Ancak bu ilerleme, Südetler dağlarında uzun bir korumasız kanat bırakmıştı.Still, they failed to gain significant ground on the Angels.
Bu korumaya provocatio deniyordu (aşağıya bakınız).Along the way, he passes the destroyed wreck of the Guardian.
Müsabıklar haya koruyucuları ve elleri dışında herhangi bir koruyucu malzeme kullanmazlar.These volunteers supplied all their own needs except weapons and instruction.
Böylece, her kuarkın rengi sürekli değişirken güçlü etkileşim korunmuş olur.Therefore, while each quark's color constantly changes, their strong interaction is preserved.
Hayvansever; hayvanları seven, onlara iyi davranan ve haklarını korumaya çalışan kimse.Those whose only desire is to serve the helpless, poor, needy, and good worship him.
Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.I come to protect, not to injure you.
Tehlike sırasında çoğu, tostoparlak olur ve dikenlerini dışta bırakarak kendini korur.When forced they sometimes choose to hide by submerging themselves.
Mahallede kalıp varlıklarını korumaya çalışanlar ise yaralandı veya öldürüldü.She provided care for those who became sick or wounded.
2004 yılında, "Ümit Burnu'ndaki Koruma Alanları" Dünya Mirası olarak belirlenmiştir.In 2004, the "Cape Floral Region Protected Areas" were inscribed as a World Heritage Site.
Korunum kanunun yitirdiğimizi düşündüğümüzde, hangi yorumun gerçek olduğuna nasıl karar veririz?So how do we know when we are afraid that we are accurately grasping reality?
Fakat bunları da yabani domuzlardan koruyamazlardı.These areas also were not protected by lifeguards.
Stephanie, 6 Haziran tarihindeki SmackDown programında Lita'ya karşı kemerini korudu.McMahon successfully defended her title against Lita on SmackDown on June 6 and June 16.
İki koruma alanı birlikte 622,200 hektar alana sahiptir.Together, the two sanctuaries occupy 622,200 hectares.
Tanrısal bir güç tarafından korunur.God's Gateway to Supernatural Power.
Bir sıvının elektrostatik yükü koruma yeteneği, onun elektriksel iletkenliğine bağlıdır.The ability of a fluid to retain an electrostatic charge depends on its electrical conductivity.
İngiltere hemen savaş sonrası dönemde bazı ekipmanlarını korumak için paraya ihtiyaç duyuyordu.Britain needed to retain some of this equipment in the immediate post war period.
İyi korunan eser günümüzde Dresden'deki Gemäldegalerie müzesinde sergileniyor.Well-preserved, it is on display at the Gemäldegalerie in Dresden.
Köyde Orman İşletmesi Toplu Koruma Merkezi'ne ait iki adet lojmanı bulunmaktadır.In the literature, two possible locations for the fort are given.
1122’de I. Alfonso hudutu koruma amaçlı Belchite Kardeşlik Derneği’ni kurmuştur.In 1122 Alfonso the Battler founded the Confraternity of Belchite to defend the frontier.
6 Nisan 1973'te Fahri Korutürk cumhurbaşkanı seçildi.On 6 April 1973, Fahri Korutürk was elected as the new president of Turkey.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Ancestors were great warriors and artists.
Günümüzde müze gemisi olarak Yokosuka şehrinde Mikasa Parkı'nda korunmaktadır.She has been partially restored, and is now a museum ship located at Mikasa Park in Yokosuka.
Aşırı sıcaktan korunmak için memelilerin yere açtığı oyuklara saklandıkları gözlemlenmiştir.Their presence is evidenced by the ragged edges to leaves caused by their chewing.
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.The volume is now in the Huntington Library, San Marino, California.
Mungu ibariki Afrika (Türkçe:Tanrı Afrika'yı Korusun), Afrika ülkesi Tanzanya'nın ulusal marşıdır."Mungu ibariki Afrika" (English: "God bless Africa") is the national anthem of Tanzania.
Yardımcı kuşlar bölgeyi korumaya, yavruları beslemeye ve büyütmeye yardımcı olur.These birds assist in defending the territory and feeding and rearing the young.
Koruma alanı, 1980'de Biyosfer Rezervi ve 2008'de Dünya Mirası ilan edildi.The Reserve was declared a Biosphere Reserve in 1980 and a World Heritage Site in 2008.
Astreoidler de korunmaya yardımcı olabilir.Asteroids could serve to provide shielding.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."No fighting, no chain snatching, no B-Boy destruction".
1993 yılında sulak alanların korunması genelgesi yayınlanmıştır.In addition, the coverage of housing benefits was extended in 1993.
Bu iki sınır kasabası Talas vadisini kuzeye karşı koruyan iki kale olacaktır.Behind the organ are two choir pews facing north.
Flandre ise Katolik dinini koruyarak İspanya'nın koruyuculuğunda kalmıştır.The Order of Santiago still exists under the protection of the Spanish crown.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı.Joint Nature Conservation Committee.
İlde 3 tane bölgesel doğa parkı ve 3 korunan doğa rezervi bulunmaktadır.The state also has 30 wildlife sanctuaries and 3 conservation reserves.
Toplama Sırası, dizine eklenmesi gereken URI'lerin öncelik sırasını korur.You now have to fully surround the Queen Bee so even the top must be covered to win.
Kalas'ın şarkısı Norveç listesinde 2 numaraya çıkarak popülerliğini korumuştur.Kalas' song proved popular with the public making it to number 2 on the Norwegian Singles Chart.
Temel olarak aile bakımıı ve korunmasından mahrumdurlar.They are great for alerting and protecting their home and family.
Tesis Amerikan hava savunma sistemleri tarafından korunuyor.It is being restored by American Aero Services.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.It must be the same for all, whether it protects or punishes.
Bu atlar şamanları kötü ruhlardan korurdu.They have shamans to ward off evil spirits.
Savaş sonrası William Wallace İskoçya'nın Koruyucusu ilan edildi.He was probably named after Scottish fighter William Wallace.
2012'de Avrupa şampiyonu unvanını koruyarak dönüş yaptı.In 2012 he won World Champion title again.
Tomas Gümrük ve Sınır Koruma Görevlisi olarak Seul ABD Büyükelçiliği'ne atanmıştı.Tomas was assigned to the U.S. embassy in Seoul as a Customs and Border Protection Officer.
Aynı zamanda ova bir doğa koruma alanıdır.This area is also a nature reserve.
1973 yılından bu yana, Anıt Koruma Yasası ile korunmaktadır.Since 1973, it is protected by the monument protection act.
1988'den 1991'e kadar İngiliz Tarihi Mirası'nı Koruma Ulusal Komisyonu'nda üye olarak görev yaptı.She served as a National Commissioner for English Heritage from 1988 until 1991.
Bu bölgelerde bulunan Mısır güçleri sulh ve asayişi koruyamaz olmuşlardır.Those under age nine who have been blessed but not baptized.
Ozon tabakası da Dünya'yı zararlı ultraviyole ışınlardan korur.The ozone layer protects people from the sun's most damaging ultraviolet rays.
O dönemde Kaizer'in konakladığı köşk halen müze olarak korunmaktadır.Her home on the Cashmere Hills is preserved as a museum.
Tarikatın parolası ise “Yardım et, koru ve şifa dağıt”tır.The motto of the Order was: "Helfen, Wehren, Heilen" ("Help, Defend, Heal").
Patlayıcı tepkisel zırh ise yüksek patlayıcılı antitank silahlara karşı ayrı bir koruma önlemidir.The first, high explosive anti-tank round, provides specialized support for anti-tank missions.
Bu kabuk koruması ile onlar kaplumbağalar gibi zırha sahiptir.With this protection, they were armored like turtles.
Örneğin, İtalyanca ogni (her), Latince omnis 'i korur.For example, Italian ogni ("each/every") and Sardinian ondzi continue Latin omnes.
Çin seddi bu dönemde Türklerden korunabilmek amacıyla yapılmıştır.Muslims hope to prevail this time.
Challenger II, dünyadaki en ağır ve en iyi korunan tanklardan biridir.The Challenger 2 is a heavily armoured and well protected tank.
Aktif şekilde koruma özelliğine sahiptirler.It also has serine protease activity.
Bu milis güçler II. Dünya Savaşı'na kadar varlıklarını iç güvenlik milisleri olarak korumuşlardır.White Guards continued their existence as a volunteer militia until the Second World War.
Bazıları da vejetaryenliği doğal çevrenin korunmasına dayandırırlar.The gardens make every effort to preserve the natural environment.
Saçaklı yarasalar Avrupa Doğal Habitat Yönergesine göre koruma altındadır.Barbastelles are protected under the European Habitats Directive.
Bu korumanın etkisi çok iyi bilinmektedir.This shield of protection must have been extraordinarily strong.