korkuya ile cümle

korkuya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Düşmanı ve kendini tanımak korkuya yol açıyorsa, kuyruğunu kıstır ve kaç.Om att känna sig själv och fienden gör en rädd- -lägg svansen mellan benen och fly.
Düşmanı ve kendini tanımak korkuya yol açıyorsa, kuyruğunu kıstır ve kaç.Se conhecer o inimigo e conhecer-te a ti provoca medo, foge com o rabo entre as pernas.
Düşmanı ve kendini tanımak korkuya yol açıyorsa, kuyruğunu kıstır ve kaç.Se conoscere il nemico e conoscere te stesso genera paura, ritirati e scappa.
Düşmanı ve kendini tanımak korkuya yol açıyorsa, kuyruğunu kıstır ve kaç.Si conocerte a ti mismo y al enemigo te da miedo, es mejor que escapes.
Düşmanı ve kendini tanımak korkuya yol açıyorsa, kuyruğunu kıstır ve kaç.Αν προκαλεί φόβο να ξέρεις τον εχθρό και τον εαυτό σου, τότε τρέξε μακριά.
Düşmanı ve kendini tanımak korkuya yol açıyorsa, kuyruğunu kıstır ve kaç.Если знание врага и знание самого себя внушает страх, то надо поджать хвост и убежать.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.da erschraken die Fürsten Edoms; Zittern kam die Gewaltigen Moabs an; alle Einwohner Kanaans wurden feig.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.Da forfærdedes Edoms Høvdinger, Moabs Fyrster grebes af Rædsel, Kana'ans Beboere tabte alle Modet.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.Da forferdes Edoms stammefyrster, redsel griper Moabs høvdinger, alle Kana'ans innbyggere forgår av angst.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.Då förskräcktes Edoms furstar, Moabs hövdingar grepos av bävan, alla Kanaans inbyggare försmälte av ångest.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.Edoms stamhoofden schrokken, de machtigen van Moab huiverden van schrik; de bewoners van Kanaän sidderden.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.Gia si spaventano i capi di Edom, i potenti di Moab li prende il timore; tremano tutti gli abitanti di Canaan
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.에돔 방백이 놀라고 모압 영웅이 떨림에 잡히며 가나안 거민이 다 낙담하나이다
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.тогда смутились князья Едомовы, трепет объял вождей Моавитских, уныли все жители Ханаана.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.אז נבהלו אלופי אדום אילי מואב יאחזמו רעד נמגו כל ישבי כנען׃
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.حينئذ يندهش امراء ادوم. اقوياء موآب تأخذهم الرجفة. يذوب جميع سكان كنعان.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.那 時 以 東 的 族 長 驚 惶 、 摩 押 的 英 雄 被 戰 兢 抓 住 、 迦 南 的 居 民 、 心 都 消 化 了
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.那 時以東 的 族長驚惶 、 摩押 的 英雄 被 戰兢 抓住 、 迦南 的 居民 、 心都 消化 了
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Ak sa jej to nepodarí, všetci skončíme na šibenici.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Als ze zakt is het gedaan met ons.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik. Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Pokud neuspěje, všichni půjdeme na šibenici; pokud projde, můžeme jít do Vietnamu.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik. Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Se ela falhasse, iríamos todos para a forca. se ela passasse, podíamos ir para o Vietname.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik. Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Εάν αποτύγχανε, θα οδηγούμασταν στις κρεμάλες, εάν τα κατάφερνε, θα φεύγαμε για το Βιετνάμ.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Dacǎ eşua, ajungeam sǎ fim executaţi.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Ha megbukik, mindannyiunkat felakasztanak.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Hvis hun fejlede, ville vi alle blive hængt.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Jeśli nie zda, czeka nas wszystkich powieszenie.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Jika ibu saya gagal, kami semua akan menuju tiang gantungan.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.그녀가 실패했다면 우리 모두는 교수형에 쳐해졌을 것이고.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Nếu bà trượt, giá treo cổ đã chờ sẵn chúng tôi.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Se non passa l'esame, finiamo tutti alla forca.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Si ella fallaba, iríamos todos al patíbulo.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Si elle échouait, nous étions tous dirigés à la potence.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Wenn sie versagte, wären wir alle reif für den Galgen.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Ако се провали, всички отивахме на бесилото.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Если она проваливает его, мы все идём на виселицу.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.Якщо вона провалює його, ми всі йдемо на шибеницю.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.אם היא נכשלת, אנחנו כולנו נישלח לגרדום.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.اذا فشلت، سنتوجه جميعنا الى حبل المشنقة.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik.パスできれば ベトナムへ行けるのです
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A keď to videly zástupy, divily sa a oslavovaly Boha, ktorý dal ľuďom takú moc.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A quella vista, la folla fu presa da timore e rese gloria a Dio che aveva dato un tale potere agli uomini
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A sokaság pedig ezt látván, elálmélkodék, és dicsõíté az Istent, hogy ilyen hatalmat adott az embereknek.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A vidouce to zástupové, divili se a velebili Boha, kterýž dal takovou moc lidem.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Co ujrzawszy lud, dziwował się, i chwalił Boga, który dał taką moc ludziom.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Da das Volk das sah, verwunderte es sich und pries Gott, der solche Macht den Menschen gegeben hat.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.E as multidões, vendo isso, temeram, e glorificaram a Deus, que dera tal autoridade aos homens.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.무리가 보고 두려워하며 이런 권세를 사람에게 주신 하나님께 영광을 돌리니라
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Ko pa množice to vidijo, se prestrašijo in hvalijo Boga, ki je dal ljudem tako oblast.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Men da folket så det, blev de forferdet og priste Gud, som hadde gitt mennesker en sådan makt.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Men da Skarerne så det, frygtede de og priste Gud, som havde givet Menneskene en sådan Magt.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.När folket såg detta, blevo de häpna och prisade Gud, som hade givit sådan makt åt människor.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Ιδοντες δε οι οχλοι, εθαυμασαν και εδοξασαν τον Θεον, οστις εδωκε τοιαυτην εξουσιαν εις τους ανθρωπους.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.А множествата, като видяха това, страх ги обзе и прославиха Бога, Който бе дал такава власт на човеците.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Народ же, бачивши се, дивував ся і прославляв Бога, що дав таку власть людям.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Народ же, видев это, удивился и прославил Бога, давшего такую власть человекам.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.והמון העם כראותם זאת השתוממו וישבחו את האלהים אשר נתן שלטן כזה לבני אדם׃
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.فلما رأى الجموع تعجبوا ومجدوا الله الذي اعطى الناس سلطانا مثل هذا
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.眾 人 看 見 都 驚 奇 、 就 歸 榮 耀 與 神 . 因 為 他 將 這 樣 的 權 柄 賜 給 人
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.眾人 看見 都 驚奇 、 就 歸榮耀與 神 . 因為 他 將這樣 的 權柄賜給人
İlgili Sayfalar