Dünya barışını korumak, Birleşmiş Milletlerin temel amaçlarından biridir.Preserving world peace is one of the main purposes of the United Nations.
Leyla, Sami'yi korumak için yalan söyledi.Layla lied to protect Sami.
Leyla'nın babasının korumasına ihtiyacı vardı.Layla needed her father's protection.
Leyla'nın Sami Fadıl isimli bir koruması vardı.Layla had a bodyguard named Sami Fadil.
Leyla'nın Sami Fadıl adında bir koruması vardı.Layla had a bodyguard named Sami Fadil.
Leyla, Sami'yi korudu.Layla protected Sami.
Güçsüzler, güçlülere karşı korunmalıdır.The powerless must be protected against the powerful.
Tom, Mary'yi korudu.Tom protected Mary.
Geri dönüşümü severim, çevreyi ve cüzdanımı korur.I like to recycle, It protects the environment and my wallet.
Leyla, Sami'yi koruyamadı.Layla wasn't able to protect Sami.
Tom koruyucu anne baba tarafından yetiştirildi.Tom was raised by foster parents.
Kendimizi koruyabilir miyiz yoksa koruyamaz mıyız?Can we protect ourselves or not?
Korunmaya ihtiyacı olan Leyla değil. Sami.It's not Layla who needs protection. It's Sami.
Hayatı koruyun; lütfen suyu boşa harcamayın.Preserve life; please don't waste water.
Tanrı bizi koruyacaktır.God will save us.
Sami, Leyla'yı korumak için yalan söyledi.Sami lied to protect Layla.
Leyla, oğlunu her ne pahasına olursa olsun koruyacaktır.Layla would protect her son at any cost.
Sami ve Leyla aile sırrını korumak için her şeyi yaptılar.Sami and Layla did everything they could to preserve their family secret.
Korumaya ihtiyacı olan Tom değil. O, Mary.It's not Tom who needs protection. It's Mary.
Tom kendini korumak için yalan söyledi.Tom lied to protect himself.
Leyla, kızını korumak niyetindeydi.Layla was intent on protecting her daughter.
En büyük korkularımız en derin hazinelerimizi koruyan ejderhalardır.Our greatest fears are the dragons that keep our deepest treasures.
Ben her zaman seni koruyacağımI'll always protect you.
Onlar bu ülkede yaşayan tüm insanları korumalıdırlar.They must protect all the people who dwell in this country.
Sana verilen şeyi koru.Guard what has been given to you.
Her şeyi korumak isteyen her şeyin kaçışına izin verir.Whoever wants to retain everything lets everything escape.
Bunu seni korumak için yaptım.I did it to protect you.
Onu koruduğuna inanamıyorum.I can't believe you're defending him.
Hem Tom hem ben sessizliğimizi koruduk.Tom and I both kept quiet.
Tom sadece çocuklarını korumaya çalışıyor.Tom is only trying to protect his kids.
Bir korumaya ihtiyacım olduğunu sanmıyorum.I don't think I need a bodyguard.
Tom, Mary'nin koruması iolması için kiralandı.Tom was hired to be Mary's bodyguard.
Koruyucuya ihtiyacım yok.I don't need bodyguards.
Bunu korumak istiyorumI want to keep it.
Bir korumaya ihtiyacım olduğunu bilmiyordum.I didn't know I needed a bodyguard.
Kendimi horlamaktan nasıl koruyabilirim?How can I keep myself from snoring?
Tom'u korumak için her şeyi yaparım.I'd do anything to protect Tom.
Hâlâ bizi koruyabilir misin?Can you still protect us?
Sami, Leyla'yı koruyabilirdi.Sami could have protected Layla.
Sami, Leyla'yı korumak istiyor.Sami wants to protect Layla.
Tom'un muhtemelen en az üç korumaya ihtiyacı var.Tom probably needs at least three bodyguards.
Tom birkaç korumaya ihtiyaç duyacak.Tom is going to need a couple of bodyguards.
Tom Mary'yi koruyacak.Tom is going to protect Mary.
Tom bir koruma kiralamalı.Tom should hire a bodyguard.
Tom'un korumaları var.Tom has bodyguards.
Tom eğer isteseydi Mary'yi koruyabilirdi.Tom could've protected Mary if he'd wanted to.
Tom, polise kendisini koruduğu için teşekkür etti.Tom thanked the police for protecting him.
Tom'un artık Mary'yi korumasına gerek yok.Tom doesn't need to protect Mary anymore.
Tom artık Mary'yi korumak zorunda değil.Tom doesn't have to protect Mary anymore.
Tom'un Mary'yi koruması gerekiyordu.Tom was supposed to be protecting Mary.
Tom'un artık beni koruması gerekmiyor.Tom doesn't need to protect me anymore.
Tom artık beni korumak zorunda değil.Tom doesn't have to protect me anymore.
Tom'un Mary'yi koruyor olması gerekiyorTom is supposed to be protecting Mary.
Ailemi korumak için her şeyi yapardım.I'd do anything to protect my family.
Tom sadece Mary'yi korumaya çalışıyordu.Tom was just trying to protect Mary.
Tom gözlerini güneşten korudu.Tom shielded his eyes from the sun.
Tom sadece Mary'yi korumaya çalışıyor.Tom is just trying to protect Mary.
Tom sadece seni korumaya çalışıyor.Tom is just trying to protect you.
Tom'un Mary'yi koruması bekleniyor.Tom is supposed to protect Mary.
Tom Mary'yi korumak için burada.Tom is here to protect Mary.