koru ile cümle
koru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben senin korumanım.I'm your bodyguard.
Ben yasal olarak körüm.I'm legally blind.
Fadıl'ın daha fazla korunmaya ihtiyacı vardı.Fadil needed more protection.
Çocuklar, annelerinden sevgi ve korumayı hak ediyor.Children deserve love and protection from their mothers.
Kafatası beyninizi yaralanmaya karşı koruyan sert kemiktir.Cranium is the hard bone of head that protects your brain from injury.
Sami ailesini korumak istedi.Sami wanted to protect his family.
Medeni haklarımızı korumak için mücadele etmeliyiz.We must fight to preserve our civil rights.
Vatandaşlık haklarımızı korumak için mücadele etmeliyiz.We must fight to safeguard our civil rights.
Bölgesel lehçeler korunmalıdır.Regional dialects should be preserved.
Tom ailesini korumaya çalışıyor.Tom is trying to protect his family.
Tom açıkça mesafesini koruyor.Tom is clearly keeping his distance.
Tom çok korunaklı bir yetiştirmeye sahipti.Tom had a very sheltered upbringing.
Sihirbaz zarardan korumak için şatoyu büyülüyor.The wizard enchants the castle, protecting it from harm.
Çevreyi korumalıyız.We must protect the environment.
Korumaya ihtiyacım vardı.I needed protection.
Tüzükler tüketicileri korur.Regulations protect consumers.
Düzenlemeler işçileri korur.Regulations protect workers.
Onlar özgürlüklerini korumak istemiyorlar. Onlar onları ortadan kaldırmak istiyorlar.They don't want to protect your freedoms. They want to take them away.
"Günümüzde kendini kitle imha silahlarına karşı korumak mümkün değildir."Nowadays it's not possible to protect oneself against weapons of mass destruction.
Leyla tanık korumasını istedi.Layla wanted witness protection.
Sence onu koruyor muyum?Do you think I'm protecting him?
Onu koruyor olduğumu mu düşünüyorsun?Do you think I'm protecting her?
Koruma kullandınız mı?Did you use protection?
Dünya barışını korumak, Birleşmiş Milletlerin temel amaçlarından biridir.Preserving world peace is one of the main purposes of the United Nations.
Leyla, Sami'yi korumak için yalan söyledi.Layla lied to protect Sami.
Leyla'nın babasının korumasına ihtiyacı vardı.Layla needed her father's protection.
Leyla'nın Sami Fadıl isimli bir koruması vardı.Layla had a bodyguard named Sami Fadil.
Leyla'nın Sami Fadıl adında bir koruması vardı.Layla had a bodyguard named Sami Fadil.
Leyla, Sami'yi korudu.Layla protected Sami.
Güçsüzler, güçlülere karşı korunmalıdır.The powerless must be protected against the powerful.
Tom, Mary'yi korudu.Tom protected Mary.
Geri dönüşümü severim, çevreyi ve cüzdanımı korur.I like to recycle, It protects the environment and my wallet.
Leyla, Sami'yi koruyamadı.Layla wasn't able to protect Sami.
Tom koruyucu anne baba tarafından yetiştirildi.Tom was raised by foster parents.
Kendimizi koruyabilir miyiz yoksa koruyamaz mıyız?Can we protect ourselves or not?
Korunmaya ihtiyacı olan Leyla değil. Sami.It's not Layla who needs protection. It's Sami.
Hayatı koruyun; lütfen suyu boşa harcamayın.Preserve life; please don't waste water.
Tanrı bizi koruyacaktır.God will save us.
Sami, Leyla'yı korumak için yalan söyledi.Sami lied to protect Layla.
Leyla, oğlunu her ne pahasına olursa olsun koruyacaktır.Layla would protect her son at any cost.
Sami ve Leyla aile sırrını korumak için her şeyi yaptılar.Sami and Layla did everything they could to preserve their family secret.
Korumaya ihtiyacı olan Tom değil. O, Mary.It's not Tom who needs protection. It's Mary.
Tom kendini korumak için yalan söyledi.Tom lied to protect himself.
Leyla, kızını korumak niyetindeydi.Layla was intent on protecting her daughter.
En büyük korkularımız en derin hazinelerimizi koruyan ejderhalardır.Our greatest fears are the dragons that keep our deepest treasures.
Ben her zaman seni koruyacağımI'll always protect you.
Ben renk körüyüm çünkü dedem de öyleydi.I'm colour-blind because my grandfather was as well.
Onlar bu ülkede yaşayan tüm insanları korumalıdırlar.They must protect all the people who dwell in this country.
Sana verilen şeyi koru.Guard what has been given to you.
Her şeyi korumak isteyen her şeyin kaçışına izin verir.Whoever wants to retain everything lets everything escape.
Bunu seni korumak için yaptım.I did it to protect you.
Onu koruduğuna inanamıyorum.I can't believe you're defending him.
Hem Tom hem ben sessizliğimizi koruduk.Tom and I both kept quiet.
Tom sadece çocuklarını korumaya çalışıyor.Tom is only trying to protect his kids.
Tom'un renk körü olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is colorblind.
Bir korumaya ihtiyacım olduğunu sanmıyorum.I don't think I need a bodyguard.
Tom, Mary'nin koruması iolması için kiralandı.Tom was hired to be Mary's bodyguard.
Koruyucuya ihtiyacım yok.I don't need bodyguards.
Bunu korumak istiyorumI want to keep it.
Bir korumaya ihtiyacım olduğunu bilmiyordum.I didn't know I needed a bodyguard.