korkuya ile cümle

korkuya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dedim ki: Korkuya nasıl ulaşılır?그렇다면 악이 어떻게 있을 수 있는가?
Askeri ve ekonomik suçlamalar yüzünden Sputnik Amerika'da korkuya ve politik tartışmalara sebep oldu.עקב המשמעויות הכלכליות והצבאיות של הלוויין, עורר ספוטניק פחד וויכוחים פוליטיים בארצות הברית.
Sauron'un güçleri kararsızlığa, korkuya ve dehşete kapıldı.העין של סאורון הפכה לסמל של דיכוי ופחד.
Kraliçe bu kelimeleri duyduğunda büyük bir korkuya kapıldı ve sonucun ne olacağını merak etti.Kralj opazi njen strah in jo vpraša, česa se bo i.
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarakAle čím viacej ho trápili, tým viacej sa množil a tým viacej sa rozširoval. A hrozili sa synov Izraelových.
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarakAle čím více trápili jej, tím více rostl a tím se více rozmáhal. I vzali sobě syny Izraelské v ošklivost.
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarakDar cu cît îl asupreau mai mult, cu atît se înmulţea şi creştea; şi s'au scîrbit de copiii lui Israel.
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarak그러나 학대를 받을수록 더욱 번식하고 창성하니 애굽 사람이 이스라엘 자손을 인하여 근심하여
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarakMais plus on l`accablait, plus il multipliait et s`accroissait; et l`on prit en aversion les enfants d`Israël.
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarakНо чем более изнуряли его, тем более он умножался и тем более возрастал, так чтоопасались сынов Израилевых.
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarakוכאשר יענו אתו כן ירבה וכן יפרץ ויקצו מפני בני ישראל׃
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarakولكن بحسبما اذلّوهم هكذا نموا وامتدّوا. فاختشوا من بني اسرائيل.
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarak只 是 越 發 苦 害 他 們 、 他 們 越 發 多 起 來 、 越 發 蔓 延 . 埃 及 人 就 因 以 色 列 人 愁 煩
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarak只是 越發苦 害 他 們 、 他 們越發多 起來 、 越發 蔓延 . 埃及人 就 因 以色列人 愁煩
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Az én családomban nem adunk sokat a félelemre, de meg voltam ijedve.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.En mi familia no somos nada miedosos, pero estaba espantada.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Gia đình tôi vốn không hay sợ hãi, nhưng tôi sợ thực sự.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Ik kom uit een stoere familie, maar ik was bang.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.In famiglia non siamo particolarmente impressionabili, ma avevo avuto paura.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Keluarga saya bukan penakut, namun saya merasa takut.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.우리 가족은 두려움에 강하지만, 저는 무서웠습니다.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Na minha família, não somos de ter medo, mas eu estava assustada.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.On a pas facilement peur dans la famille, mais j'étais terrifiée.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Trecem ușor peste greutăți în familia mea, dar atunci eram speriată.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.V rodine sa veľmi nebojíme, ale bola som vydesená.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Wir haben es nicht so mit der Angst in unserer Familie aber ich war verängstigt.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.W rodzinie staramy się nie być strachliwi, ale wtedy byłam przerażona.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Γενικά στην οικογένεια μου δε μεγαλοποιούμε τον φόβο αλλά τρόμαξα.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.В семейството ми не почитаме страха, но бях уплашена.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Наша семья не робкого десятка, но тогда мне было страшно.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.פחד הוא לא חלק משמעותי במשפחה שלי, אבל אני פחדתי.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.نحن في عائلتنا لا نهابُ شيئاً ولكني كنت خائفة
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.この時は怖かったです 私はまたヨーロッパに戻るつもりで
Bu korkuya karşı koymalıyız.Chúng ta phải đối diện với nỗi sợ đó.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Dobbiamo affrontare questa paura.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Kita harus melawan ketakutan ini.
Bu korkuya karşı koymalıyız.우리는 이 두려움에 맞서야 합니다.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Meidän täytyy kohdata tämä pelko.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Musíme se tomuto strachu postavit.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Musimy przeciwstawić się temu lękowi.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Necesitamos enfrentar ese miedo.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Nous devons affronter cette peur.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Potrebujeme sa postaviť strachu.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Szembe kell szállnunk ezzel a félelemmel.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Trebuie să înfruntăm această teamă.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Vi bliver nødt til at konfrontere denne frygt.
Bu korkuya karşı koymalıyız.We moeten die angst confronteren.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Wir müssen uns dieser Angst stellen.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Πρέπει να αντιμετωπίσουμε αυτό το φόβο.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Надо противостоять этому страху.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Треба протистояти цьому страхові.
Bu korkuya karşı koymalıyız.Трябва да контролираме този страх.
Bu korkuya karşı koymalıyız.אפילו יותר מפחדים מאשר כשהיינו בחוץ, ברחובות. עלינו להתמודד עם פחד זה.
Bu korkuya karşı koymalıyız.علينا ان نواجه هذا الخوف
Bu korkuya karşı koymalıyız.メキシコ社会を
Bu korkuya karşı örneğin doğum korkusu polikliniğinden (synnytyspelkopoliklinikka) yardım alabilirsiniz.Pelkoon voi saada apua esimerkiksi synnytyspelkopoliklinikalta.
Bu korkuya karşı örneğin doğum korkusu polikliniğinden (synnytyspelkopoliklinikka) yardım alabilirsiniz.Вам помогут справиться с вашими страхами в специализированном центре (synnytyspelkopoliklinikka).
Bu nedenle, stüdyonun ilk kuralı... ...burada sınırlara ve korkuya yer yok.Alors, la devise était : " sans limites et sans peurs ".
Bu nedenle, stüdyonun ilk kuralı... ...burada sınırlara ve korkuya yer yok.Also war die Prämisse in der Werkstatt, dass es keine Grenzen gibt und keine Angst.
Bu nedenle, stüdyonun ilk kuralı... ...burada sınırlara ve korkuya yer yok.Dus het uitgangspunt van de studio was: er zijn geen grenzen, er is geen angst.
İlgili Sayfalar