Ana içeriğe geç
Sözlük

korkuyorlar ile cümle

korkuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Öte yandan ihracatçılar bir kurtarma planının sonuçlarından da korkuyorlar.Exporters, on the other hand, fear the consequences of a bailout.
Aralık 2008'de %4,5 olan işsizlik oranının 2009'da %5,5'e yükselmesinden korkuyorlar.They now fear unemployment will reach 5.5% in 2009, as opposed to 4.5% in December 2008.
Eroğlu kazandığı takdirde, gözlemciler barış sürecinin rayından çıkmasından korkuyorlar.If Eroglu wins, observers fear the peace process could be derailed.
SETimes: Önceleri yabancı sanatçılar, üstleniciler ve ziyaretçiler Sırbistan'da korkuyorlar mıydı?SETimes: Were foreign performers, contractors and visitors afraid in Serbia early on?
Eroğlu kazanırsa, gözlemciler yeniden birleşme sürecinin rayından çıkmasından korkuyorlar.If Eroglu wins, observers fear the reunification process could be derailed.
"Kadın ve çocuklar, tabii ki korkuyorlar." diyor ve susuyor."The women and children, of course they're afraid," he says, pausing.
Şoförler, rekabetin fiyatları düşürerek işten çıkarmalara yol açmasından korkuyorlar.The drivers fear that introducing competition will push down prices and lead to job losses.
Ancak bazı kesimler, sürecin ülkenin makroekonomik istikrarını tehlikeye atmasından korkuyorlar.However, some fear the process may jeopardise the country's macro-economic stability.
Yerel ekonomistler enflasyonun %10'u geçmesinden korkuyorlar.Local economists fear that inflation will surpass 10%.
Yerel sakinler tapınağa dokunmaktan korkuyorlardı.Local residents were afraid to touch the temple.
Yunanlar, o bir tiran olabilir diye ondan korkuyorlardı.The Greeks were afraid of him in case he might become a tyrant.
Siyahlar özgür kalırsa, toprak sahibi olmak için onlarla rekabete girişeceklerinden korkuyorlardı.Violence continued for two more years until the promulgation of the Lecompton Constitution.
Kimden korkuyorlar?Vor wem fürchten sie sich?
İngilizler hala Rıza Şah'tan korkuyorlardı.Die Französischen Heere bedrohten die Eidgenossenschaft.
Korkuyorlar 06.Am 06.
1526 yılındaki Mohaç yenilgisi gibi bir yenilginin tekrarlanmasından korkuyorlardı.Les documents antérieurs ont en effet été perdus dans les suites de la défaite de Mohács en 1526.
Korkuyorlar 06.I Should Care 06.
Sizden korkuyorlardı.Les tenían miedo.
Korkuyorlar mı?¿Tienen miedo?
Doktorlar, kurşunu çıkarmaya korkuyorlardı.Врачи опасались удалять пулю.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.Они же сами взяли это от тех стариков из рода Мержой, которые были раньше их.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.فخشي أولئك الذين أخذوه أن يسبقهم عدي إلى المختار فيشفعه فيه، فقتلوا حكيمًا قبل أن يصل إلى المختار.
Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı.هنا ، هرب العرب خوفا من الفظائع أو تم طردهم إذا لم يفروا.
İngilizler hala Rıza Şah'tan korkuyorlardı.Os czares sempre demonstraram interesse pelo xadrez.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.Oto ci, których sobie zarobił są z nimi, a ci których sobie wypracował są przed nim.
Kurtulan Gürcüler, diğer Sovyet işbirlikçileriyle aynı kaderi paylaşmaktan korkuyorlardı.Rädslan var stor att Finlands skulle gå samma öde till mötes som de övriga länderna i Sovjets intressesfär.
Tom ve Mary, John'dan korkuyorlar.Том та Мері бояться Джона.
Birçok fobiye sahip insan ayrıca, yaşlandıklarında toplumda aktif bir rol oynamayacaklarından korkuyorlar.Mnoho seniorů také nemá dostatek finančních prostředků k udržení aktivní role ve společnosti.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.Lidé věřili, že pobité skřety před svým odchodem kamením zasypali huorni.
Korkuyorlar 06.Crede-mă 06.
Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.Persoanele mai în vârstă se tem adesea de schimbare.
İngilizler hala Rıza Şah'tan korkuyorlardı.A csehek odavoltak az Ikarusért.
Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı.A szlávokat vagy kiűzték, vagy asszimilálták.
Korkuyorlar 08.Syntynyt 08.
Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı.Loukkuun jääneet janitsaarit surmattiin tai pakotettiin pakenemaan.
Kaybolacaklarından korkuyorlar.Αυτές φοβούνται ότι θα χαθούνε.
Kurtulan Gürcüler, diğer Sovyet işbirlikçileriyle aynı kaderi paylaşmaktan korkuyorlardı.Angsten var stor for, at Finlands ville få samme skæbne som de øvrige lande i Sovjetunionens interessesfære.
İngilizler hala Rıza Şah'tan korkuyorlardı.Malayene fryktet kinesisk dominans.
Uzmanlar bu keşfin uluslararası bir eski eser dolandırıcılığının parçası olmasından korkuyorlardı.Para pakar khawatir bahwa penemuan ini adalah bagian dari penipuan internasional menyangkut benda-benda kuno.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.これが試合前の計量時に挑発してきたことに対する報復行為であったと認めている。
İngilizler hala Rıza Şah'tan korkuyorlardı.家臣に桂左衛門らがいた。
Annesi ve Winkler uçmaktan korkuyorlardı.她的母亲和Winkler都害怕飞机出事。
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.鄭迵在臨刑前,尚寧王擔心無人可以委託朝貢之事。
Uzmanlar bu keşfin uluslararası bir eski eser dolandırıcılığının parçası olmasından korkuyorlardı.調查結果被研究者視為種族偏見已經植根于美國不公平歷史的強力證據。
İngilizler hala Rıza Şah'tan korkuyorlardı.삼보 일대의 백성들은 윤상을 매우 두려워하였다.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.그러나 세자는 생모도 일찍 여읜데다 병약하였고, 윤임은 그것을 염려하였다.
Korkuyorlar 06.두려워하다 6.
İngilizler hala Rıza Şah'tan korkuyorlardı.השיונגנו מצפון נשארו איום מאז שושלת צ'ין.
Benden korkuyorlar.Boje me se.
Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı.Vojaci jednoducho nebojovali, buď utiekli, alebo sa nechali zajať.
Birçok fobiye sahip insan ayrıca, yaşlandıklarında toplumda aktif bir rol oynamayacaklarından korkuyorlar.Mnogi starejši nimajo sredstev za ohranjanje aktivne vloge v družbi.
Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı.Ostali zarotniki so bili pomiloščeni ali pa izgnani.
[Adam kendi dilinde konuşur] [kendi dilinde]: Köpekler gökgürültüsünden korkuyorlar.Die Hunde haben Angst vor dem Donner.
[Adam kendi dilinde konuşur] [kendi dilinde]: Köpekler gökgürültüsünden korkuyorlar.Les chiens ont peur de l'orage.
Adamlar açlıktan ölme ihtimalleri daha yüksek olmasına rağmen, neden yamyamlardan korkuyorlardı?Așadar, întrebarea e, de ce le era mult mai frică de canibali decât să moară de foame?
Adamlar açlıktan ölme ihtimalleri daha yüksek olmasına rağmen, neden yamyamlardan korkuyorlardı?Die Frage ist, warum diese Männer Kannibalen soviel mehr fürchteten als ihren sicheren Hungertod?
Adamlar açlıktan ölme ihtimalleri daha yüksek olmasına rağmen, neden yamyamlardan korkuyorlardı?그렇다면 여기서 이런 의문이 생깁니다. 이 선원들은 굶주림이라는 극단적인 가능성보다 왜 식인종들을 훨씬 더 두려워 했던 것일까요?
Adamlar açlıktan ölme ihtimalleri daha yüksek olmasına rağmen, neden yamyamlardan korkuyorlardı?Ma perché erano così terrorizzati dai cannibali e non dalla seria possibilità di morire di fame?
Adamlar açlıktan ölme ihtimalleri daha yüksek olmasına rağmen, neden yamyamlardan korkuyorlardı?Pytanie zatem, czemu wizja kanibali przerażała ich bardziej, niż ogromne prawdopodobieństwo śmierci głodowej?
Adamlar açlıktan ölme ihtimalleri daha yüksek olmasına rağmen, neden yamyamlardan korkuyorlardı?Vậy câu hỏi là, tại sao những người đàn ông này sợ kẻ ăn thịt người nhiều hơn so với khả năng bị đói cực độ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod