koru ile cümle
koru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İki koruma alanı birlikte 622,200 hektar alana sahiptir.Together, the two sanctuaries occupy 622,200 hectares.
Tanrısal bir güç tarafından korunur.God's Gateway to Supernatural Power.
Bir sıvının elektrostatik yükü koruma yeteneği, onun elektriksel iletkenliğine bağlıdır.The ability of a fluid to retain an electrostatic charge depends on its electrical conductivity.
İngiltere hemen savaş sonrası dönemde bazı ekipmanlarını korumak için paraya ihtiyaç duyuyordu.Britain needed to retain some of this equipment in the immediate post war period.
İyi korunan eser günümüzde Dresden'deki Gemäldegalerie müzesinde sergileniyor.Well-preserved, it is on display at the Gemäldegalerie in Dresden.
Köyde Orman İşletmesi Toplu Koruma Merkezi'ne ait iki adet lojmanı bulunmaktadır.In the literature, two possible locations for the fort are given.
1122’de I. Alfonso hudutu koruma amaçlı Belchite Kardeşlik Derneği’ni kurmuştur.In 1122 Alfonso the Battler founded the Confraternity of Belchite to defend the frontier.
6 Nisan 1973'te Fahri Korutürk cumhurbaşkanı seçildi.On 6 April 1973, Fahri Korutürk was elected as the new president of Turkey.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Ancestors were great warriors and artists.
Günümüzde müze gemisi olarak Yokosuka şehrinde Mikasa Parkı'nda korunmaktadır.She has been partially restored, and is now a museum ship located at Mikasa Park in Yokosuka.
Aşırı sıcaktan korunmak için memelilerin yere açtığı oyuklara saklandıkları gözlemlenmiştir.Their presence is evidenced by the ragged edges to leaves caused by their chewing.
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.The volume is now in the Huntington Library, San Marino, California.
Mungu ibariki Afrika (Türkçe:Tanrı Afrika'yı Korusun), Afrika ülkesi Tanzanya'nın ulusal marşıdır."Mungu ibariki Afrika" (English: "God bless Africa") is the national anthem of Tanzania.
Yardımcı kuşlar bölgeyi korumaya, yavruları beslemeye ve büyütmeye yardımcı olur.These birds assist in defending the territory and feeding and rearing the young.
Koruma alanı, 1980'de Biyosfer Rezervi ve 2008'de Dünya Mirası ilan edildi.The Reserve was declared a Biosphere Reserve in 1980 and a World Heritage Site in 2008.
Astreoidler de korunmaya yardımcı olabilir.Asteroids could serve to provide shielding.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."No fighting, no chain snatching, no B-Boy destruction".
Bu tutarın 70 milyon Euro'su körüklü otobüsler içindir.This is the equivalent of removing 76,000 cars from the roads.
1993 yılında sulak alanların korunması genelgesi yayınlanmıştır.In addition, the coverage of housing benefits was extended in 1993.
Bu iki sınır kasabası Talas vadisini kuzeye karşı koruyan iki kale olacaktır.Behind the organ are two choir pews facing north.
Flandre ise Katolik dinini koruyarak İspanya'nın koruyuculuğunda kalmıştır.The Order of Santiago still exists under the protection of the Spanish crown.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı.Joint Nature Conservation Committee.
İlde 3 tane bölgesel doğa parkı ve 3 korunan doğa rezervi bulunmaktadır.The state also has 30 wildlife sanctuaries and 3 conservation reserves.
Toplama Sırası, dizine eklenmesi gereken URI'lerin öncelik sırasını korur.You now have to fully surround the Queen Bee so even the top must be covered to win.
Kalas'ın şarkısı Norveç listesinde 2 numaraya çıkarak popülerliğini korumuştur.Kalas' song proved popular with the public making it to number 2 on the Norwegian Singles Chart.
Temel olarak aile bakımıı ve korunmasından mahrumdurlar.They are great for alerting and protecting their home and family.
Tesis Amerikan hava savunma sistemleri tarafından korunuyor.It is being restored by American Aero Services.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.It must be the same for all, whether it protects or punishes.
Bu atlar şamanları kötü ruhlardan korurdu.They have shamans to ward off evil spirits.
Savaş sonrası William Wallace İskoçya'nın Koruyucusu ilan edildi.He was probably named after Scottish fighter William Wallace.
2012'de Avrupa şampiyonu unvanını koruyarak dönüş yaptı.In 2012 he won World Champion title again.
Tomas Gümrük ve Sınır Koruma Görevlisi olarak Seul ABD Büyükelçiliği'ne atanmıştı.Tomas was assigned to the U.S. embassy in Seoul as a Customs and Border Protection Officer.
Aynı zamanda ova bir doğa koruma alanıdır.This area is also a nature reserve.
1973 yılından bu yana, Anıt Koruma Yasası ile korunmaktadır.Since 1973, it is protected by the monument protection act.
1988'den 1991'e kadar İngiliz Tarihi Mirası'nı Koruma Ulusal Komisyonu'nda üye olarak görev yaptı.She served as a National Commissioner for English Heritage from 1988 until 1991.
Bu bölgelerde bulunan Mısır güçleri sulh ve asayişi koruyamaz olmuşlardır.Those under age nine who have been blessed but not baptized.
Ozon tabakası da Dünya'yı zararlı ultraviyole ışınlardan korur.The ozone layer protects people from the sun's most damaging ultraviolet rays.
O dönemde Kaizer'in konakladığı köşk halen müze olarak korunmaktadır.Her home on the Cashmere Hills is preserved as a museum.
Tarikatın parolası ise “Yardım et, koru ve şifa dağıt”tır.The motto of the Order was: "Helfen, Wehren, Heilen" ("Help, Defend, Heal").
Patlayıcı tepkisel zırh ise yüksek patlayıcılı antitank silahlara karşı ayrı bir koruma önlemidir.The first, high explosive anti-tank round, provides specialized support for anti-tank missions.
Bu kabuk koruması ile onlar kaplumbağalar gibi zırha sahiptir.With this protection, they were armored like turtles.
Örneğin, İtalyanca ogni (her), Latince omnis 'i korur.For example, Italian ogni ("each/every") and Sardinian ondzi continue Latin omnes.
Çin seddi bu dönemde Türklerden korunabilmek amacıyla yapılmıştır.Muslims hope to prevail this time.
Challenger II, dünyadaki en ağır ve en iyi korunan tanklardan biridir.The Challenger 2 is a heavily armoured and well protected tank.
Aktif şekilde koruma özelliğine sahiptirler.It also has serine protease activity.
Bu milis güçler II. Dünya Savaşı'na kadar varlıklarını iç güvenlik milisleri olarak korumuşlardır.White Guards continued their existence as a volunteer militia until the Second World War.
Bazıları da vejetaryenliği doğal çevrenin korunmasına dayandırırlar.The gardens make every effort to preserve the natural environment.
Saçaklı yarasalar Avrupa Doğal Habitat Yönergesine göre koruma altındadır.Barbastelles are protected under the European Habitats Directive.
Bu korumanın etkisi çok iyi bilinmektedir.This shield of protection must have been extraordinarily strong.
Paul Hunter Classic şampiyonluğunu Jimmy White'i finalde 4–0 yenerek korumayı başardı.He successfully defended his Paul Hunter Classic title, defeating White 4–0 in the final.
1940 - Millî Koruma Kanunu kabul edildi.In December 1940, the War Exchange Conservation Act was passed.
Minimum maliyetle maksimum korumayı sağlayan çözüm belirlenir.Its main goal of securing a minimum wage.
Onlar Mâlik in astları, cehennemin koruyucusu.He is also the Chancellor of Hell and supervisor of Satan's wardrobe.
Yalnızca bu koruma vazifesini yerine getirmeli, başka bir iş yapmamalıdır.They performed only their outlined job duties and nothing extra.
Zombileri korur.Retitled Zombies!
Türkler Dünyanın Merkezinde oturur, yani kendilerini koruyan Gök'ün altında.They are guardians to the path of heaven, protecting man on their path.
Kuzey yamaç ise farklı tekniklerle yapılmış duvarlarla korunur.In the north-east area a bath system had walls built using a different technique.
Parkın korunması ve bakımı Patrimônio Histórico e Artístico Nacional tarafından yapılır.The building is protected by the National Historical and Artistic Heritage Institute of Brazil.
Kasabanın küçük tarihsel merkezi bu güne kadar özenle korunmuştur.Historical centers of the towns are well preserved until today.
Daha sağlıklı ve güvenli yiyecekler için tüketicilerin çıkarlarını korumayı amaçlamaktadır.Its goal is to ensure safe and healthy migrant housing conditions.