Tom'u koruyamadık.We couldn't protect Tom.
Amerikalılar sınırlarını korumak istiyorlar.Americans want their borders protected.
Mesafeni korumak iyi olur.You'd better to keep your distance.
Tom sadece kendi cildini nasıl koruyacağını düşünüyordu.Tom was only thinking about how to save his own skin.
Koruyucu velayeti isteyebilirim.I can ask for protective custody.
Kaldırım iyi korunmuştur.The sidewalk is well maintained.
Ekonomimizi korumak zorundayız.We have to protect our economy.
Tom, koruma hakkına sahip değil.Tom isn't entitled to protection.
Beni sonsuza kadar koruyamazsın.You can't protect me forever.
Mesafemi korumak istedim.I wanted to keep my distance.
Kendini nasıl koruyabilirsin?How can you protect yourself?
Tom kutuyu korunmasız bıraktı.Tom left the box unprotected.
Bu korumalar yanılmaz mı?Are these guards infallible?
Bu korumalar güvenilir mi?Are these guards infallible?
Tom korunaklı bir hayat yaşıyordu.Tom lived a sheltered life.
Biz işlerimizi korumak zorundayız.We have to save our jobs.
Onları nasıl koruyabiliriz?How can we protect them?
Tanrı bu ülkeyi korusun.God bless this country.
Biz onu korumak zorundayız.We have to protect it.
Tanrı hepinizi korusunGod bless all of you.
Tom benim koruyucumdu.Tom was my protector.
Ailenizi koruyun.Protect your family.
Biz yerimizi koruduk.We've held our own.
Tanrı sizi korusun çocuklar.God bless you guys.
Tom beni koruyabilir.Tom can protect me.
Gözlerinizi koruyun.Protect your eyes.
Çocuklarımı artık nasıl koruyacağım?How am I going to protect my children now?
Tom soğukkanlılığını nasıl koruyor?How does Tom keep his cool?
Fadıl sevgi ve kendini koruma arasında seçim yapmaya zorlandı.Fadil was forced to choose between love and self-preservation.
Fadıl, Leyla'yı korumak için yalan söyledi.Fadil lied to protect Layla.
Dania, Fadıl'ın onu korumak istediğini düşünüyordu.Dania thought that Fadil wanted to protect her.
Tom üç yıl boyunca bir park korucusuydu.Tom was a park ranger for three years.
Seni korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to protect you.
Hepinizi korumak için elimden gelen her şeyi yapacağım.I'll do whatever I can to protect all of you.
Ailemi korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to protect my family.
Evliliğimizi korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to save our marriage.
Çocuklarımı korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to protect my children.
Benimkileri korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to protect what's mine.
Ben senin korumanım.I'm your bodyguard.
Fadıl'ın daha fazla korunmaya ihtiyacı vardı.Fadil needed more protection.
Çocuklar, annelerinden sevgi ve korumayı hak ediyor.Children deserve love and protection from their mothers.
Kafatası beyninizi yaralanmaya karşı koruyan sert kemiktir.Cranium is the hard bone of head that protects your brain from injury.
Sami ailesini korumak istedi.Sami wanted to protect his family.
Medeni haklarımızı korumak için mücadele etmeliyiz.We must fight to preserve our civil rights.
Vatandaşlık haklarımızı korumak için mücadele etmeliyiz.We must fight to safeguard our civil rights.
Bölgesel lehçeler korunmalıdır.Regional dialects should be preserved.
Tom ailesini korumaya çalışıyor.Tom is trying to protect his family.
Tom açıkça mesafesini koruyor.Tom is clearly keeping his distance.
Tom çok korunaklı bir yetiştirmeye sahipti.Tom had a very sheltered upbringing.
Sihirbaz zarardan korumak için şatoyu büyülüyor.The wizard enchants the castle, protecting it from harm.
Çevreyi korumalıyız.We must protect the environment.
Korumaya ihtiyacım vardı.I needed protection.
Tüzükler tüketicileri korur.Regulations protect consumers.
Düzenlemeler işçileri korur.Regulations protect workers.
Onlar özgürlüklerini korumak istemiyorlar. Onlar onları ortadan kaldırmak istiyorlar.They don't want to protect your freedoms. They want to take them away.
"Günümüzde kendini kitle imha silahlarına karşı korumak mümkün değildir."Nowadays it's not possible to protect oneself against weapons of mass destruction.
Leyla tanık korumasını istedi.Layla wanted witness protection.
Sence onu koruyor muyum?Do you think I'm protecting him?
Onu koruyor olduğumu mu düşünüyorsun?Do you think I'm protecting her?
Koruma kullandınız mı?Did you use protection?