O korkutucu sakindi.Он был страшно спокойный.
O korkutucu sakindi.Той беше ужасно спокоен.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Así que creo que la impredictibilidad es extraordinaria.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Ce caractère imprévisible, je pense, est extraordinaire.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Die Unvorhersagbarkeit ist, finde ich, atemberaubend.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.E, no entanto, pretendemos educá-los para isso. Penso que a imprevisibilidade é extraordinária.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Impredictibilitatea aceasta e extraordinară.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Jadi tingkat ketidakpastiannya, saya pikir, sangatlah luar biasa.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Ja silti meidän odotetaan opettavan heitä sitä varten. Sen ennalta-arvaamattomuus on ainutlaatuista.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.아이들을 가르쳐야 하죠. 이 예측불가능성이 참 놀랍다고 생각해요.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Så oförutsägbarheten, tror jag, är extraordinär.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Tak więc, ta nieprzewidywalność jest nadzwyczajna.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Tá nepredvídateľnosť je nevídaná.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Ta nepředvídatelnost je podle mě zcela mimořádná.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Toch moeten wij hen daarvoor opleiden. De onvoorspelbaarheid is buitengewoon.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Vì thế sự không thể dự báo trước, tôi nghĩ là, vô cùng lớn.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Έτσι η μη προβλεψιμότητα, νομίζω, είναι εντυπωσιακή.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.І все ж ми маємо якось їх підготувати до нього. Тож, я гадаю, ситуація тут надзвичайно непередбачувана.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Однако наша задача — подготовить к нему детей. Здесь решительно ничего нельзя спрогнозировать.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.Така че непредвидимостта, мисля си, е невероятна.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.ועם זאת אנו אמורים לחנך אותם לקראת זה. כך שאי-היכולת לחזות היא לדעתי מדהימה.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.أن علمهم لهذا المستقبل. لذا فصعوبة التنبؤ به، أعتقد غير عادية.
Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezlik gerçekten korkutucu boyutlarda.予測不可能であることは大きなテーマです そして3つ目は
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Bạn không thể nhìn thẳng vào măt1 cô, vì cô hơi đáng sợ.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Du kannst ihr nicht direkt in die Augen schauen, da sie auf eine Art furchterregend ist.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Je kunt haar niet rechtstreeks in de ogen kijken, want ze is een beetje eng.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.그녀가 무섭기 때문에 직접 눈을 맞추기가 거의 불가능하죠
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Não conseguimos olhar para ela diretamente nos olhos, porque ela é um bocado assustadora.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nem lehet egyenesen a szemébe nézni, mert egy kicsit ijesztő.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nemôžete sa jej pozrieť priamo do očí, pretože je trochu desivá.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nemůžete se jí podívat přímo do očí, protože je trochu děsivá.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nie da się jej spojrzeć prosto w oczy, bo jest w niej coś przerażającego.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.No la puedes mirar directamente a los ojos, porque da un poco de miedo.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Non è possibile guardarla direttamente negli occhi, perché ti mette a disagio.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nu o poţi privi drept în ochi, pentru că e un pic cam înfricoşătoare.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Vous ne pouvez pas la regarder directement dans les yeux, parce qu'elle est un peu effrayante.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Δεν μπορείς να την κοιτάξεις απευθείας στα μάτια επειδή είναι κάπως τρομακτική.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Невозможно смотреть ей прямо в глаза, потому что она пугает.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Не може да я гледате право в очите, защото тя е някак страшна.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.אי אפשר להסתכל לה ישר בעיניים, כי היא קצת מפחידה.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.فلا يمكن النظر في عينيها مباشرة لأنها مرعبة حقًا
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.ちょっと不気味な感じなんです こんなこと言ったら怒りを買うので
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Aspectul lui înfricoşătoare ar fi pentru prima dată să devină util pentru el.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Az ő félelmetes megjelenése lenne az első alkalommal lesz hasznos neki.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Hänen pelottava ulkonäkö olisi ensimmäisen kerran tullut hyödyllinen hänelle.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Hans skræmmende udseende vil for første gang blive nyttigt for ham.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Hans skrämmande utseende skulle för första gången bli användbar för honom.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Il suo aspetto spaventoso che per la prima volta diventano utili per lui.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Jego przerażający wygląd będzie po raz pierwszy stają się użyteczne dla niego.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Jeho desivý vzhľad sa prvýkrát stane užitočným pre neho.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Jeho děsivý vzhled se poprvé stane užitečným pro něj.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.그의 소름끼치는 모습은 처음 그를 위해 도움이 될 것입니다.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Njegov videz strašljiv bi prvič postali koristno za njega.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Penampilan menakutkan Nya akan untuk pertama kalinya menjadi berguna baginya.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Seine erschreckende Aussehen würde zum ersten Mal nützlich werden für ihn.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Son aspect effrayant serait pour la première fois devenu utile pour lui.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Sua aparência assustadora seria pela primeira vez tornar-se útil para ele.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Su aspecto espantoso que por primera vez llegar a ser útil para él.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Sự xuất hiện đáng sợ của ông lần đầu tiên sẽ trở thành hữu ích cho anh ta.
Onun korkutucu bir görünüm, ilk kez kendisi için yararlı olacaktı.Zijn angstaanjagende verschijning zou worden voor de eerste keer nuttig voor hem.