Ana içeriğe geç
Sözlük

korkutucu ile cümle

korkutucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Τρομακτική εμφάνιση του θα για πρώτη φορά, να γίνει χρήσιμο για τον ίδιο.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Его пугающий внешний вид будет в первый раз стал полезным для него.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Його лякає зовнішній вигляд буде в перший раз став корисним для нього.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Страшното си вид за първи път ще стане полезна за него.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.המראה שלו היה מפחיד בפעם הראשונה להיות שימושי בשבילו.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.ومظهره مخيفا للمرة الأولى تصبح مفيدة بالنسبة له.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.彼は同時に、彼の部屋のすべてのドアにになりたかったと振り返ってうなり声
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.A játékosok szeretnek ámulatba ejtő missziókhoz kapcsolódni, planétányi emberi történetekhez.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.A los jugadores les encantan las misiones impresionantes de historias humanas planetarias.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Các game thủ khao khát được tham gia vào những nhiệm vụ hùng tráng, những câu chuyện chấn động hành tinh.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Gamers worden graag gebonden aan ontzagwekkende missies, aan verhalen van planetaire schaal.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Gracze uwielbiają być częścią budzących grozę misji, wydarzeń na skalę planetarną.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Hráči zbožňují účastnit se impozantních misí a lidských příběhů planetárních rozměrů.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Hráči zbožňujú, keď sú spojovaní s úchvatnými misiami, s ľudskými príbehmi planetárnych rozmerov.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.I giocatori abituali adorano essere associati a missioni meravigliose, a storie umane su scala planetaria.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Jucătorii iubesc să fie atașați de misiuni care inspiră respect de povești la scară planetară.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.게이머들은 행성급 이야기의 장엄한 임무에 연관되는 걸 좋아합니다.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Les joueurs adorent se voir attribuer des missions motivantes, des missions à l'échelle de la planète.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Os jogadores adoram obter missões inspiradoras, missões à escala planetária.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Spelare älskar att vara engagera sig i stora uppdrag, med en världsomspännande betydelse.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Spieler lieben es, Teil Ehrfurcht gebietender Missionen planetarer Ausmaße zu werden.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Οι παίκτες λατρεύουν να είναι μέρος αποστολών με νόημα σε ιστορίες πλανητικής κλίμακας.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Геймери обожнюють брати участь у разючих місіях, в історіях планетарного масштабу.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.Геймеры любят причастность к впечатляющим миссиям. к историям масштаба человечества и планеты.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.גיימרים אוהבים להתחבר למשימות מעוררות השתאות לסיפורים אנושיים בסדר גודל פלאנטרי.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.اللاعبون يحبون الإرتباط بالمهمات المذهلة لقصص إنسانية على مستوى الكوكب.
Oyuncular, gezegenleri kadar büyük ve korkutucu hikayelere ve görevlere dahil olmayı seviyorlar.畏敬の念を起こさせるようなミッションに打ち込むのが好きです この意味合いがわかるように 1つトリビアをお教えしましょう
Rastlantı mı? Hayır, korkutucu.우연이라구요? 아니요 오싹한 일이죠
Rastlantı mı? Hayır, korkutucu.Σύμπτωση; Όχι, είναι ανατριχιαστικό.
Rastlantı mı? Hayır, korkutucu.מקריות? לא, זה מוזר.
Rastlantı mı? Hayır, korkutucu.صدفة؟ لا، انها مؤامرة.
Rastlantı mı? Hayır, korkutucu.(笑い)
Sadece göstermek istedim, bu çok göz korkutucu ve kafa karıştırıcı görünüyor.Eu só quero mostrar a você, isso parece muito assustador e muito confuso.
Sadece göstermek istedim, bu çok göz korkutucu ve kafa karıştırıcı görünüyor.Jen jsem vám chtěl ukázat, že to celé vypadá hrozivě.
Sadece göstermek istedim, bu çok göz korkutucu ve kafa karıştırıcı görünüyor.Je veux juste vous montrer, ça semble très intimidant et très déroutant.
Sadece göstermek istedim, bu çok göz korkutucu ve kafa karıştırıcı görünüyor.이게 매우 까다롭고 복잡한 과정이라는 것을 보여드리고 싶었습니다. 이게 매우 까다롭고 복잡한 과정이라는 것을 보여드리고 싶었습니다.
Sadece göstermek istedim, bu çok göz korkutucu ve kafa karıştırıcı görünüyor.POkazuję go Wam, chociaż wiem, że wygląda bardzo zniechęcająco.
Sadece göstermek istedim, bu çok göz korkutucu ve kafa karıştırıcı görünüyor.Saya hanya ingin menunjukkan, tampaknya sangat mengintimidasi dan sangat membingungkan.
Sadece göstermek istedim, bu çok göz korkutucu ve kafa karıştırıcı görünüyor.Вижте колко объркващо и страшно изглежда това.
Sadece göstermek istedim, bu çok göz korkutucu ve kafa karıştırıcı görünüyor.כמו שתראו היא מאוד מפחידה ומאתגרת וגם מבלבלת.
Sadece göstermek istedim, bu çok göz korkutucu ve kafa karıştırıcı görünüyor.أريد فقط أن تظهر لك، وهذا يبدو جداً شاقة ومربكة جداً.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.Al amanecer nos encontramos con una patrulla de las FARC, así que fue bastante tensionante.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.Bei Tagesanbruch stießen wir auf eine FARC Patrouille, ganz schön schrecklich.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.E siamo incappati in una pattuglia delle FARC all'alba, davvero straziante.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.Et nous sommes tombés sur une patrouille FARC à l'aube, donc c'était assez poignant.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.Hajnalban egy FARC járőrbe botlottunk, úgyhogy eléggé szívszaggató volt az egész.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.Iar în zori am dat peste o patrulă FARC, așa că am fost la mare ananghie.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.새벽녘에야 팔크족 입구에 도달했는데, 정말 끔찍했어요
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.O świcie natknęliśmy się na patrol FARC - było to wstrząsające.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.We stuitten nog op een FARC-patrouille dus het was behoorlijk aangrijpend.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.И се натъкнахме на патрул на Революционните военни сили на Колумия по залез, така че беше доста мъчително.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.На рассвете мы столкнулись с патрулем FARC, так что всё это было просто жутко.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.ועם שחר נתקלנו בסיור של צבא העם, כך שזה היה די מעיק.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.ثم تصادمنا مع دورية من القوات المسلحة الثورية الكولمبية عند بزوغ الفجر، كان شيئ مروع
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.とても面白い映画になるでしょう
Şahsen çok korkutucu olduğu için ben bu bölümü izleyemedim.Hum... Eu pessoalmente não o consigo ver porque é muito aterrador.
Şahsen çok korkutucu olduğu için ben bu bölümü izleyemedim.Personalmente non riesco a guardarlo perche' e' troppo spaventoso.
Şahsen çok korkutucu olduğu için ben bu bölümü izleyemedim.Personnellement, je n'arrive pas à regarder celui-là. Il est bien trop angoissant.
Şahsen çok korkutucu olduğu için ben bu bölümü izleyemedim.Προσωπικά δεν μπορώ να το δω επειδή είναι πολύ τρομακτικό.
Şahsen çok korkutucu olduğu için ben bu bölümü izleyemedim.Лично я не могу смотреть этот эпизод, потому что он очень страшный.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod