korumaktadır.لا يزال حتى الآن في الحفظ.
Onlar çocukları korumak için 20 yıl uğraştılar ve bana teşvik ve destek verdiler.Eles têm trabalhado na proteção das crianças por vinte anos e só me dado incentivo e apoio.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.Ainda que abandone sua vida, preserve a sua honra.
Çocukları Koruma Hizmetleri'nden bir görevli, Flappy'e Meg'in adresini sorar.Uma mulher do Serviço de Proteção Infantil pergunta sobre o endereço de Meg a Flappy.
Posta arabasında tüfekli iki koruma, bankanın kasiyeri ve muhasebecisi ve para vardı.Dentro da diligência estava o dinheiro, dois guardas com rifles, um caixa e um contador bancário.
Lois ve Peter daha sonra çocuklarını bu uyuşturucu probleminden korumak için bir şeyler yapmaya karar verir.Mais tarde, Lois e o marido decidem que precisam fazer algo para proteger as crianças da droga.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.Para proteger Wollstonecraft, Imlay registou-a como sua esposa em 1793, apesar de de não serem casados.
Bu kolonistlerin Europa'nın buz örtüsü altında kendilerini radyasyondan korumaları için olanak sağlayacaktır.Isso permitiria que colonos usassem a camada de gelo de Europa para se proteger da radiação.
Annesi sadece Dorian'ın parasını önemsediğinden kızkardeşine karşı aşırı korumacı.Ele é muito protetor de sua irmã, especialmente porque sua mãe só se preocupa com o dinheiro de Dorian.
Geride korumasız kalan İmparatorluk kampı, Normanların eline geçti.O acampamento imperial, que havia permanecido sem proteção, caiu em mãos normandas.
14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır.Os organismos de proteção e de salvaguarda dos animais devem estar representados a nível governamental.
2001 yılında Çin Hükümeti, Yangtze Nehrinin memelilerini korumak için bir eylem planını onayladı.Em 2001, o governo chinês aprovou o Plano de Ação de Conservação dos Cetáceos do Rio Yang-tsé.
Yetişkin sığınlar vücut ağırlıklarını korumak için günde 9,770 kalori almaları gerekir.Em média, um alce adulto pode consumir 9,770 kcal (40.9 MJ) por dia para manter seu peso corporal.
Saray müzesi Yasak Şehri korumak ve restorasyonundan sorumludur.Atualmente, o Palácio Museu é responsável pela preservação e restauro da Cidade Proibida.
1966'dan 1971'e kadar Yasak Şehre açılan bütün kapılar, onu daha çok yıkımdan korumak için kapandı.Entre 1966 e 1971, todos os portões da Cidade Proibida foram selados, salvando-a de mais destruições.
Rousey, filmde UFC 168'te unvanını koruması için egzersiz yapıyor olarak gözükecektir.Rousey filmou seu papel enquanto treinava para defender seu título no UFC 168.
Tanrının koruması altında olduğu kabul edilen mallardır.Estabelece que a salvação é pela graça (favor imerecido) de Deus.
Çok sinirlenen Cal, korumasına Jack'in paltosunun cebine kolyeyi bıraktırır.Furioso, ele faz seu guarda-costas colocar o colar no bolso do casaco de Jack.
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.A fundação foi criada para promover o reconhecimento público da arte e de preservar as esculturas de Moore.
Ayrıca Brezilya'da hala dini karakterini korumaktadır ve Minas Gerais eyaletinde bulunabilir.No Brasil, ainda mantém seu caráter religioso: vemo-lo no Estado de Minas Gerais.
Daha sonra Cal'ın korumasını atlatan ikili, geminin kargo bölümünde sevişir.Pouco tempo depois, os dois fogem do guarda-costas de Cal e fazem amor no compartimento de carga do navio.
Ayrıca İsrail’de 67 milli park ve 190 koruma altında olan doğal alan vardır.Israel tem 67 parques nacionais e 190 reservas naturais.
Köyün güneyinde, Blanský Ormanı'nı Koruma Alanı yer almaktadır.Ao sul localiza-se a área protegida da Floresta Blanský.
Big Show, daha sonra Carlito Caribbean Cool ve koruması Matt Morgan ile anlaşmaya vardı.Big Show começou uma rivalidade com Carlito Caribbean Cool e seu guarda-costas Matt Morgan.
Tuz Gölü ve çevresi 2001 yılında özel koruma alanı ilan edilmiştir.A área do lago e seus arredores foram declaradas em 1997 como áreas protegidas.
Ardut elinde padişahın yazılı bir fermanı ve yanında korumaları ile birlikte Şam kadısına müracaat etmiştir.Ele um dos servos de Naga e age passando suas mensagens aos seus servos.
SuitB, hem gizli hem de gizli olmayan ulusal güvenlik sistemlerini ve bilgilerini korumayı amaçlamıştır.O suite é pretende proteger sistemas classificados e não-classificados e informação da segurança nacional.
Şarkı, kalbi kırık bir kadını korumak ve ona yakın olmak isteyen bir adamın hikâyesini anlatıyor.A canção conta a história de um homem que quer ficar perto e proteger uma mulher de coração partido.
1899 yılında iktidardaki muhafazakarlar iktadrı korumak için seçimlere hile karıştırmakla suçlanıyordu.Em 1899, os conservadores dirigentes foram acusados de manter o poder através de eleições fraudulentas.
Başlıca görevi ABD Başkanı ve ailesini korumaktır.O Serviço Secreto dos Estados Unidos é encarregado de proteger o presidente e a primeira família.
Ancak zırhlıyı koruma görevindeki muhripler tarafından bu saldırı atlatıldı.No entanto, o ataque foi sabotado pelo próprio pessoal de controle das forças armadas.
Çok iyi bir koruma ve bekçi köpeğidir.É um excelente cão de guarda e pastoreio.
Güvenli koruma için, San Antonio, Teksas'ta Brooks Hava Kuvvetleri Üssü'nde küçük örnekler bulunmaktadır.Como medida de segurança também há uma coleção menor armazenada na Base Aérea de Brooks em San Antonio, Texas.
Hatta komutanlara İmparatoru korumaları ve Hristiyanlar için savaşmaları için hediyeler verdiler.Deram presentes aos comandantes militares e invocaram-nos para guardar o imperador e lutar pelos cristãos.
11 Haziran 1345 tarihinde, Apokaukos korumalarını almadan aniden yeni cezaevini denetlemeye karar verdi.Em 11 de junho de 1345, Apocauco decidiu inspecionar a nova prisão sem a escolta tradicional.
Clark Gölü Ulusal Parkı ve Koruma Bölgesi, güneybatı Alaska'da bulunan bir ABD millî parkıdır.Lake Clark National Park and Preserve é um parque nacional localizado nos Estados Unidos da América.
Ekvador ve Guyana’da tür herhangi bir koruma altında değildir.Somente no Equador, El Salvador e na Guiana não existe qualquer tipo de proteção contra a caça.
Nükleer, biyolojik ve kimyasal (NBC) koruma sistemi bulunur.Possui equipamento de proteção NBC (nuclear, biológica e química).