Kimliğini korumak için adı değiştirildi.Her name was changed to protect her identity.
Kimliğini korumak için adını değiştirdi.His name was changed to protect his identity.
Tom kendi cildini korumaya çalışıyor.Tom is trying to save his own skin.
Tom uzun zaman sessizliğini korudu.Tom remained silent for a long time.
Çevreyi koru!Protect the environment!
O, dolabını korumak için bir asma kilit kullanır.To secure his locker, he uses a padlock.
Sizi koruyacağım.I'm going to protect you.
Yalnız korucu atına bindi ve gün batımına doğru sürdü.The Lone Ranger got on his horse and rode off into the sunset.
Kendimi nasıl koruyabilirim?How can I protect myself?
Tom neden koruyucu gözlük takmıyor?Why is Tom never wearing safety goggles?
Tom gerçekten koruyucu gözlük takmalıdır.Tom should really wear safety glasses.
Tom teknik olarak koruma gözlüğü takıyor olmalı.Tom should technically be wearing safety goggles.
Ben küçükken birkaç ay koruyucu bir aileyle yaşadım.I lived with a foster family for a couple of months when I was younger.
Bizim odakları korumamız gerekiyor.We need to maintain focus.
Birisi girişi koruyor.Someone is guarding the entrance.
İki köpek evi koruyor.Two dogs guard the house.
İki köpek girişi koruyor.Two dogs guard the entrance.
O nereye giderse gitsin yanında korumaları var.Wherever he goes, he has bodyguards with him.
O, nereye giderse gitsin, yanında korumaları var.Wherever she goes, she has bodyguards with her.
Gardiyanların kendilerini kim koruyacak?Who will guard the guards themselves?
Çocuklarımızı koruyalım.Let's save our children.
Ben Tom'u koruyacağım.I'll defend Tom.
İşimi korumak istedim, bu yüzden patronun yapmamı söylediği şeyi yaptım.I wanted to keep my job, so I did what the boss told me to do.
Tom masumiyetini koruyor.Tom maintains his innocence.
Tom eski arabasını korumak istediğini söyledi.Tom said he intends to keep his old car.
Tanrı sizi korusun. Tanrı, Amerika Birleşik Devletleri'ni korusun.God bless you. God bless the United States of America.
Tom ve Mary soğukkanlılığını korudu.Tom and Mary kept their cool.
Tom koruyucu ailede büyüdü.Tom grew up in foster care.
Ben soğukkanlılığımı korudum.I kept my cool.
Sadece soğukkanlılığımı korudum.I just kept my cool.
Tom ailesini korumak zorunda.Tom has to protect his family.
Uzay elbiseleri astronotları uzaydaki radyasyondan da korur.Spacesuits also protect astronauts from radiation in space.
Asla koruyucu meleğinin uçabileceğinden daha hızlı sürme.Never drive faster than your guardian angel can fly.
Uygun duruş iyi sağlığı korumak için gereklidir.Proper posture is necessary to maintain good health.
"Tali hasar "sermayeyi korumak için masum insanları öldürmek için bir örtmecedir."Collateral damage" is a euphemism for killing innocent people to protect capital.
Tom bir park korucusudur.Tom is a park ranger.
Onu korumak benim sorumluluğum.Protecting her is my responsibility.
Kadın savaşçının zırhı vücudunun birçok kısmını korumasız bırakmış gibi görünüyordu.The female warrior's armor seemed to leave many parts of her body unprotected.
Seni korumak için yalan söyledim.I lied to protect you.
Ben koruyucu meleklere inanıyorum.I believe in guardian angels.
Koruyucu meleklere inanırım.I believe in guardian angels.
Hiçbir koruma yok.There isn't a guard.
Tanrı seni korusun.God bless you.
Korunmuş bir yumurta yiyeceğim.I'll eat a preserved egg.
Ben bunu korumak istiyorum.I would like to keep this.
Biz çocuklarımızı korumak zorundayız.We have to protect our kids.
Tom kendi ailesini korumak istedi.Tom wanted to protect his family.
Sınırımızı korumak zorundayız.We have to protect our border.
Tom kendini korumak istedi.Tom wanted to protect himself.
Tom çocukları korumaya çalıştı.Tom tried to protect his kids.
Tom arabasını iyi korur.Tom maintains his car well.
Tom, Mary'yi koruyamadı.Tom couldn't protect Mary.
Onlarınki onunki kadar iyi korunmuş değil.Theirs is not as well-maintained as his.
Büyücüler sırlarını kıskançlıkla korurlar.Magicians jealously guard their secrets.
Tom kendini korumak için birini öldürdü.Tom killed someone in self-defense.
Tom polise kendini korumak için Mary'yi vurduğunu söyledi.Tom said he shot Mary in self-defense.
Gidin ve korkmayın. Sizi koruyacağız.Go and don't be afraid. We'll protect you.
Tom çok koruyucu bir baba.Tom is a very protective father.
Tom'u koruyabiliriz.We can protect Tom.
Tom'u kim koruyor?Who's protecting Tom?