korkuya ile cümle

korkuya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Haber köyün her tarafında korkuya neden oldu.The news caused alarm throughout the village.
Tom aniden korkuya yenik düştü.Tom was suddenly overcome by fear.
Hiçbir şey korkuya dayalı saygıdan daha aşağılık değildir.Nothing is more contemptible than respect that is based on fear.
Şimdi korkuya kapılma, tamam mı?Now don't freak out, OK?
O, korkuya yabancıdır.He is a stranger to fear.
Cesaret korku eksikliği değildir ama korkuya rağmen devam edebilme yeteneğidir.Courage is not the absence of fear but the ability to move forward despite the fear.
Birden korkuya kapılmıştı.He was suddenly overcome by fear.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.12 And when Zacharias saw him, he was troubled, and fear fell upon him.
Norris, "Ben, korkuya karşı gelmeyi istedim ve ardından korktum" diyerek korktuğunu kabullendi.Norris acknowledged, "I said that I wanted to counter fear and then I got afraid."
Dedim ki: Korkuya nasıl ulaşılır?If you're asking how it makes us feel?
Walker ise komşu ülkeleri de korkuya düşürmüştür.He also subjugated neighbouring states.
Korkuya kapılan karısı Magda hemen Erik'ten kaçtı.Believing he has killed his friend, Erik immediately runs away.
Bu korkuya zincirlendim ve ruhumu iyileştirmek için Hiç bir zaman bir yol bulamayacağımThat I will never find a way to heal my soul
Bu korkuya karşı koymalıyız.We need to confront this fear.
Sonuç: Güce, şiddete, korkuya ve bağımlılığa dayanan bir uygarlıktan başka bir şey değil.The result is a civilization built on force, power, fear, dependence.
Eğer başaramazsa, hepimiz korkuya geri dönecektik. Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.If she fails, we're all headed to the gallows; if she passes, we can leave to Vietnam.
Bu nedenle, stüdyonun ilk kuralı... ...burada sınırlara ve korkuya yer yok.So, the premise in the studio was, there are no boundaries, there is no fear.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum. Amerika'ya döndüm,We're not big on fear in my family, but I was scared.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.All the guests of Adonijah were afraid, and rose up, and each man went his way.
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.He mocks at fear, and is not dismayed, neither does he turn back from the sword.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.But they were terrified and filled with fear, and supposed that they had seen a spirit.
Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelse onu yayarlar.And when any tidings of peace or war come to them they spread the news around.
"Ey Musa, dön ve korkuya kapılma."O Moses, approach," (said the Voice), "and have no fear.
Dediler ki: "Korkuya düşme ve hüzne kapılma.They said: "Have no fear or regret.
Emniyete, yahut korkuya ait bir haber duysalar derhal yayarlar.And when any tidings of peace or war come to them they spread the news around.
Onlara, güven yahut korkuya ilişkin bir haber ulaştığında onu hemen yaydılar.And when any tidings of peace or war come to them they spread the news around.
Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkuya düşerim."If I disobey my Lord, I fear the punishment of an awful Day."
"Ey Musa, dön ve korkuya kapılma. Şüphesiz güvendesin."Come forth and do not fear; indeed you are in peace.”
Sen onları korkuya kapıldıklarında bir görsen.And couldst thou see the time when they shall be terrified!
Korkuya kapıldıkları anı bir görsen; kaçamazlar; yakın bir yerden yakalanmışlardır.Couldst thou but see when they are terrified with no escape, and are seized from near at hand,
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Und als Zacharias ihn sah, wurde er bestürzt, und Furcht überkam ihn.
Mahayana inancına göre, et yemek korkuya neden olduğundan etten uzak durulmuştur.Nach der alevitischen Glaubensauffassung ist der Verzehr von Pferdefleisch verboten.
Dedim ki: Korkuya nasıl ulaşılır?Alone - Riesci a sentire la paura?
Şövalyelerin her türlü korkuya karşı bağışıklıkları vardır.Essi sono anche immuni a qualsiasi forma di paura.
Bu durumda Richard'ın gelişi doğal olarak Tancredi'yi korkuya düşürdü.Durante il viaggio Richard si infatua di Françoise.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Зоя, увидев это, раскаялась в своих грехах, бросила свои украшения в огонь и вновь надела рубище.
Kale halkı bunu görünce korkuya kapıldı.Якуты испытывают страх, увидев этих людей.
Walker ise komşu ülkeleri de korkuya düşürmüştür.Кричала так, что соседи пугались.
Özgürlükçü demokrasi derken, baskıya ve korkuya teslim oldu".Накануне своего освобождения Франция переживала времена мучений и тревоги».
Burada büyük bir korkuya ve psikolojik şoka uğradı.وقد كان هنالك فوضى اجتماعية واحساس عارم بالذعر.
Dedim ki: Korkuya nasıl ulaşılır?Sévérine: Quanto você sabe sobre medo?
Ancak Cadı Kral'ın içeri girdiğini gören herkes korkuya kıpılıp kaçarlar.Os guardas, temendo um rapto do rei, entram e saem incessantemente.
Kale halkı bunu görünce korkuya kapıldı.Quando o inimigo viu isso, ficaram surpresos.
Korkuya bağlı baş dönmesi de vertigo kapsamında yer alır.As histórias em que ela aparecem pertencem ao selo Vertigo.
Gemiciler korkuya kapıldı, her biri kendi ilahına yalvarmaya başladı.Кожен розмовляв своєю мовою і молився своєму богові.
Bir günde iki vahşi cinayet işlenmesi halkı paniğe ve korkuya sürükledi.V minulosti jasné komety způsobovaly mezi veřejností paniku a hysterii.
Burada büyük bir korkuya ve psikolojik şoka uğradı.Jejich hlavním důsledkem však byl těžký šok a strach.
Walker ise komşu ülkeleri de korkuya düşürmüştür.Jindřich vedl sváry se svými sousedy.
Dedim ki: Korkuya nasıl ulaşılır?Hogyan is lehetne a szeretetet félelemkeltésen keresztül kifejezni?
Gemiciler korkuya kapıldı, her biri kendi ilahına yalvarmaya başladı.Merimiehet pelästyvät ja huutavat avuksi jumaliaan.
Şövalyelerin her türlü korkuya karşı bağışıklıkları vardır.Οι κυπελλούχοι δεν πιστώνονται πρόκριση για κάθε κατάκτηση.
Yüzyıllar süren baskı Aleviler arasında genel bir korkuya sebep olmuştur.Den århundrede lange undertrykkelse har medført en generel frygt hos alevitterne.
Bu İngiliz sahilleri boyunca korkuya ve parçalanmaya sebep oluyordu.Det førte til frykt og forstyrrelse hos den engelske kystbefolkningen.
Kraliçe bu kelimeleri duyduğunda büyük bir korkuya kapıldı ve sonucun ne olacağını merak etti.Da kongen det hørte, ble han underlig derved og mente at det skulle bety noe ondt.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Ketika pada waktu pagi Yusuf datang kepada mereka, segera dilihatnya, bahwa mereka bersusah hati.
Dedim ki: Korkuya nasıl ulaşılır?Lalu Ergi bagaimana nasibnya ?
Kale halkı bu sözleri duyunca korkuya kapılıp, yapacak birşeyleri olmadığını anladı.Khi nghe giọng nói của họ, tôi nhận ra họ đang sợ hãi và không biết phải làm gì.
Dedim ki: Korkuya nasıl ulaşılır?どうして心を寄せるなどとおっしゃるのですか。
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.陽燧面窪,以一指迫而照之則正;漸遠則無所見;過此遂倒。
Ancak Cadı Kral'ın içeri girdiğini gören herkes korkuya kıpılıp kaçarlar.任何人看到他的骑士从他的城堡出来都会不安。
İlgili Sayfalar