Küçük çocuklar karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyorlar.Small children are afraid of being left alone in the dark.
Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.Older people often fear change.
Onun ölmüş olabileceğinden korkuyorlar.They fear that he may be dead.
Onun ölü olabileceğinden korkuyorlar.They fear that he may be dead.
Onlar nükleer savaş çıkacağından korkuyorlar.They are afraid that nuclear war will break out.
Yerliler bu nehre adam yiyen nehir diyorlar ve ondan korkuyorlar.The locals call this river the man-eating river and fear it.
Onlar ondan korkuyorlar.They're afraid of him.
Anlaşmazlığın ekonomiye zarar vereceğinden korkuyorlardı.They feared that the dispute would hurt the economy.
Parası olan Amerikalılar yatırım için korkuyorlardı.Americans who had money were afraid to invest it.
Doktorlar, kurşunu çıkarmaya korkuyorlardı.Doctors were afraid to remove the bullet.
Taraftarları korkuyorlardı.His supporters were afraid.
İnsanlar neden Tom'dan korkuyorlar?Why are people scared of Tom?
Tom ve Mary, John'dan korkuyorlar.Tom and Mary are afraid of John.
Barbarlar kızgın vahşi bir hayvanın görünüşünden korkuyorlar.Savages fear the appearance of a fierce wild beast.
Benden korkuyorlar.They're afraid of me.
Onlar Tom'dan korkuyorlar.They're afraid of Tom.
"Onlar benden korkuyorlar çünkü çirkinim." dedi."They are afraid of me because I am ugly," he said.
Onlar korkuyorlar.They're afraid.
Bazı insanlar hala korkuyorlar.Some people are still afraid.
İnsanlar gerçekten ondan korkuyorlardı.People really feared him.
Onlar onu alanen söylemeye korkuyorlar.They are afraid to say it publicly.
Çocuklar korkuyorlar.The kids are scared.
Onlar bir şeyden korkuyorlar mı?Are they afraid of something?
Onlar bir şeyden mi korkuyorlar?Are they afraid of something?
Fareler porsuklardan korkuyorlar.Mice are afraid of badgers.
Bazı insanlar hayaletlerden korkuyorlar.Some people are scared of ghosts.
Yerliler buradan korkuyorlar.The natives are scared of this place.
Tom ve Mary bunu yapmaktan korkuyorlardı.Tom and Mary were scared to do that.
Tom ve Mary korkuyorlardı.Tom and Mary were both scared.
Hem Tom hem de Mary tramplenden atlamaktan korkuyorlardı.Both Tom and Mary were afraid to jump off the diving board.
Tom ve Mary ikisi de babalarından korkuyorlar.Tom and Mary are both afraid of their fathers.
Tom ve Mary ikisi de korkuyorlar, değil mi?Tom and Mary are both scared, aren't they?
Tom ve Mary gerçekten korkuyorlar.Tom and Mary are really scared.
Bazı gruplar her an sert bir sound yakalamamaktan korkuyorlar - ben böyle değilim.Some bands are afraid of not sounding hard all the time – I'm not.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.She then exacted revenge against those in her past who had wronged her.
Polonyalılar sonunda bağımsızlıklarının tamamen tehdit altına gireceğinden korkuyorlardı.Eventually, revolutionaries began demanding total independence.
Türkiye'de - Türkiye parçalanacak ve birliğimiz bozulacak diye korkuyorlar.Turkey will - there will be separatism and there will be a break up of Turkey.
Hareket etmekten korkuyorlar.They get scared to move.
Ailelerinin onları reddedeceğinden ya da arkadaşlarını kaybetmekten korkuyorlar.- (Finebros) A lot of people who are gay are afraid to admit it and afraid to come out.
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.Why does something like that happen so often?
Ben düşüncelerimi bana geri gelmeyecek korkuyorlar.I fear my thoughts will not come back to me.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.Most people ignore them or are frightened of them.
Hepsi araştırmanızın sonuçlarından ölesiye korkuyorlar.They're so afraid of the result of your research.
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".But," as Melville put it, "they dreaded cannibals."
Bombalanmaktan korkuyorlardı.They had to worry about being bombed.
Beni ilk gördüklerinde insanlar korkuyorlarPeople freak out when they see me for the first time
Köpekler gökgürültüsünden korkuyorlar. [kendi dilinde]:The dogs are frightened of thunder. man speaking native language:
Evet, korkuyorlar.Yeah, they're scared. man:
"Biz de, Sayın Wooster korkuyorlar" dedi kız."We're so scared, Mr. Wooster," said the girl.
Insanlar sagduyulari ile davranmaktan korkuyorlar.People no longer feel free to act on their best judgment.
Misillemeden korkuyorlar.They're afraid of retaliation.
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ...Some go to the box to listen but are afraid to open it [Some kid chatting]
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.But they didn't understand the saying, and were afraid to ask him.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.And the chief priests and scribes sought how they might kill him; for they feared the people.
İnananları kurtardık. Onlar (Allah'tan) korkuyorlardı.But We saved those who believed and took heed for themselves.
Yoksa Allah'ın ve Elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar?Or do they doubt or fear lest Allah and His Messenger (SAW) should wrong them in judgement.
Yoksa Allah'ın ve elçisinin kendilerine karşı haksızlık yapacağından mı korkuyorlar?Or do they fear that God may do them injustice? Or His Messenger?
Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar?Or do they fear that God may do them injustice? Or His Messenger?
O'nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar.They crave for His Mercy and dread His chastisement.
Tacik Gelinleri Neden Evlilikten Bile Önce Valideleri ile Yaşamaktan Korkuyorlar?Why Tajik Brides Live in Fear of Their In-Laws, Even Before They Get Married · Global Voices