Ana içeriğe geç
Sözlük

korum ile cümle

korum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.Vous sauvez votre honte, mais vous tuez votre gloire.
Ayrıca kartlar üzerinde bir adet yazım koruma tırnağı mevcuttur.Ils trouvent aussi une serviette en papier ensanglantée.
Aynı zamanda ova bir doğa koruma alanıdır.Il fait l'objet d'un périmètre de protection naturelle.
Diğer yandan Almanya, Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak bütünlüğünü korumayı kabul etmektedir.En échange de quoi, la Russie accepte d’adhérer au blocus continental contre le Royaume-Uni.
TLC'de Daniel Bryan, AJ Styles'ı yenerek WWE Şampiyonluğu kemerini korumuştu.Á TLC, Daniel Bryan bat AJ Styles pour conserver son WWE Championship.
Tom'u korumak istiyorum.Quiero proteger a Tom.
Luftwaffe’nin 48. Panzer Kolordusunu korumadaki yetersizliği sonucunda taarruz durmuştur.Un des résultats de l'inactivité de la Luftwaffe pour le 48e Panzercorps fut l'arrêt de son action offensive.
Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 23 Maysı 2013'te tescil edilmiştir.Hall a été honorée par le Center for Disease Control and Prevention, le 23 mai 2013.
Tanrı özgürlüğü koruma görevini Amerika Birleşik Devletleri'ne vermiştir, seçilmiş millettir.Tertio: Dieu libère de l’oppression, le peuple élu.
Yumurta kesesi yerde dişiler tarafından koruma altına alınır.Ainsi, les œufs ont été protégés des prédateurs.
Kuyruk hem vücut ısısını korumaya yarar hem de kamuflaj sağlar.La queue sert à la fois à conserver la chaleur du corps et de camouflage.
DSLR kameraların görüntü algılayıcılarını tozdan korumak için toz giderici sistemler yerleştirilmektedir.Les autorités comptent mettre en place des caméras de surveillance afin d’assurer la sécurité de ce radar.
Birey savunma mekanizmaları ile tehdit altındaki benliğini korumaya çalışır.Il tente visiblement de les protéger des limiers.
Gojiranın bazı temaları Duplantier'in doğayı korumak konusundaki kişisel düşüncelerine dayanır.La plupart des objectifs de Camber tournent autour de la protection du peuple de Gwynedd.
Sporting CP takımının kalesini korumaktadır.Il intègre alors le centre de formation du Sporting CP.
Kendisine koruma köpeği olarak Bobby verildi.Il était protégé par un chien mutant.
Koruması Fransa'ya aittir.Elle est sous le protectorat de la France.
Grup Castelgrande, Montebello kalesi, Sasso Corbaro kalesi ile koruma duvarlarından oluşur.Les trois châteaux sont Castelgrande, le château de Montebello et le château de Sasso Corbaro.
Kurada Haymitch'in adı çıkar fakat Katniss'i korumak için Peeta, Haymitch'in yerine gönüllü olur.Le tirage au sort désigne Haymitch mais Peeta se porte volontaire aux côtés de Katniss.
Halisdemir'in vurulduğu nokta özel bir kaplama ile koruma altına alınarak çiçeklerle süslendi.À un moment, le Feldsher a été vu pour lui apporter un bouquet de fleurs.
Silah korumasız ve kalkansızdır.Ils ne sont pas armés et sont vulnérables.
Bu sonuçla Styles kemerini korumuş oldu.Mais la distraction a permis à Styles de garder sa ceinture.
1978 yılında Los Angeles belediyesi, Şöhret Yolu'nu tarihi eser kapsamında koruma altına almıştır.En 1978, la ville de Los Angeles a déclaré le « Walk of Fame » monument historique.
Atlarını düşman okçularından korumak için atları tabakalı zırhlarla kaplıydı.Les chevaux étaient couverts d’une armure faite de lamelles pour les protéger des archers ennemis.
Sadece Diana'nın koruma görevlisi, Trevor Rees-Jones hayatta kaldı.Trevor Rees-Jones, garde du corps.
Saydam olmayan blisterler ürünü gün ışığından korumada etkilidir.À l’inverse du houppier, celui-ci doit être protégé de la lumière du soleil.
Bu birinciliğini 80 hafta boyunca korumuştur.Cette famille le conserva près de quatre-vingts ans.
Lavaux asma bahçeleri kanton yasalarıyla koruma altına alınmıştır.Les modalités et les conditions d'octroi des autorisations de prêt sur gage sont régies par le droit cantonal.
Buna rağmen herhangi bir koruma önlemi alınmamaktadır.Par contre, un préjudice éventuel ne peut être retenu.
Dönemin Birleşik Krallık Başbakanı Margaret Thatcher Rüşdi'ye sürekli koruma sağlamıştır.Le Premier Ministre britannique Margaret Thatcher n'hésite pas à riposter.
Gerçek bir koruma statüsü belirlenememiştir.Il ne bénéficie pas de statut de protection spécifique.
Fakat ailesi her zaman koruma altında oldu.Ils ont cependant toujours caché leur relation familiale.
Bugün tehlike altında bulunan türlerin korunması amacıyla ada da koruma altına alınmıştır.En outre elles permettent la protection de ces espèces aujourd'hui menacées.
Brandenburg ve Wörth ise Almanlar tarafından I. Dünya Savaşı'nda kıyı koruması göreviyle kullanıldı.Le Brandenburg et le Wörth ont été cantonnés à des postes mineurs durant la Première Guerre mondiale.
Broker sadece tek bir şey düşünür ve o da kızını korumaktır.Jane ne pense plus qu'à une seule chose : venger sa sœur.
Ayrıca, 10 İspanyol savaş gemisi adayı korumaya aldı.En effet, une seule flotte marchande était plus aisée à protéger par l'Armada espagnole.
Ödülü, merkezi New York'ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) verdi.Il enseigne l'enquête journalistique au Centre de formation des journalistes (CFJ), à Paris.
Bahreyn Hava Kuvvetleri, Bahreyn'i havadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Le mission de Zayas était de fortifier Baler contre toute attaque possible.
Ayrıca kendilerini korumaları için arkadaşlarına düello eğitimi verir.Il s'entraîne au long du manga pour protéger ses amis.
Bu esnada ailesini ve dostlarını korumak için and içer ve sessizlik yemini eder.Il jure alors de le protéger lui et sa famille.
Minimum maliyetle maksimum korumayı sağlayan çözüm belirlenir.Une nouveauté importante sera l’introduction d’un revenu minimum garanti.
Çatı kaplama karoları yağmurdan koruma amaçlı tasarlanırlar.Le débord de toiture protège les murs contre l'eau de pluie.
Fatımiler veziri olan Şavar çeşitli entrikalarla kendi siyasi gücünü koruma peşinde idi.Figure controversée, Almirante avait su gagner le respect personnel de certains de ses adversaires politiques.
Savunma tarafının amacı ise bu noktaları süre dolasıya kadar korumak.Le but est de la protéger tout ce temps pour marquer un point.
Başlıca görevi ABD Başkanı ve ailesini korumaktır.Elle a pour mission principale d'assurer la protection du roi et de sa famille.
Bölgede Türk ve Pomak nüfus hâlâ varlığını korumaktadır.Les troupes grecques et turques restent sur l'île pour protéger leurs communautés respectives.
1983 yılından beri Alaska kırsalında araştırma ve koruma çalışmaları yapmaktadır.À partir de 1987, il effectue de nombreux séjours et recherches in situ dans la région Asie-Pacifique.
Ayrıca dağıldıkları bölgelerde bir sıra koruma alanı mevcutdur.Ceci se produit déjà dans un certain nombre de zones protégées.
Kızını savaşın kötülüklülerinden korumaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatır.Il imagine l'histoire d'une femme qui se bat pour sa propre survie.
Korumalı kruvazör, 19. yüzyıl sonlarında ortaya çıkan bir savaş gemisi tipidir.Le croiseur protégé est un type de croiseur de la marine de la fin du XIXe siècle.
Ancak, her mektup alışında, aldığı mektubu anında korumalarına veriyordu.Comme on l’a indiqué, chacun de ces signes se prononce juste après la lettre qu’il accompagne.
Tarihi ve kültürel varlıkları korumak.Respect des valeurs traditionnelles et culturelles.
İnsanları korumakla görevlidir.Il se met a protéger les humains.
Amaç Kharkov'u Alman işgalinden korumak.La tâche de ce groupe est de protéger Gdańsk contre les attaques allemandes.
İsviçreli Muhafızlar Papayı 1506 tarihinde korumaya başladılar.Les gardes suisses arrivent au service du pape, à Rome, en 1506.
Saklama ve koruma.Préface et coordination.
Küresel iklim değişikliği, insan sağlığını koruma konusundaki çabalara engel oluşturmaktadır.La protection de l'eau est l'effort humain de garder l'eau.
Bu iki özel koruma alanı, Natura 2000 ağının kapsamına girecek alanları oluşturmaktadır.Ces deux zones classées appartiennent au Réseau Natura 2000.
Film Kyle Reese'in Sarah Connor'ı korumak için Terminatör ile mücadelesini konu almaktadır.La mission du Terminator est de tuer Sarah Connor.
Zeytincilik ise önemini korumaktadır.La culture de l'olivier est également importante.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod